Nüfus Politikaları Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Toplantıya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri katılım sağladı. Cevdet Yılmaz, aile ve nüfus yapısına dair güncel verileri değerlendirerek, demografik dönüşüm konularında ortak bir zemin oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti. Yılmaz, “9 Ocak 2025 tarihinde gerçekleştirilen ilk kurul toplantısının ardından, nisan ayında bakan yardımcılarımızın katılımıyla teknik bir toplantı düzenlendi ve temmuz ayında bakanlar düzeyindeki ikinci kurul toplantımız yapıldı. Bu toplantılarda, nüfus politikalarının mevcut durumu ele alınarak kısa, orta ve uzun vadeli adımlar değerlendirilmiştir. Kurul kapsamında mevzuat, çalışma hayatı, sağlık, ekonomik teşvikler, eğitim, iletişim ve farkındalık oluşturma konularında özel çalışma grupları oluşturduk. Her bir grup için koordinatör kurumlar belirlendi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve İletişim Başkanlığı gibi ilgili kamu kurumları, eylem planlarının oluşturulmasına yönelik detaylı çalışmalar gerçekleştirdi. Çalışma gruplarımızda eylem planı üzerindeki faaliyetler titizlikle sürdürülmektedir” dedi.
‘YENİ ÇALIŞMA MODELLERİ GÜNDEMİMİZDE’
Cevdet Yılmaz, geçtiğimiz yıl içerisinde nüfus yapısının korunmasına yönelik birçok somut adım atıldığını belirtti. “Gençlerimizin aile kurmalarını kolaylaştırmak amacıyla başlattığımız projemiz, ülke genelinde yaygınlaştırılmış ve destek tutarları artırılmıştır. 2026 yılı Ocak itibarıyla 18-25 yaş aralığındaki gençlere 250 bin lira, 26-29 yaş aralığındaki gençler için 200 bin lira destek verilecektir. Ayrıca, 500 bin konutluk Yüzyılın Konut Projesi kapsamındaki gençler ile üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere konut sahibi olabilmeleri için özel imkanlar tanıdık. Proje çerçevesinde 18-30 yaş arası gençlere yüzde 20, üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere yüzde 10 kontenjan ayrılmıştır. 2025’te yaptığımız düzenleme ile tek seferlik doğum yardımı tutarını 5 bin TL’ye yükselttik. İkinci çocuklar için her ay 1500 TL, üçüncü ve sonraki çocuklar için de 5 bin TL destek sağlanmaktadır. Bu yardımlar, çocuklar eğitim çağına gelene kadar devam etmektedir. Ayrıca, annelerin ve babaların iş ve aile yaşam dengesini sağlamalarına yardımcı olacak adımları atmaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl yayımlanan Devlet Memurlarının Yarı Zamanlı Çalışma Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmelik, kadınların iş ve aile hayatını birlikte sürdürmesine olanak tanımaktadır. Kamu kurumlarımızdan başlayarak, ülke genelinde kreşlerin yaygınlaştırılması için kapsamlı çalışmalar yapılmaktadır. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen resmi yazı ile kreş ve gündüz çocuk bakım evlerinin kapasitelerinin artırılması ve yenilerinin açılmasına yönelik çalışmalar önceliklendirilmiştir. Çocuklar için güvenli ve nitelikli bakım ortamlarının sağlanması, öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır” ifadelerini kullandı.

‘ÖNÜMÜZDEKİ 10 YIL KRİTİK BİR DÖNEM’
Cevdet Yılmaz, demografik değişimlerin tüm ülkeleri etkilediğini ve bunun küresel bir sorun haline geldiğini vurguladı. “Ülkemizin güçlü aile ve nüfus anlayışı ile benimsemiş olduğu kararlı yaklaşımın değeri daha belirgin hale gelmektedir. Aile ve demografik yapıda yaşanan değişimler, sosyal güvenlik sistemlerinden bakım hizmetlerine kadar pek çok alana doğrudan etki etmektedir. Günümüzde karşı karşıya olduğumuz dijital ve küresel risklere karşı çocukları, gençleri, aile kurumunu ve nüfus yapısını ancak bütüncül bir yaklaşımla koruyabiliriz. Bu nedenle, nüfus politikalarımızda uzun vadeli ve kapsamlı stratejilerle hareket etmenin önemi büyüktür. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2026-2035 dönemini ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ olarak ilan etmesi, bu stratejik yaklaşımın net bir ifadesidir. Böylece önümüzdeki 10 yıl, aile kurumunun güçlendirilmesi ve dinamik, genç nüfus yapısının korunması yönünde kalıcı adımların atılacağı kritik bir dönem olacaktır. Aile kurumunu ve nüfus yapısını daha etkili bir şekilde korumaya yönelik yasal ve kurumsal düzenlemeleri hayata geçirerek, ülkemizin geleceği için sağlam temeller atmaya devam edeceğiz. Temel amacımız, toplumun yapı taşı olan aile kurumunu, genç ve dinamik nüfusumuzu bütüncül bir anlayışla korumak ve geliştirmektir. Gençlerimizin aile kurma kararlarından ebeveynlerimizin çocuk büyütme süreçlerine kadar her aşamada ailelerimizin yanındayız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, bu politikaları uluslararası arenada da güçlü bir şekilde gündeme taşımaktadır” dedi.
‘AİLE KURMAYI DESTEKLEMEK HAYATİ BİR ZORUNLULUKTUR’
Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin 86 milyonu aşan nüfusuyla Avrupa’da birinci olduğunu belirtti. “Demografik bir yol ayrımındayız. 2017 yılında 2,08 olan doğurganlık hızımız, 2024 itibarıyla dünya ortalaması olan 2,25’in çok altında, 1,48 düzeyindedir. Bu düşüş hızıyla, son 10 yılda doğurganlık hızı en fazla azalan beşinci ülke konumundayız. Gelinen bu durum, Sayın Cumhurbaşkanımızın 20 yıl önce yaptığı ‘en az 3 çocuk’ çağrısının ne kadar önemli bir erken uyarı ve stratejik bir öngörü olduğunu göstermektedir. Ayrıca, 2024 yılı itibarıyla ülkemizin yaşlı nüfus oranı 10,6 ile tarihsel olarak en yüksek seviyeye ulaşırken, bazı illerimizde bu oran yüzde 20’nin üzerine çıkmaktadır. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken, 2024 yılında bu düzeyi yakalayan tek ilimiz Şanlıurfa olmuştur. 2017 yılında toplam doğurganlık hızı 57 ilde nüfusun kendini yenileme oranı olan 2,1’in altında iken; bu sayı 2024 yılında 71’e yükselmiştir. Kırsal bölgelerde genç nüfus kaybı nedeniyle yaşlılık oranları ülke ortalamasının çok üzerinde seyrederken, mevcut senaryo devam ederse, yakın bir gelecekte nüfusumuzun önemli bir kısmının 65 yaş ve üzeri kişilerden oluşacağı öngörülmektedir. Genç nüfus oranının azalması ve yaşlı nüfus oranının artması, sosyal güvenlik ve bakım sistemimiz dahil pek çok alanı doğrudan etkileyecek bir meseledir. Ayrıca, yaşlanmadan zenginleşme hedefi olan ülkemizin kalkınma yolculuğu açısından bu konu merkezi bir önem taşımaktadır. ‘Demografik fırsat penceresi’ kavramı, bağımlı nüfus toplamının çalışma çağı nüfusunun yarısından az olduğu dönemi ifade eder ve bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Mevcut eğilimler devam ed



