Yenişehir ilçesinin kırsal Orhaniye Mahallesi’nde 1891 yılında doğan Müstecip, 1’inci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte 1914 yılında gönüllü olarak orduya katıldı. Çanakkale cephesinde topçu birliğinde görev alan er Müstecip, 30 Ekim’i 31 Ekim’e bağlayan gece, sabaha karşı nöbet tuttuğu sırada boğazdan geçen Fransız denizaltısı ‘Turquoise’yi periskopundan fark ederek cesaretle hareket etti. Komutanından izin almadan sahra topuna iki mermi ateşleyerek denizaltıyı vurmayı başardı. Periskopu hasar gören denizaltı, görme yeteneğini kaybetmesi üzerine su yüzeyine çıkarak karaya oturdu. Olay sonucunda 27 Fransız mürettebatı gözaltına alındı ve ele geçirilen denizaltı İstanbul Haliç’e çekildi. Bu başarı sonrasında 5’inci Ordu Komutanı Liman Von Sanders ve Başkomutan Vekili Enver Paşa, Müstecip’e ‘Onbaşı’ rütbesi vererek madalya ile ödüllendirdi. Enver Paşa, ayrıca kolundaki altın saatini de Müstecip’e hediye etti. Onarılan denizaltının ismi ‘Müstecip Onbaşı’ olarak değiştirildi.

Milli Mücadele’ye de iştirak eden Müstecip Onbaşı, savaş sonrasında memleketi Yenişehir’e dönerek çiftçilik yapmaya başladı. 1959 yılında hayatını kaybeden Müstecip, Çanakkale Savaşı ve Milli Mücadele’deki cesaretiyle tarihin gizli kahramanları arasında yerini aldı.

‘BİR KAHRAMANIN MEZARININ BAŞINDAYIZ’
Müstecip Onbaşı, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yılında, Yenişehir ilçesindeki kabri başında anıldı. Tarihçi doktor Salih Erol, “Biz şu an Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Orhaniye Mahallesi’ndeyiz. Halk arasında Hacıömerdere köyü olarak da biliniyor. Burada bulunmamızın özel nedeni, bu köyde büyük bir Çanakkale Gazisi’nin yaşamış olmasıdır.” dedi.

Erol, Müstecip Onbaşı’nın hayatına dair detayları şöyle aktardı: “Bu gazimiz Müstecip Onbaşı ya da Müstecip Kılıçaslan. 1891 yılında doğmuş, 1’inci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele’de görev almış, 1959 yılına kadar yaşamıştır. Çanakkale Savaşı sırasında asker olarak cephede bulunmuş ve topçu birliğinde görev yapmıştır. Onu asıl önemli kılan şey, Fransız denizaltısı Turquoise’yi periskopundan vurarak ele geçirilmesini sağlamasıdır. 18 Mart’ta deniz savaşıyla başlayan süreçte Fransızlar ve İngilizler, denizaltılarla boğazı sık sık geçmeye çalıştılar. İşte bu denizaltılardan birini vuran ve teslim alınmasını sağlayan bir kahramanın mezarının başındayız.” dedi.

‘YAKALADIĞIMIZ TEK DENİZALTINI VURAN TEK KİŞİ’
Müstecip Onbaşı’nın Çanakkale Akbaş mevkisindeki cephede nöbet tuttuğu sırada Fransız denizaltısını fark ettiğini belirten Erol, kahramanlık hikayesini şu şekilde anlatıyor: “30 Ekim 1915 gecesi sabaha karşı bir denizaltının geçtiğini, periskopundan fark ediyor. O sırada nöbettedir ve komutanı uzaktadır. Kendi inisiyatifiyle 7,5’luk topla iki defa atış yapıyor ve her iki atışıyla da Turquoise’yi vuruyor. Bunun üzerine denizaltı, periskopundan vurulduğu için su yüzeyine çıkmak zorunda kalıyor.”

Müstecip Onbaşı’nın, denizaltıları yakalamanın neredeyse imkânsız olduğu bir dönemde, yakaladığımız tek denizaltıyı vuran kişi olduğu vurgulandı. Bu sayede denizaltı su yüzeyine çıkarak 27 mürettebatıyla birlikte ele geçirildi. Mürettebat, savaş planlarını yok edemedi. Ele geçirilen denizaltının İngiliz denizaltısıyla buluşacağı bilgisi elde edildi ve bu bilgiyle İngiliz denizaltısı da batırıldı. Böylece Müstecip Onbaşı, bir denizaltının ele geçirilmesine ve bir denizaltının da batırılmasına katkıda bulunmuş oldu. Ele geçirilen Turquoise denizaltısı, İstanbul Haliç’e çekildi ve bakım onarımın ardından adı ‘Müstecip Onbaşı’ olarak değiştirildi.

‘ENVER PAŞANIN HEDİYE ETTİĞİ ALTIN SAATİ GEÇİM KAYGISINDAN VERMİŞ’
Müstecip Onbaşı’nın denizaltıyı vurduğu bilgisi önceleri komutanları tarafından bilinmediği için ilk etapta azarlandığı ifade edildi. Erol, bu durumu şöyle aktardı: “İlk başta kendi başına inisiyatif aldığı için top sesine gelen komutanları Müstecip Onbaşı’yı azarlıyor. Ancak denizaltının yakalanması öğrenilince Enver Paşa ve Liman Von Sanders onu ödüllendiriyor. ‘Onbaşı’ rütbesi ve madalya veriliyor. Enver Paşa, bizzat kolundaki altın saati çıkarıp ona hediye ediyor ve Müstecip



