Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti, Anahtar Parti Nevşehir İl Sekreteri Bülent Uğural’ın bir yayında Nevşehir basınını hedef alarak “Basın nemalanmaktan korkuyor” açıklamasına sert tepki gösterdi.
“Açık Bir Saygısızlıktır”
Açıklamaya somut delil isteyen Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti, “Nevşehir basını kimin üzerinden, nasıl ve ne biçimde nemalanmaktadır? Elinizde somut bir bilgi, belge veya kanıt varsa ortaya koyun” dedi. Anahtar Parti Nevşehir İl Sekreteri Bülent Uğural’ın katıldığı bir programda Nevşehir basınına yönelik kullandığı “Basın nemalanmaktan korkuyor” ifadeleri, Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti’ni harekete geçirdi.
Uğural’ın açıklamasına sert tepki gösteren Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti, açıklamanın görev yapan bütün basın mensuplarını zan altında bıraktığını belirterek saygısızlık olduğunu altını çizdi. Yapılan açıklamaya yönelik somut bir bilgi, belge veya kanıt varsa ortaya koyulmasını talep eden Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti, “İddiası olan, iddiasını ortaya koymalı; kimse gazetecilik mesleğini bütünüyle töhmet altında bırakacak sözlerin arkasına sığınmamalıdır” sözlerine yer verdi. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti, şu ifadelere yer verdi:
“Anahtar Parti Nevşehir İl Sekreteri Bülent Uğural’ın, katıldığı bir yayında Nevşehir basınını hedef alarak kullandığı “Basın nemalanmaktan korkuyor” şeklindeki ifadelerini şiddetle kınıyoruz. Gazetecilik mesleğini ve Nevşehir’de görev yapan basın mensuplarını böylesine ağır bir ithamla zan altında bırakmak; basının emeğine, meslek onuruna ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir saygısızlıktır. Sayın Uğural’ın, kendisine ekranlarını açan basın kuruluşlarına teşekkür etmesi elbette kendi takdiridir.
Buna karşın bazı basın kuruluşlarının kendisini veya partisinden başka isimleri ekranlara çıkarmamasından hareketle bütün bir basın camiasını “Nemalanmakla” ilişkilendirmesi, kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.
“Kabul Edilebilir Bir Yaklaşım Değildir”
Sayın Uğural’a açıkça soruyoruz: Nevşehir basını kimin üzerinden, nasıl ve ne biçimde nemalanmaktadır? Yoksa gazetecilik mesleğini töhmet altında bırakan bu sözlerinizi hangi gerekçeyle sarf ettiniz? Şayet ortada somut bir usulsüzlük, çıkar ilişkisi ya da mesleki etik ihlali iddiası varsa bunun adresi mesnetsiz genellemeler ve ekrandan savrulan ithamlar değil; somut bilgi, belge ve hukuki süreçlerdir.
İddiası olan, iddiasını ortaya koymalı; kimse gazetecilik mesleğini bütünüyle töhmet altında bırakacak sözlerin arkasına sığınmamalıdır. Gazeteciler, her siyasetçiye ekranlarını açmak, her siyasi açıklamayı istenilen biçimde yayımlamak veya her siyasi aktörün beklentilerine göre yayın yapmak zorunda değildir. Her basın kuruluşunun kendi yayın politikası, haber değerlendirme ölçütleri ve yayın planlaması vardır.
Bir siyasetçinin istediği kadar görünür olamaması, basının çıkar ilişkileriyle hareket ettiği anlamına gelmez. Gazetecilik; birilerinin gönlünü hoş tutmak, siyasi aktörlere alan açmak ya da karşılığında bir menfaat elde etmek için değil, kamuoyunu bilgilendirmek için yapılır. Basın mensupları, kimi zaman eleştirdikleri siyasetçilerin de haberlerini yapar, kimi zaman da onların hoşuna gitmeyen soruları sorar.
Mesleğin doğası budur.
“Elinizde Somut Bir Bilgi Varsa Ortaya Koyun”
Nevşehir basını, hiçbir siyasi partinin propaganda bürosu olmadığı gibi hiçbir siyasetçinin kişisel beklentilerini karşılamakla da yükümlü değildir. Sayın Uğural’ın “Hangi basın sizin anlattığınız gibi anlattı?” şeklindeki sözleri de gazeteciliğin temel işlevinin yanlış anlaşıldığını göstermektedir. Basının görevi, bir siyasetçinin anlattıklarını olduğu gibi aktarmakla sınırlı değildir.
Gazeteci araştırır, sorgular, farklı tarafların görüşlerine başvurur ve kamu yararını gözeterek haberini oluşturur. Her açıklamanın aynı biçimde yayımlanmaması, basının görevini yapmadığı anlamına gelmez. Basın kuruluşlarının yayın tercihlerini eleştirebilirsiniz.
Haberlerin eksik veya yanlış olduğunu düşünüyorsanız bunu somut örneklerle ortaya koyabilirsiniz. Buna karşın eleştiri adı altında bütün bir meslek grubunu çıkar ilişkileriyle suçlayamazsınız. Nevşehir’de gazeteciler, sınırlı imkânlarla, büyük emek ve özveriyle kamuoyunu bilgilendirmeye çalışmaktadır.
Bu şehirde yaşanan sorunların gündeme taşınmasında, vatandaşın sesinin duyurulmasında ve yöneticilerin hesap verebilirliğinde basının kritik bir sorumluluğu vardır.
“Gazeteciler Beklentilere Göre Yayın Yapmak Zorunda Değildir”
Bu sorumluluğu yerine getiren gazetecilerin, hiçbir somut dayanak gösterilmeden “Nemalanmakla” itham edilmesi asla kabul edilemez. Gazetecilerin mesleki itibarını hedef alan sözler sarf etmek kolaydır. Zor olan, eleştiriye açık olmak, sorulara cevap vermek ve ortaya konulan gerçeklerle yüzleşmektir.
Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti olarak Sayın Bülent Uğural’ı, Nevşehir basınının tamamını zan altında bırakan bu sözleri sebebiyle kamuoyu önünde açıklama yapmaya ve sözlerinin dayanağını ortaya koymaya davet ediyoruz. Gazetecilik mesleğini hedef alan genelleyici ithamlar karşısında sessiz kalmayacağımızı özellikle belirtmek isteriz. Basın mensuplarının emeğini, onurunu ve bağımsızlığını korumak yalnızca meslek örgütlerinin değil, demokratik toplumun da ortak sorumluluğudur.
Kimse unutmasın: Basın, siyasetçilerin kendilerini anlattıkları bir kürsüden ibaret değildir. Basın, halkın haber alma hakkının güvencesidir. Gazeteciler de hiçbir siyasi makamın onayına, himayesine veya takdirine ihtiyaç duymadan mesleklerini icra etme hakkına sahiptir.
Gazetecilik mesleğinin onurunu hedef alan hiçbir ithamı kabul etmiyoruz.”
