Destici ve beraberindeki heyet, Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından bir açıklama yapan Destici, “Buralar bizim gönül coğrafyamız. Bu bölgede hem kardeşlerimiz hem de soydaşlarımız bulunuyor. Aynı zamanda ülkeler arası diyaloglarımızın güçlü olduğu yerlerden biri. Parti olarak her yıl belirli aralıklarla Balkanlar’ı ziyaret ediyoruz. Dün akşam Üsküp’te bir iftar programı gerçekleştirdik. Bu etkinlikte, Türkler’in mevcut durumunu ikili ve birebir yaptığımız görüşmelerde soydaşlarımızın düşüncelerini dinledik. Kendilerine de düşüncelerimizi ilettik. Balkanlar’da huzur istiyoruz. Geçmişte yaşanan acıların bir daha yaşanmamasını arzuluyoruz.” dedi.
Destici, “Geçtiğimiz yüzyılda Balkanlar’da büyük acılar yaşandı. Özellikle soydaşlarımız bu bölgede katliamlarla karşı karşıya kaldı. Milyonlarca insan Anadolu’ya göç etmek zorunda kaldı ve yüz binlerce kişi hayatını kaybetti. Bugün bu acıların geride kaldığını düşünüyoruz. Şu anda Makedonya’da huzur var. Demokrasi içinde birlikte yaşama kültürü en üst seviyeye çıkmış durumda. Biz de bu sürece katkı sunmaya çalışıyoruz. Devletimiz, burada dindaşlarını öncelikli olarak gözeterek bu bölge ülkeleriyle ilişkilerini olumlu bir şekilde geliştirmeye gayret ediyor. Ekonomik, eğitim, sağlık ve kültürel ilişkilerimizin de en üst düzeyde olduğunu görmekten mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Destici, “Bugün Rusya-Ukrayna savaşı hala devam ediyor. Yeni başlayan bir savaş var ve Türkiye bu durumdan her yönüyle olumsuz etkileniyor. Siyasi ve ekonomik anlamda etkileri hissediliyor. Uluslararası ilişkiler açısından baktığımızda, bir taraftan NATO üyesi olduğumuzu, diğer taraftan İran’ın bir İslam ülkesi olduğunu unutmamak gerekiyor. Türkiye’nin burada arabuluculuk ya da sağduyu çağrısı yapması son derece doğaldır. Türkiye, Ukrayna-Rusya savaşında tarafsızlığını korumayı başarmıştır. Daha çok bölgemizde ve dünyada savaşın olmadığı bir dönemin yaşanması için çaba göstermektedir. Türkiye’ye iki adet füze parçası düştü. İlk olayda Türkiye daha olumlu bir yaklaşım sergiledi. Ancak ikinci durumda daha temkinli olmamız gerektiği anlaşıldı. Benzer durum Azerbaycan topraklarında da yaşanmıştır, bu da tedbirlerimizin artırılması gerektiğini gösteriyor. Türkiye, İran’a gerekli uyarıları yapmıştır ve benzer bir olayın tekrarı halinde net bir tavır alınacağı açık bir şekilde belirtilmiştir. Burada en önemli husus, bölgemizi kim kana bulamıştır? Savaşı kim başlatmış ve kim finanse etmektedir? Bu soruların yanıtı açıkça Amerika Birleşik Devletleri’dir. Bölgemizde huzursuzluk çıkaran aktör ise İsrail’dir. Saldırılarına baktığımızda insani hiçbir değer tanımadıklarını görüyoruz. En son okul saldırısı bunun en somut örneğidir. Suçu İran’a atmaya çalışsalar da gerçekler gün gibi ortadadır.” şeklinde konuştu.



