Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Washington’da düzenlenen Barış Kurulu’nun ilk toplantısının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Fidan, bu toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsil ederek katıldığını ifade ederek, “Bu toplantı, devlet başkanları ve hükümet başkanları düzeyinde gerçekleştirilen bir kurul toplantısıdır. Bugünkü toplantının biraz törensel bir yönü de vardı. İlk toplantı olması nedeniyle açılış niteliğindeydi. Ancak fonksiyonel yönüne baktığımızda, tarafların, özellikle üye ülkelerin, maddi katkıların yanı sıra olası asker katkılarını da beyan ettikleri bir platform olarak önem taşıyor. Bu tür somut çıktılar elde etmek açısından kritik. Şu an Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasındayız ve Gazze’nin yeniden inşa edilmesi büyük önem taşıyor. Bu süreçte yerel yönetim organlarının yeniden yapılandırılması da hayati bir konu. Tüm bunlar için başlangıç bütçesine ihtiyaç var. Bugün bu anlamda önemli bir eşiğin açıldığını düşünüyorum” dedi.
‘İNSANİ YARDIMLAR KONUSUNDA İLK GÜNDEN İTİBAREN KESİNTİSİZ BİR ÇABAMIZ VAR’
Fidan, barış grubuna yapılan katkılarla Gazze’deki durumun iyileştirilmesi için yoğun bir çaba içinde olduklarını belirtti. “Uluslararası kamuoyunun hassasiyetinin devam etmesi gerekiyor. Hiçbir şekilde unutmamak, gevşememek ve rahatlamamak gerekiyor. Aksi takdirde tekrar katliamlara, açlığa ve sefalete dönülmesi riski vardır. Bu nedenle büyük bir sorumluluk bilinciyle çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnsani yardımlar konusunda ilk günden itibaren kesintisiz bir çabamız var. Türkiye, tüm kurumlarıyla ve sivil toplum örgütleriyle bu konuda seferberlik ruhuyla hareket etmektedir” ifadelerini kullandı.
‘GAZZE’YE DEPREM BÖLGESİNDE FAYDASINI GÖRDÜĞÜMÜZ KONTEYNERLERİN GÖNDERİLMESİ HUSUSUNDA BİR GİRİŞİMİZ VAR’
Fidan, Türkiye’ye ait bir geminin Filistin’e yardım malzemesi götürmek üzere Mısır limanına ulaştığını aktardı. “Çalışmalarımız devam edecek. Ayrıca, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasıyla birlikte, deprem döneminde çok faydasını gördüğümüz konteynerlerin gönderilmesi için bir girişimimiz var. İlk etapta 20 bin konteyner gönderilmesi planlanıyor. Ancak konteynerlerin metal olması nedeniyle İsrail tarafının bunları kabul etmede bazı çekinceleri var. Bu konuda çeşitli görüşmeler gerçekleştirdik. Sağlık yardımları kapsamındaki çalışmalarımız da sürüyor. Yaralıların Türkiye’ye getirilmesi ve Gazze’de sahra hastanesi kurulması yönünde Sağlık Bakanlığımızın çalışmaları devam ediyor. Tüm bu çalışmalar koordineli bir şekilde yürütülüyor. Filistin Teknik Yönetim Komitesi, şu an sahada görev yapıyor ve bu komite 15 üyeden oluşuyor. Geçtiğimiz hafta komite başkanını Ankara’da ağırladık. Cumhurbaşkanımız, Gazze’nin yeniden ayağa kalkması sürecine ilişkin detayları aktardı” diye konuştu.
‘SAĞLIK VE EĞİTİM BAŞTA OLMAK ÜZERE HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIZ’
Bakan Fidan açıklamasına şöyle devam etti:
“Gazze yeniden inşa edilirken, yerel yönetim organlarının halka sunacağı temel hizmetler için ciddi bir kapasite oluşturulması gerekmektedir. Çünkü mevcut durumda her şey büyük ölçüde yıkılmış durumda. Bu kapasitenin yeniden kurulması için Türkiye gibi ülkelerin desteğine ihtiyaç vardır. Sağlık ve eğitim başta olmak üzere her türlü desteği vermeye hazırız. Ayrıca, Gazze’de bir polis gücü oluşturulması süreci de başlamıştır. Yaklaşık iki milyon insanın güvenlik ve emniyet hizmetlerinin sağlanabilmesi için bu gereklidir. Bu polis gücüne eğitim verilmesi konusunda Türkiye’nin taahhüdü bulunmaktadır. Ek olarak, taraflar kabul ederse, istikrar gücüne asker gönderilmesi noktasında Cumhurbaşkanımızın iradesi vardır. İnsani yardımlar, Gazze’nin yönetimi ya da altyapıya yönelik her alanda katkı sunmaya devam ediyoruz.”
‘İSTANBUL’DA BAŞLAYAN SÜREÇTE AMERİKALILAR İLE İRANLILAR YENİDEN GÖRÜŞMEYE BAŞLADILAR’
Bakan Fidan, İran ve Amerika arasındaki görüşmelere dair de değerlendirmelerde bulundu. Durumun Türkiye tarafından dikkatle takip edildiğini belirten Fidan, “İstanbul’da başlayan süreçte Amerikalılar ile İranlılar yeniden görüşmeye başladılar. Bu önemli bir gelişmedir. İstanbul’daki çabalarımızın ardından taraflar Muskat ve Cenevre’de de bir araya geldi. Bugün de taraflardan biriyle Amerika’da tekrar görüştüm. Sürecin gelişimini değerlendirdik. Umutlu olmak için nedenler var. Özellikle nükleer dosyada bir sonuca ulaşılması mümkündür. Ancak askeri hareketliliğin arttığını da gözlemliyoruz. Bu hareketlilik, müzakerelere baskı yapmak amacı taşıyor olabilir veya önceden kararlaştırılmış bir askeri operasyonun hazırlığı olabilir. Temennimiz, askeri bir operasyona gerek kalmadan tarafların müzakereler yoluyla bir sonuca ulaşmasıdır. Görüşmelerden edindiğim izlenim, tarafların somut konularda ilerleme sağlama konusunda geçmişe göre daha olumlu sinyaller verdiği yönündedir. Ancak bunun pratikte ne zaman ve nasıl uygulanabilir olacağını ve tarafların sonraki adımlarını dikkatle takip etmek gerekiyor” şeklinde konuştu. (Antalya Olay)


