Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Camii ve Sultanahmet Camii’nde yapılan restorasyon çalışmalarının mevcut durumu hakkında basın açıklaması yaptı. Açıklama, Ayasofya-i Kebir Camii’nde gerçekleşti ve Bakan Ersoy’a İstanbul Valisi Davut Gül ile Ayasofya Bilim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Ahmet Güleç, Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Prof. Dr. Asnû Bilban Yalçın ve Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten eşlik etti. Basın toplantısının ardından Bakan Ersoy, Ayasofya Camisi’ni ziyaret etti.
‘Deprem Bölgesinde 218 Eserin Restorasyonu Devam Ediyor’
Bakan Ersoy, “Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla 2018 yılından bu yana yurt içinde 909, yurt dışında ise 25 vakıf kültür varlığının onarım ve restorasyonu gerçekleştirildi. Şu an yurt içinde 45, yurt dışında 4 eser ile deprem bölgesinde 218 eserin onarım ve restorasyon süreçleri devam ediyor. Bu 218 eserinin de 6 ay içinde yüzde 95’lik kısmı tamamlanacak, geri kalan yüzde 5’lik kısmı ise yıl sonuna kadar bitirilecek ve Vakıflar Genel Müdürlüğü, deprem bölgesindeki projelerini tamamlayarak ayrılmış olacak” şeklinde konuştu.
‘5 Bin 200 Metrekarelik Alanda Güçlendirme Projeleri Onaylandı’
Bakan Ersoy, “Ayasofya’nın kuzey, doğu ve güney cepheleri ile minaresinde yaklaşık 11 bin metrekare iskele kurulumu gerçekleştirdik. Minare altındaki galeri giriş bölgesinde çelik platform sistemi oluşturduk. Yaptığımız araştırmalar ve malzeme analizleri sonucunda kuzey ve doğu cephelerinde çimento esaslı sıvalar tespit ettik ve yaklaşık 2 bin 800 metrekarelik alanda titiz bir temizlik süreci yürüttük. Raspası tamamlanan yüzeylerde biyolojik oluşum temizliği ve tuzdan arındırma işlemleri de devam ediyor. Mermer yüzeylerde mekanik temizlik çalışmalarına devam etmekteyiz. Merkez Laboratuvarımızın analizleri ile Erken Bizans, Geç-Orta Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bulgular tespit edildi. Bilim Heyetimizin onayıyla Bizans ve Osmanlı dönemlerine uygun el yapımı tuğla üretimi yaptırdık ve bu tuğlaları onarım çalışmalarında kullanmaya başladık. 5 bin 200 metrekarelik alanda gerçekleştirilen bu çalışmalar sonucunda güçlendirme projeleri hazırlandı ve onaylandı. Şu anda külah kaplama ve kurşun işlerine devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘İç Mekanda Çelik Platform Kurulumunu Tamamladık’
Bakan Ersoy, “Ayasofya Kebir Camii’nin kubbesi, tarihin en muazzam mimari ve mühendislik örneklerinden biridir. Bu çalışmalarda her adımı bu bilinçle atıyoruz. Kurşun örtüsünü kaldırırken, iç mekandaki mozaiklerin ve yapının hava koşullarından etkilenmemesi amacıyla geçici çelik çatı ve platform projeleri hazırlandı ve onay aldı. İç mekânda çelik platform kurulumunu tamamladık. 43,5 metre yüksekliğindeki bu sistemin kurulumu öncesinde zemin testleri, yükleme analizleri, georadar taramaları ve titreşim testleri gerçekleştirdik. Alınan olumlu raporlar sonrasında uygulamaya geçtik. Bilimsel tetkikleri gerçekleştirmeden ve çağdaş restorasyon gerekliliklerini karşılamadan hiçbir çalışma yapmıyoruz. Hâlihazırda geçici konvansiyonel çelik çatı kapsamında, kubbe eteğinde temel ve baza imalatları devam ediyor ve kubbe çelik elemanlarının üretimi atölyede sürdürülüyor” dedi.
‘Çalışmaların Temel Amacı Kültürel Mirası Güvenli Biçimde Koruma Altına Almaktır’
Bakan Ersoy, “Batı Bahçe’de Mekan 1, Mekan 2 ve Mekan 3 ile bu alanlara bağlı tünellerde temizlik ve belgeleme çalışmaları gerçekleştirdik. Mekan 1’de, 31 Ocak-10 Mart 2025 tarihleri arasında yürüttüğümüz temizlik çalışmalarıyla yaklaşık 112 ton dolgu toprak çıkardık. Mekan 2’de ise 12 Mart 2025’te kazılara başladık ve yaklaşık 522 ton dolgu toprağı tahliye ettik. Bu ay itibarıyla Mekan 3’te başlattığımız çalışmalarda da kısa sürede 32 ton dolgu toprağı temizledik. Batı Bahçe’de sürdürülen çalışmalar ile yüzlerce metre uzunluğundaki 7 tünel hattını belgeledik. Bu tünellerden şu ana kadar 1068 ton toprak dolguyu tahliye ederek temizledik. Tüm bu çalışmaların temel amacı yapının tarihsel katmanlarını ortaya çıkarmak, mevcut riskleri tespit etmek ve kültürel mirası güvenli biçimde koruma altına almaktır. Gerek yer altı tünellerinde gerekse hipoje bölgesinde projelendirme ve müdahale uygulamalarımız devam etmektedir. Genel olarak Ayasofya’da yürüttüğümüz bütün çalışmalar; planlanan takvim doğrultusunda, tarihi ve kültürel mirasın korunması ilkesine bağlı kalınarak, bilimsel yöntemler, uzman denetimi ve şeffaf uygulama anlayışıyla yürütülmektedir. Fatih’in emanetini, özgün kimliğini koruyarak gelecek nesillerimize ulaştıracağız” şeklinde ifade etti.
‘Sultanahmet Camisi’nde En Kapsamlı Restorasyon Çalışmalarını Gerçekleştirdik’
Bakan Ersoy, “Ayasofya gibi İstanbul’un ve tarihimizin gözbebeği olan Sultanahmet Camisi’nde de dört yüz yılı aşkın tarihindeki en kapsamlı restorasyon çalışmalarını gerçekleştirdik. Caminin harim kısmında, yaklaşık 1200 metrekarelik alana 8 metre yüksekliğinde çelik platform ile 35 metre yüksekliğinde iskele kurduk. Bu sayede ana kubbe kotuna ulaştık. Altı minarenin yapısal onarımlarını gerçekleştirdik; külah ve korkuluklara da gerekli müdahaleleri detaylı bir şekilde yaptık. Caminin üstünü örten, yaklaşık 400 ton kurşun kaplama ile kubbe, ağırlık kulesi, revaklar ve minare gibi elemanlardaki tüm alemlerin altın kaplamalarını yeniledik. Dış ve iç cephelerdeki taş ve mermer yüzeylerde temizlik ve sağlamlaştırma çalışmaları gerçekleştirdik. Revaklı avluda bulunan devşirme mermer döşeme taşlarını söktük ve zeminin altyapısını sağlamlaştırarak teraziye getirdik; böylece yağmur suyunun sağlıklı bir şekilde tahliyesini sağlamış olduk. Caminin 16’ncı ve 17’nci yüzyıla ait 22 bini aşkın çini karoyu da tek tek belgeledik, hasarları tespit edip bunlara yönelik gerekli müdahaleleri gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.
‘Sultanahmet’te Sona Gelinmiş, Ayasofya’daki Çalışmalar İse Bütün Hızıyla Sürmektedir’
Bakan Ersoy, “Sadece Ayasofya ve Sultanahmet örnekleri bile inanç, tarih ve kültür başlıklarında ne denli ağır bir sorumluluk üstlendiğimizi göstermeye fazlasıyla yeter. Bu çalışmalar, günü kurtarma anlayışıyla yapılmamıştır. Her bir adım; bu eserlerin yeni asırlara, nice yeni nesillere erişmesini sağlamak, onların hayatında yer alıp kullanılmasını sağlamak kararlılığı ve hassasiyetiyle atılmış adımlardır. Sayısız tetkik, belgeleme, planlama, bilim insanlarımızla istişare ve nihayetinde bilim kurullarımızın karar ve denetimiyle çok detaylı süreçler yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Sultanahmet’te sona gelinmiştir, Ayasofya’daki çalışmalar ise bütün hızıyla sürmektedir. Onun da nihayete erdiğini birlikte görecek ve resmi törenimizi yine birlikte gerçekleştireceğiz. Bakanlık olarak bilim insanlarımız, uzmanlarımız ve



