Yusuf DEMİR/ANTALYA, (Antalya Olay) – Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Geleneksel Türk Sanatları Bölümü öğrencileri, Antalya’nın eşsiz endemik çiçeklerini sanatsal bir perspektifle yeniden yorumladı.
AÜ Olbia Güzel Sanatlar Galerisi’nde açılışı gerçekleştirilen ‘Antalya’nın Endemik Çiçekleri’ sergisi, GSF Dekanı Prof. Dr. Semih Büyükkol, GSF Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Başkanı Doç. Dr. Ömer Zaimoğlu ve atölye yürütücüleri Öğr. Gör. Züleyha Zor ve Zülbiye Sevgili Polat’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Ayrıca, Antalya İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu da açılışta yer aldı.
ÇİÇEKLER SANATLA YAŞATILIYOR
GSF Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Başkanı Doç. Dr. Ömer Zaimoğlu, “Antalya’nın sadece bu coğrafyada yetişen endemik çiçekleri, geleneksel Türk sanatlarının diliyle yeniden görünür hale getirildi. Bu projede, doğayla kurulan bağ, sabır, emek ve ustalıkla şekillenen bir üretim anlayışı üzerinden ele alındı” şeklinde konuştu.
Zaimoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Sergimizde yalnızca bu coğrafyada yetişen endemik çiçekler; Orta Asya’nın kadim dokuma geleneği olan şiğ dokuma, ipek kozasından üretilen çiçek uygulamaları ve geleneksel ‘katı’ (kâğıt oyma) sanatıyla oluşturulan çiçek kompozisyonları aracılığıyla yeniden hayat buldu. Eserler, tuftıng dokuma, kanaviçe, ipek-koza çiçeği, lınol baskı ve çini teknikleri kullanılarak üretildi, sanat pratikleri çağdaş bir duyarlılıkla buluşturuldu.”
ÖĞRENCİLER DOĞAYA DUYARLI
GSF Dekanı Prof. Dr. Semih Büyükkol, doğadan ilham alan öğrencilerin, Antalya’nın benzersiz doğal mirasını Geleneksel Türk Sanatlarının derin estetik ve teknik birikimiyle harmanlayarak doğaya duyarlı bir sanat dili geliştirdiklerini belirtti. Büyükkol, “Öğrencilerimiz, kültürel miras ile doğal miras arasında güçlü bir bağ kurmuşlar. Bu anlamlı serginin hayata geçmesinde emeği geçen hocalarımıza ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
ESERLER BELGE NİTELİĞİNDE
Sergiyi gezerek eserleri inceleyen İl Emniyet Müdürü Zaimoğlu, yapılan çalışmalara dair, “Bu eserler yalnızca sanatsal bir değer taşımakla kalmıyor, aynı zamanda belge niteliği de taşıyor. Bu eserler sayesinde, gelecekte bu bitki türleri doğada yok olsa dahi, geçmişte var oldukları sanat aracılığıyla bilinecek. Eserler, estetik ve teknik açıdan son derece etkileyici” değerlendirmesinde bulundu.



