4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 4'üncü duruşmasına tutuklu sanıklar ile tutuksuz sanıklar, müştekiler Cem T., Sinem T. ve İsmail E. ile taraf avukatları katıldı. Sanıklar, "Birden fazla kişi tarafından gece vakti nitelikli yağma", "Nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme" ve "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamalarıyla yargılanıyor.
Duruşmada tercüman aracılığıyla ifade veren müşteki Cem T., sabaha karşı villaya gelen kişileri ilk olarak polis sandığını belirtti. Siyah takım elbiseli ve İngilizce konuşan kişinin kendisine iş birliği yapmaması halinde kötü şeyler olacağını söylediğini aktaran Cem T, "Polis kapıya geldi. Uyuyordum, uyandım. Onlar beni mutfağa aldılar. Orada iki ya da üç kişi vardı. Bir erkek şahıs İngilizce konuşuyordu. Ben düşündüm ki o polis. İngilizce konuşan şahıs değil hepsinin genel olarak polis olduğunu düşündüm. Giyimi siyah takım elbiseydi. Polis üniforması değildi. Benim çok büyük bir sorun içinde olduğumu söyledi. Eğer ben iş birliği yapmazsam 'Gerçekten kötü şeyler olabilir' dedi. O artık polis gibi hiç konuşmuyordu. Daha çok gangster gibi tehdit eden bir kişi gibi konuşuyordu. 'Biz seni hava limanına götüreceğiz. Belki hayatta kalırsın' diyordu" dedi.
Cem T, siyah takım elbiseli ve İngilizce konuşan kişinin sanık M. E. A. M. olduğunu, video görüşmesinde konuştuğu kişinin ise sanık A. M. olduğunu belirtti. Sanık İ. D'nin kendisine su verdiğini ve saldıran kişileri yavaşlatmaya çalıştığını anlatan Cem T,, sanık İ. E'nin ise evin içinde girip çıktığını söyledi.
Sahte arama kararı gösterildiğini anlattı
Müşteki Sinem T. da sabaha karşı kapıya gelen kişilerin arasında polis kıyafeti giyenler bulunduğunu ve kendilerine arama kararı gösterildiğini anlattı. Sinem T, sanık Ö. K'nin arama kararını gösterdiğini, sanıklar Ö. K. ve İ. E. tarafından odada tutulduğunu öne sürdü. Siyah ceketli olarak tarif ettiği sanık M. E. A. M'nin kendisini eşi üzerinden tehdit ettiğini iddia eden Sinem T., sanık İ. E'nin de evden ayrılırken şikayet etmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu söyledi.
Müşteki Sinem T., olayla bağlantısı bulunduğundan şüphelendiği eski komşusu sanık K. A'nın, daha önce ailesi ve eşinin işi hakkında kendilerine sorular yönelttiğini iddia etti. Sanık K. A. ise eski savunmalarını tekrarlayarak bu iddiayı kabul etmedi.
Sanık suçlamaları reddetti
Sanık İ. D, "Yaptığımdan çok pişmanım" diyerek yazılı savunmasını tekrar etti. İ. D, olaydan önce A. M. ve Ö. K. ile bir kafede oturdukları sırada K. A'nın yanlarına geldiğini öne sürdü. Ö. K. ise K. A'yı tanımadığını ve belirtilen görüşmede bulunmadığını savundu.
Sanık İ. E, olay sırasında kimseyi tehdit etmediğini, cebir ve şiddet uygulamadığını, para, altın veya değerli eşya almadığını savundu. Sanık M. E. A. M. de yağma amacıyla hareket etmediklerini, yalnızca alacakları olduğunu öne sürdükleri parayı almaya gittiklerini iddia etti. Sanık A. M. de M. E. A. M'nin savunmasına katılarak müştekiyle aralarında alacak meselesi bulunduğunu savundu.
Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarının ardından Ö. K, A. M, K. A. ve İ. D'nin olaydan bir gün önceye ait telefon görüşme ve baz istasyonu kayıtlarının getirtilmesine hükmetti. Mahkeme; İ. M, İ. D, A. M, S. A, A. D, A. R. A, İ. E, M. E. A. M. ve Ö. K'nin tutukluluk hallerinin ve A. B, E. A, E. K. ve K. A. M. hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Güvenlik, 3. Sayfa, Antalya, Polis, Suç, Son Dakika
