Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (Antalya Olay) – Antalya’da son günlerde meydana gelen şiddetli sel, hortum ve fırtına olayları, özellikle sera alanlarında büyük hasara yol açtı. Ziraat Mühendisleri Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, 14 bin hektar alanda zararın oluştuğunu belirterek, “Şu ana kadar hasar tespiti yapılan sera ve bahçelerdeki maddi zarar 1 milyar TL, TARSİM ekiplerinin tespiti ise 500 milyon TL olarak kaydedildi. Bu 14 bin hektarlık alandaki hasar tespitleri henüz tamamlanmadı ve süreç devam ediyor. Toplam zararın 3 milyar TL’yi bulacağını öngörüyoruz,” dedi.
Antalya’nın Kaş, Demre, Kumluca, Finike, Kemer, Serik, Aksu, Manavgat, Alanya ve Gazipaşa gibi ilçelerinde son bir ay içerisinde meydana gelen aşırı yağış, fırtına ve sel felaketleri, tarım alanında ciddi kayıplara yol açtı. Birçok sera yıkılırken, içindeki biber ve domates gibi ürünler de büyük zarar gördü.
Ebru Kaçın, seralardaki hasar tespiti sürecinin hızlı bir şekilde yürütüldüğünü belirterek, “Tarım eksperleri ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, hasar tespiti çalışmalarına katıldı. Geniş bir alanda etki gösteren hasar, hem sera hem de açık alanlarda meydana geldi. 2 bin 519 çiftçimizin 14 bin hektar alanda zarar tespit edildi. Şu ana kadar belirlenen maddi zarar 1 milyar TL, TARSİM’in tespit ettiği zarar ise 500 milyon TL. Hasar tespitleri tamamlanmadı ve sürecin devam ettiğini vurguladı. Toplam zararın 3 milyar TL’yi bulacağından endişeliyiz,” ifadelerini kullandı.
‘BAZI SERALAR GİRİLEBİLECEK HALDE DEĞİL’
Sel basan seralarda yoğun çamur nedeniyle hasar tespitlerinin tamamlanamadığını söyleyen Kaçın, “Ekipler, sel ve su baskını yaşanan seralarda hasar işlemlerini tamamlamış değil. Bazı seralar, girilebilecek durumda değil. Girdiğimizde batma riski bulunuyor. Dolayısıyla TARSİM eksperlerinin hasar tespit çalışmaları henüz sona ermedi. Bu sürecin 20-25 gün daha devam etmesini bekliyoruz,” dedi.
SELE MARUZ KALAN ÜRÜNLER HASTALANDI
Kaçın, sel suları nedeniyle seralardaki bitkilerin öldüğünü ve hastalıkların yayılmaya başladığını belirtti. “Yoğun su baskını olan alanlarda patojenler bitkileri etkiliyor ve hastalık başlıyor. Örneğin, domateslerde kirpik hastalığı gibi zararlar gözlemleniyor. Bu ürünlerin pazar değeri oldukça düştü ve ihracat şansları kalmadı. Raf ömürlerini kaybettiler. Şu aşamada bu ürünler ancak salçalık olarak değerlendirilebilir,” şeklinde konuştu.
SU TAHLİYE DESTEĞİ TALEBİ
Sel felaketlerinde suların hızla tahliye edilmesinin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Kaçın, TARSİM’den sigorta kapsamının genişletilmesini talep etti. “Sel ve su baskını hasarı sonrasında üreticilere ödenecek bedelin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Su baskınlarının ardından suların hızlı bir şekilde seralardan ve tarım alanlarından uzaklaştırılması gerekiyor. Bunun için üreticiler, hızlı bir şekilde işçiliğe başlıyor ve pompa bulmak zorunda kalıyor,” dedi.
‘BU ÜRÜNLER ÇÖP’
Aksu ilçesi Karaçalı bölgesinde domates yetiştiren çiftçi İsa Rüzgar, yaşadığı durumu anlattı. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olarak TARSİM sigortalı üretim yaptığını belirten Rüzgar, “O gün sabah saat 07.00 sıralarında geldik. Seranın baş kısmı kanaldı, etrafı tamamen çevre betonu ile kaplıydı. Su yükselmeye başlayınca önlem almak zorunda kaldık. Su, kapıların ağzına kadar yükseldi ve sonunda tamamen seraya girdi. 5 su motoru kurarak 24 saatte suyu tahliye ettim. Su kalmış yerlerdeki ağaçlarım öldü. 11-12 kişi ilaçlama yapmak zorunda kaldık. Bu ürünler çöp durumuna geldi. İçinde sağlam kalan ağaçlar da var ama onları taşımak mümkün olmuyor,” diyerek yaşadığı zorlukları aktardı.



