Antalya Arkeoloji Müzesi’nin tartışmalar arasında başlayan yıkımının üzerinden 12 Eylül’de tam bir yıl geçecek.
Bakan Ersoy TBMM’de 2026 Sözü Verdi
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un TBMM’de verdiği “Antalya Müzemizi 2026 yılında halkımızla buluşturacağız” sözünün yerine getirilmesi için yalnızca 115 gün kalırken, şantiye tabelasında işin bitiş tarihi 26 Aralık 2026 olarak gösteriliyor. İnşaatın mevcut durumu ise müzenin yıl sonuna yetişip yetişmeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Antalya’nın kültürel belleğinde kritik bir yere sahip olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkılmasının üzerinden bir yıl geçiyor.
Müze binasındaki ilk yıkım çalışmaları 12 Eylül 2025’te başlamış, çalışmaların hızlandırılmasının ardından 11 bloktan oluşan yapı 18 Eylül’de tamamen ortadan kaldırılmıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıkılan binanın yerine daha büyük ve çağdaş bir müze yapılacağını açıklamıştı. Buna karşın aradan geçen bir yılın ardından yeni müzenin ne zaman tamamlanacağı ve ziyarete açılacağı konusundaki belirsizlik sürüyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TBMM’de yapılan 2026 yılı bütçe görüşmelerinde Antalya Müzesi’nin aynı yıl içinde tamamlanacağını açıklamıştı.
İlk Hedef Kasımdı, Tabelada Aralık Yazıyor
Ersoy, Meclis tutanaklarına da geçen konuşmasında, “Yenileme çalışmaları devam eden Antalya Müzemizi de 2026 yılında halkımızla buluşturacağız” ifadelerini kullanmıştı. Bakan Ersoy aynı zamanda yeni müzenin kapalı alanının 9 bin 500 metrekareden 19 bin 500 metrekareye, sergi alanının ise 4 bin 172 metrekareden yaklaşık 11 bin metrekareye çıkarılacağını açıklamıştı. Müzenin yıkıldığı günlerde kamuoyuna yansıyan proje takviminde yeni yapının Kasım 2026’da tamamlanmasının hedeflendiği belirtilmişti.
Buna karşın geçtiğimiz ağustos ayında şantiye alanına yerleştirilen “Antalya Yeni Müze Yapımı 2. Etap İşi” başlıklı tabelada işin bitiş tarihi 26 Aralık 2026 olarak gösterildi. Böylece başlangıçta Kasım olarak açıklanan hedefin yılın son haftasına kaldığı görüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığı ise müzeye ilişkin resmî sayfasında belirli bir açılış tarihi açıklamak yerine Antalya Müzesi’nin “Çalışmalar tamamlanıncaya kadar” kapalı kalacağını bildiriyor.
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, ağustos ayında yaptığı açıklamada yeni müze inşaatındaki temel kazısının yüzde 70–75 seviyesine ulaştığını ifadelerine yer verdi.
Temel Kazısı Bile Tamamlanmadı
İnceciköz, çalışmaların yavaş ilerlemesini açılan davalara ve zeminin sertliğine bağladı. Buna karşın Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, müze alanındaki zeminin granit değil, Antalya falezlerinin karakteristik yapısını oluşturan gözenekli traverten olduğunu belirterek Bakanlık yetkilisinin açıklamasına itiraz etti. Temel kazısının ağustos ayında henüz tamamlanamamış olması, yaklaşık 19 bin 500 metrekare kapalı alana sahip olması planlanan yeni müzenin 26 Aralık’a kadar bitirilip ziyarete hazır hale getirilip getirilemeyeceği meselesinde soru işaretlerini artırdı.
Antalya Müzesi, 16 Temmuz 2025’te ziyaretçilere kapatılmış; içerisindeki yaklaşık 100 bin eser, müze bahçesinde oluşturulan geçici depolama alanlarına taşınmıştı. İlk yıkım 12 Eylül’de başlamış, 18 Eylül itibarıyla bina tamamen ortadan kaldırılmıştı. Yıkımın başlamasının birinci yıl dönümü olan 12 Eylül 2026’dan şantiye tabelasında belirtilen 26 Aralık tarihine kadar yalnızca 105 gün kalacak.
Bakan Ersoy’un müzenin 2026 yılında halkla buluşturulacağı yönündeki sözünün tutulabilmesi için ise bugünden itibaren yaklaşık 4 aylık süre bulunuyor.
1 Yılda Müze Yıkıldı, Yenisi Açılabilecek Mi?
Antalya kamuoyu şimdi Kültür ve Turizm Bakanlığından şu soruların yanıtını bekliyor: Bu tarih yalnızca yapım işinin bitişini mi, yoksa müzenin eserleriyle birlikte ziyaretçilere açılmasını mı ifade etmektedir? Bakan Ersoy’un TBMM’de verdiği “2026 yılında halkımızla buluşturacağız” sözü yerine getirilecek midir?
Antalya’nın ödüllü müzesi birkaç gün içerisinde yıkılmıştı. Aradan geçen bir yılın ardından yeni müzenin ne zaman kapılarını açacağı ise hâlâ kentin cevap bekleyen en kritik kültür sorularından biri olmayı sürdürüyor.
