ÜCRET, tazminat ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesini talep eden maden işçilerinin Ankara’daki eylemleri yeniden gündeme geldi. Eskişehir ve Elazığ’dan Ankara’ya gelen işçilerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemleri sırasında yaşanan gözaltıların ardından Antalya Barosu da konuya ilişkin açıklama yayımladı.
İşçilerin ücret ve tazminat alacaklarına ilişkin süreçte 28 Nisan’da kamu kurumlarının da katıldığı görüşmeler sonucunda taraflar arasında uzlaşma sağlanmış ve eylem sona ermişti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da 16 Haziran’da işçilik alacaklarının bir protokolle ödeme takvimine bağlandığını açıklamıştı. Ancak bazı alacakların ödenmediğini belirten işçiler, Ağustos ayında yeniden Ankara’da eyleme başladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemler sırasında bazı işçiler ve sendika yöneticileri gözaltına alındı. Antalya Barosu, yaşananlara ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı “İşçilerin hak ve alacaklarının korunması söz konusu olduğunda hareketsiz kalan kamu gücünün, aynı işçiler haklarını talep etmek üzere bir araya geldiğinde gözaltı tedbirleriyle karşılarına çıkması kabul edilemez.”
Baro, konunun yalnızca bireysel işçilik alacakları kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak şu açıklamayı yaptı: “Bu tablo, meselenin münferit bir iş uyuşmazlığının ötesinde, işçilerin ortak hak talepleri ve kolektif mücadelesi bakımından da değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.”
Antalya Barosu açıklamasında, 21 Ağustos’ta Ankara’nın Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi’ndeki Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında meydana gelen maden kazasına da değindi. Ankara Valiliğinin açıklamasına göre çalışma alanındaki tavan çökmesinin oluşturduğu basınç sonucu meydana gelen kazada bir maden işçisi yaşamını yitirirken toplam 20 kişi olaydan etkilendi.
Baro, madencilerin çalışma koşulları ve işçilik alacaklarına ilişkin sorunları birlikte değerlendirerek şu ifadelere yer verdi: “Madencilerin yer altında yaşamlarının ve güvenli çalışma koşullarının, yer üstünde ise emeklerinin karşılığını isteme, örgütlenme ve haklarını özgürce arama imkanlarının güvence altına alınması anayasal bir sorumluluktur.”
Anayasa’nın çalışanların korunması, sendikal örgütlenme ile toplantı ve gösteri hakkına ilişkin hükümlerine dikkat çeken Antalya Barosu, kamu makamlarının çalışanların haklarını kullanabilmesine yönelik koşulları sağlaması gerektiği görüşünü dile getirdi.
Baro açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Antalya Barosu olarak, maden işçilerinin haklı mücadelesinin ve sendikal örgütlenme özgürlüğünün yanında yer aldığımızı; işçilerin hak arama mücadelesine yönelik müdahalelerin karşısında durduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiririz.”
26 Ağustos sabahı ise süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Sendika tarafından yapılan açıklamaya göre işçi heyeti ile işveren temsilcileri arasında 25 Ağustos akşamı başlayan ve gece saat 02.30’a kadar süren görüşmelerde işçilerin ana alacaklarının büyük bölümü konusunda uzlaşma sağlandı.
Nihai tutarların hesaplanması ve görüşmelerin tamamlanması beklenirken işçilerin 26 Ağustos (bugün) için planladığı eylem ve yürüyüş ertelendi. Sendika, sürecin nihai hesaplamaların ardından netleşeceğini bildirdi.
