29 Ocak’ta 8 bin 58 lira ile zirve yapan altının gram fiyatı, 2 Şubat’ta yüzde 14’lük bir değer kaybı yaşayarak 6 bin 939 liraya geriledi. Aynı tarihlerde gümüşün kilogram fiyatı da 29 Ocak’ta 187 bin lirayı görürken, 2 Şubat’ta 28.8 değer kaybıyla 133 bin 442 liraya düştü. Ancak 3 Şubat itibarıyla altın ve diğer değerli madenler yeniden yükselişe geçti. Bu dalgalanmalar hakkında Bahçeşehir Üniversitesi İktisat İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ünalmış önemli değerlendirmelerde bulundu.
‘DOLARDAN KAÇIŞ ALTIN VE GÜMÜŞE YÖNELDİ’
Prof. Dr. Ünalmış, altındaki artışın üç ana sebebini açıkladı. İlk olarak, Donald Trump’ın ABD’nin rekabet gücünü artırmak amacıyla doları zayıflatma yönündeki gevşek para politikası ve faiz indirme girişimleri, yatırımcıların dolardan kaçışını hızlandırdı. Dolardan uzaklaşan yatırımcılar, altın ve gümüş gibi değerli madenlere yöneldi. İkinci neden, küresel risk unsurları. Ukrayna Savaşı’nın devam etmesi, Venezuela’daki olaylar, ABD’nin Gronland’a yönelik istekleri, İran’daki savaş olasılığı ve ABD-Çin rekabeti gibi faktörler, küresel riskleri artırarak yatırımcıları altın ve değerli madenlere yönlendiriyor. Üçüncü neden ise yatırımcıların altın ve değerli madenlerden kar elde etme arzusu, yani ‘sürü psikolojisi’ olarak tanımlanabilir.” dedi.
29 Ocak’ta altının ONS fiyatı 5 bin 600 dolarla zirve yaparken, merkez bankalarının alım yoğunluğunun azaldığını belirten Prof. Dr. Ünalmış, bu durumun altın ONS fiyatının 3 bin 500 dolar seviyesinin üzerine çıkmasının ardından gerçekleştiğini ifade etti. Türkiye’de de Merkez Bankası’nın 31 Ekim’de aldığı kararla, yerli altın madeninin öncelikli alım hakkını askıya aldığı hatırlatıldı.
‘FED BAŞKANI ADAYI DÜŞÜŞTE ETKİLİ OLDU’
Altının ONS fiyatının 2 Şubat’ta 4 bin 506 dolara gerilemesini de değerlendiren Prof. Dr. Ünalmış, bu düşüşte Trump’ın FED Başkanı olarak Kevin Warsh’ı aday göstermesinin önemli bir rol oynadığını aktardı. Ünalmış, “Trump’ın FED’in başına Kevin Warsh’ı aday göstermesi, dolar üzerinde olumlu bir etki yarattı. Warsh’ın doları güçlü kılacak politikalar izleyeceği beklentisi, altın ve değerli madenlerde düşüşe neden oldu.” şeklinde konuştu.
‘ARTIŞ KOŞULLARI DEVAM EDİYOR’
Bugün yaşanan yükseliş trendi ile altın ONS fiyatı 5 bin dolara yaklaşırken, Prof. Dr. Ünalmış, sert geri çekilmenin ardından fiyatlarda bir toparlanma hareketinin görüldüğünü, değerli metallere yönelik talep yaratan koşulların hâlâ geçerli olduğunu vurguladı.
Altın ve gümüş gibi değerli madenlerdeki artışın farklı sektörlere olan etkilerini de değerlendiren Prof. Dr. Ünalmış, yapılan araştırmaların altın fiyatlarının zirve yaptığı dönemlerde gayrimenkul, otomobil ve beyaz eşya satışlarında artış gözlemlendiğini, ancak diğer sektörlerde belirgin bir yansımanın olmadığını belirtti.
ENERJİ İHTİYACI GÜMÜŞ VE BAKIR FİYATLARINI ETKİLİYOR
Altın ve gümüş fiyatlarındaki artışın ürün bazında etkileri hakkında konuşan Prof. Dr. Ünalmış, bakır fiyatlarındaki yükselişe de dikkat çekti. “Yapay zekanın gelişimi enerji ihtiyacını artırdı. Bu enerjinin sağlanması için temiz enerji ve mini nükleer santrallerin inşa edilmesi planlanıyor. Enerji sistemleri için bakır ve gümüşe ihtiyaç duyuluyor. Örneğin, güneş panellerinin yapımında gümüş kullanılıyor. Bu durum gümüş talebini ve fiyatını artırıyor. Ancak gümüş fiyatlarındaki artış, güneş panellerinin maliyetlerine de etki ediyor. Güneş panellerinde yaklaşık 20 gram gümüş kullanılmakta, enerji naklinde ise bakır ön plana çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Ünalmış, artan enerji ihtiyacının bakır fiyatlarına yansıdığını düşünerek, ‘Külçe bakır’ satışlarındaki artışın da bu beklentiden kaynaklandığını belirtti. Bu durumun hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğunu dile getiren Ünalmış, “Fiyatlar hızlı bir şekilde yükselirse, aynı hızla düşme riski de taşır.” şeklinde konuştu.



