Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında 5 yeni tanığın ifadeleri ortaya çıktı.
Devletin Yanında Durdu Fetö Hedef Aldı
Dosyadaki FETÖ bağlantısı ve şüpheli ölüm iddiaları Alanya’da da şok yarattı. Türkiye’deki gizli astım hastası sayısı 3,5 milyonu aştı Alihan Kuriş dair yürütülen suç örgütü soruşturması, savcılık dosyasına giren yeni ve sarsıcı tanık beyanlarıyla yepyeni bir boyut kazandı.
Farklı tarihlerde beş ayrı tanığın verdiği ifadeler; eski lider Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümünden, yapının FETÖ ile olan karanlık temaslarına kadar kan donduran detayları gün yüzüne çıkardı. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve özellikle cemaat yapılanmasının geniş bir tabana sahip olduğu Alanya’da da vatandaşlar tarafından yakından ve endişeyle takip edilen soruşturma dosyası, krizin perde arkasını aralıyor. Dosyaya giren kritik ifadelerden ilki Mahmut Kösemusul’a ait.
Liderlik İçin Fetö Desteği İddiası
Beyana göre, dönemin lideri Arif Ahmet Denizolgun, Fethullah Gülen’in “Birlikte hareket etme” teklifini kesin bir dille reddederek “Biz devletimizin yanında dururuz” restini çekti. Kösemusul, 17-25 Aralık süreci patlak verdiğinde bu sinsi teklifin aslında doğrudan hükümeti ve devleti hedef alan bir kumpas arayışı olduğunu anladıklarını altını çizdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade veren bir diğer isim Ahmet Köse ise, Bakırköy Kartaltepe’deki yurtta yönetici olduğu dönemde iki FETÖ mensubunun kendisine gelerek “Mevcut idareye karşı” yardım istediklerini, buna karşın getirilen hediyeleri reddederek bu karanlık teklifi geri çevirdiğini anlattı.
Soruşturmanın en kritik ve gerilimi tırmandıran aşaması ise tanık Rüstem Şahin’in Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki sözleri oldu. Şahin, “Alihan doğrudan FETÖ tarafından yönetilmekteydi” şeklindeki şok edici beyanıyla okları Kuriş’e çevirdi. İddiaya göre FETÖ, devletin yanında saf tutan Denizolgun’u tasfiye ederek yerine kendileriyle uyumlu çalışacak Alihan Kuriş’i hazırladı.
Cenaze Kalkmadan Şok Biat Trafiği
Şahin aynı zamanda, Denizolgun’un hükümetle temas kurmaya hazırlandığı son günlerinde, Kuriş’in Ümraniye’deki merkezde kimliği belirsiz FETÖ şüphelileriyle çok yoğun bir trafik içinde olduğunu savcılık kayıtlarına geçirdi. Eski liderin ölümünün hemen ardından yaşananlar ise soruşturmanın kilit noktalarından birini oluşturuyor. Tanıklar Yunus Koz ve Hüseyin Yılmaz’ın anlattıkları, liderlik koltuğunun nasıl hızla el değiştirdiğini gözler önüne serdi.
8 Eylül 2016 sabahı, Denizolgun’un cenazesi dahi defnedilmeden Ümraniye’deki merkezde Alihan Kuriş apar topar lider ilan edildi. Hüseyin Yılmaz, Recep Okumuşlar’ın merkeze gelerek Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’in selamıyla “Alihan Kuriş’e biat edilmesi” talimatını verdiğini ifade etti. Hiçbir tecrübesi olmayan Kuriş’in aynı gün makam odasına geçerek “Üst düzey” sır görüşmeler yapması yapı içinde büyük bir şaşkınlık ve kırılma yarattı.
Ölümündeki Karanlık Şüphe Dosyada
Bu dayatmayı reddeden Yunus Koz’un ise yapılanma ile tüm bağları koptu. Savcılığın FETÖ başlığını özel olarak irdelediği Yunus Koz’un ifadesi, cinayet şüphelerini de resmi evraklara taşıdı. Arif Ahmet Denizolgun’un hayatını kaybetmeden hemen önce FETÖ’ye asla boyun eğmeyeceğini deklare ettiğini vurgulayan Koz, “Denizolgun’un öldürülmesinde FETÖ’nün Alihan üzerinde etkisi olduğunu düşünüyorum” diyerek soruşturmanın seyrini değiştirecek bir iddiayı ortaya attı.
Diğer tanık Ahmet Köse ise ölüm ve FETÖ bağlantısı sorularına bilgisi olmadığı yönünde yanıt verse de, ardı ardına gelen bu ağır suçlamalar, gözlerin yargıdan çıkacak yeni kararlara çevrilmesine sonucunu doğurdu.
