AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün ile parti genel merkezinde bir araya geldi. Yalçın, başörtüsüyle ilgili olarak toplumsal kutuplaşmanın önlenmesi gerektiğini vurguladı. Her defasında bu zihniyeti eleştirmelerine rağmen, bu durumun devam ettiğini dile getirdi. Yalçın, “Bugün birçok hukuki ve siyasi düzenleme yapıldı. Artık yasaklamalar yok, üniversitelerimizde ve kamu binalarında insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Ancak maalesef bu alçak zihniyet hâlâ bir yerlerde gizli kalmış durumda ve fırsat kolluyor. ‘Biz aslında başörtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz’ diyorlar. Ne yazık ki, şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınına bile tahammül edemeyen kin ve nefret dolu insanlar var. Hukuki sürecin başladığını belirtmek isterim. İnşallah bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve ekibi, tam da temsil etmeleri gereken değerleri temsil ederek, bizim gururumuz oldular” ifadelerini kullandı.

‘ONUN HAKKINI HİÇBİR YERDE BIRAKMAYACAĞIZ’
Yalçın, “Darbe anayasasıyla mücadelemiz sürüyor, özgürlükler alanındaki mücadeleniz de devam ediyor. Bu zamana kadar önemli mesafeler kat ettik. İnşallah sivil anayasayla bu mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yere kadar taşıyacağız; ancak o zihniyetle mücadele etmeyi asla bırakmayacağız. Zeynep Başkan son derece öz güvenli bir insandır. Öz güvenle mücadelemizi sürdüreceğiz. Anlamak istemeyenlere bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız. Zeynep Başkan Anadolu’yu ve bizleri temsil ediyor. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız” şeklinde konuştu.
‘KILIK KIYAFETE DEĞİL, YAPTIKLARINA BAKILMALI’
Mihalgazi Belediye Başkanı Akgün, “Bu nesil bu meseleyi çözmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız gerekiyor. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmeyen insanlar var. Bu durumu onlara nasıl beğendireceğiz? Kılık kıyafete değil, insanların yaptıklarına bakılmalı. Buna bakmayı bile başaramayan insanlar, kendilerini toplumda kıymetli zannediyorlar. Oysa demokrasi, her türlü kıyafeti giyen insanların her tür görevde olabildiği bir alandır” dedi.

‘OĞLUM, BENİ TESELLİ ETTİ’
Akgün, kılık kıyafetinden dolayı maruz kaldığı hakaretlerin üzücü olduğunu belirterek, “Bir anne, evladının tesellisine maruz kalmamalı. Oğlum beni arayıp, ‘Anne bunlara üzülme’ dediğinde üzülüyorum. Benim teselli etmem gereken çocuk, şimdi beni teselli ediyor; insanı gerçekten üzüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin anayasal bir hak haline gelmesi gerekiyor, bir an önce sivil anayasaya geçilmelidir” şeklinde konuştu.




