https://youtube.com/watch?v=gGlOxjaG3Y8%3Fsi%3DSgx1pZ-FuZCpfsBn%26enablejsapi%3D1%22+width%3D%22560%22+height%3D%22315%22+frameborder%3D%220%22+allow%3D%22accelerometer%3B+autoplay%3B+clipboard-write%3B+encrypted-media%3B+gyroscope%3B+picture-in-picture%3B+web-share%22+allowfullscreen%3D%22allowfullscreen%22+data-inline-video%3D%22true
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının devam ettiği sırada bir basın toplantısı düzenleyerek önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın’ın sunum yaptığını belirterek, “Gündemimizde İran’daki gelişmeler, İsrail’in Lübnan, Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik saldırgan politikaları ve Irak’taki gelişmeleri kapsamlı bir şekilde değerlendiriyoruz. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge konusu da MYK’nın önemli gündem maddelerinden biridir.” dedi.
‘BARİŞ GÖRÜŞMELERİ DEVAM ETMELİDİR’
Çelik, İslamabad’da gerçekleştirilen ABD-İsrail-İran arasındaki barış görüşmeleri hakkında, “İlk turda barış görüşmeleri sonuçlanamadı. Bizim görüşümüz, barış görüşmelerinin devam etmesi gerektiğidir. Bunun sağlanabilmesi için ateşkes ortamının korunması şarttır. Bu kadar karmaşık bir konuda ilk turda bir sonuç alınmasını beklemek doğru olmaz. Hürmüz Boğazı meselesi, nükleer program ve silahlar, savaşın yarattığı insani kayıplar ve tazminatlar gibi birçok boyutu olan bir konu. ABD ve İsrail’in gerçekleştirdiği hukuksuz saldırıların ardından bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi sonuçlar ortaya çıktı. Burada oluşan durum sadece bölge barışını değil, tüm dünyayı etkilemektedir. NATO meselesinde bile çatlaklar oluşma riski bulunmaktadır. Bu süreçte, İsrail’in barışı sabote etme çabaları sürmektedir. Lübnan, Gazze ve Batı Şeria’da insansızlaştırma faaliyetleri devam ediyor. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda barışın korunması daha da kıymetli hale gelmiştir. Barış görüşmelerinin kapsamlı bir şekilde devam etmesinin faydalı olacağına inanıyoruz. Türkiye, bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turuna katkı sağlamaktadır.” şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE’NİN GÖSTERDİĞİ BİRLİK TAKDİRE ŞAYANDIR’
Çelik, açıklamalarının devamında, “Barış iradesi olduğu için Netanyahu, Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Soykırım şebekesi mensupları da benzer şekilde saldırılarda bulunuyor. Hakkaniyet ve hukuk çerçevesinde hareket ederek barışın sağlanması için Türkiye elinden gelen çabayı göstermektedir. Türkiye’nin muhalefet partileriyle birlikte Netanyahu ve soykırım şebekesine karşı gösterdiği birlik ve beraberlik, takdire değer bir durumdur. Siyonist ve emperyalist emellere sahip olanların, Türkiye’ye karşı olan husumeti anlaması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Fransa’da Lafarge firmasının, terör örgütlerini Suriye’de finanse ettiği iddialarıyla yargılandığı davanın sonuçlandığını ve firmanın mahkum edildiğini belirten Çelik, “Bu durum, Batılı ülkelerdeki siyasi liderlerin teröre karşı olduklarını iddia ederken nasıl da teröre destek verdiklerini göstermektedir.” dedi.
‘TÜRKİYE’DEN UGANDA’YA YÖNELEN DOSTLUK SESİDİR’
Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik, Uganda Genelkurmay Başkanı’nın Türkiye’ye yönelik diplomatik tehditlerine ilişkin, “Söylediklerinin anlamını anlayamıyorum. Uganda’nın Türkiye ile sorunu yok, Türkiye’nin de Uganda ile bir sorunu yok. Bu açıklamaları düzeltmeye çalıştı. Türkiye’den Uganda’ya yönelen ses, dostluk sesidir.” diye belirtti.
Macaristan’daki son seçimlere de değinen Çelik, “Yeni dönemde seçilenleri Macar halkına duyduğumuz saygı gereği tebrik ediyoruz. Türkiye ile Macaristan arasındaki iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
‘ODAK, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN FESHİDİR’
Çelik, bakanlıkların ayrılacağı yönündeki iddiaların gündemde olmadığını vurguladı. DEM Parti’nin “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” konusundaki ifadeleri hakkında ise, “DEM Parti içinde sorumlulukla konuşan milletvekilleri var. Ancak birkaç kişi, sistematik bir şekilde Cumhurbaşkanımızı ve Devlet Bahçeli’yi hedef alıyor. Kendileri sürekli ‘çözüm’ istediklerini, AK Parti’nin ise buna karşı çıktığını iddia ediyorlar. Kullandıkları cümleler ise siyasi açıdan niteliksiz. Bizim odaklandığımız konu, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge sürecinin sağlıklı bir şekilde işlemesi. Bu niteliksiz cümleleri kuranlar, sürekli odağı kaydırmaya çalışıyor. Odağımız, PKK terör örgütünün feshedilmesi ve silahların tamamen bırakılmasıdır. Bu cümleleri kuranlardan hiçbiri bugüne kadar ‘PKK silah bırakmalıdır’ dememiştir. Sürekli olarak iktidara ve devlete ödev vermeye çalışıyorlar. Meclis Komisyonu çok nitelikli bir çalışma gerçekleştirdi. Toplumdan herkes davet edildi. Raporun sonunda ‘silah bırakmaya bağlı yasal düzenlemelerin yapılması’ önerisi yer alıyor. Teyit



