Aysu DURSUN/ANTALYA, (Antalya Olay) – Antalya İş İnsanları Derneği (ANTİAD) tarafından düzenlenen “Antalya’da Deprem Bilinirliği ve Kentsel Dönüşüm Zirvesi”nde, kentin deprem riski ve kentsel dönüşüm süreçleri uzmanlarla birlikte masaya yatırıldı. Zirvede konuşan Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Türkiye’nin teknik gücü, ekonomik gücü ve insan gücü mevcut. Deprem, bizim için bir sorun olmaktan çıkmalıdır” ifadelerini kullandı.
ANTİAD’ın üyeleri için düzenlediği zirvede, deprem riskleri, yapı güvenliği, şehir planlaması, zemin yapısı ve sürdürülebilir dönüşüm süreçleri ele alındı. Antalya’nın geleceğini doğrudan etkileyen konuların tartışıldığı zirvede; İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Soner Akdoğan, Şehir Plancıları Odası Antalya Şube Başkanı Doç. Dr. Engin Kepenek, Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı ve Prof. Dr. Şükrü Ersoy konuşmacı olarak katıldı.
“BU BİLİNÇ BİZİM ORTAK SORUMLULUĞUMUZ”
Zirvenin açılışında konuşan ANTİAD Başkanı Bilal Köleoğlu, deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede güvenli şehirler inşa etmenin ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Köleoğlu, “Bugün burada Antalya’mızın geleceği adına kritik bir konuda bir araya geldik. Deprem bilinirliği ve kentsel dönüşüm zirvesi, sadece bir etkinlik değil; aynı zamanda bilinçlenmenin, ortak aklın ve toplumsal sorumluluk duygusunun güçlü bir yansımasıdır” dedi. Deprem ve kentsel dönüşüm konularının ortak akılla ele alınması gerektiğine dikkat çeken Köleoğlu, “Toplumsal farkındalığı artırmak hepimizin ortak sorumluluğu. Bugün konuşacağımız konuların Antalya’nın geleceğine ve yöneticilerine ilham vermesini diliyorum” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE DEPREM KUŞAĞINDA”
Prof. Dr. Şükrü Ersoy, sunumunda Antalya’nın depremselliği, zemin yapısı ve afet risklerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin Alp-Himalaya dağ kuşağı üzerinde yer aldığını belirten Ersoy, “Bu, genç bir dağ kuşağıdır. Oluşum süreci tamamlanmadığı için bu bölgede depremler devam edecektir. Türkiye’nin deprem olmayan bir ülke olduğunu düşünmek hayal olur; ancak dünya üzerindeki depremlerin yalnızca yüzde 20’si burada yaşanıyor” dedi. Antalya’nın turizm merkezi olması nedeniyle nüfus yoğunluğunun her geçen yıl arttığına vurgu yapan Ersoy, “Antalya geniş bir alanı kapsıyor. Dağlık bölgeleri, kıyı alanları ve yoğun yapılaşmasıyla ciddi bir planlama gerektiren bir kent” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN DEPREMLE MÜCADELE GÜCÜ VAR”
Türkiye’nin depremle mücadele kapasitesinin yeterli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ersoy, “Türkiye’nin teknik gücü, ekonomik gücü ve insan gücü mevcut. Depremle ve diğer afetlerle baş edebiliriz. Ancak ciddi bir denetim ve mesleki ahlak sorunu bulunuyor. Bu sorunlar düzeltildiğinde birçok sorun çözülebilir” dedi. Türkiye’deki diri fay haritalarının sürekli güncellendiğini belirten Ersoy, geçmişte 150 olarak bilinen diri fay sayısının 2026 yılı için güncel verilerle 700’e ulaştığını aktardı. Bu durumun Türkiye’nin deprem gerçeğinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olduğunu vurguladı.
Panelde konuşmacılar, Antalya’nın mevcut yapı stoğu, kentsel dönüşüm süreçleri, yerel yönetimlerin rolü ve toplumda afet bilincinin artırılması konularında değerlendirmelerde bulundu. Katılımcılar, Antalya’da güvenli yapılaşmanın önemine dikkat çekerek, bilimsel veriler ışığında planlama yapılması gerektiğinin altını çizdi. (Antalya Olay)



