Özel İtalyan Lisesi’nde süregelen toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki anlaşmazlık nedeniyle Türk öğretmenlerin başlattığı grev, 100. gününe girdi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevlendirdiği 12 öğretmenin, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı sonrası okuldan ayrılması, velilerin büyük tepkisini topladı. Sınav dönemiyle çakışan bu karar, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan veliler tarafından protesto edildi. Veliler adına basın açıklamasını Okul Aile Birliği Başkanı Özlem Eren gerçekleştirdi.

‘DÜNYANIN HİÇBİR MODERN ÜLKESİNDE BİR EĞİTİM GREVİNİN BU KADAR UZUN SÜRDÜĞÜ GÖRÜLMEDİ’
Okul Aile Birliği Başkanı Özlem Eren, “Bugün burada, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde, sadece anne ve babalar olarak değil, çocuklarının eğitim hakkı ellerinden alınmış ve gelecekleri belirsizliğe itilmiş vatandaşlar olarak sesimizi yükseltiyoruz. İtalyan Lisesi’nde 14 Türk öğretmenin başlattığı grev, tam 100. gününe girmiştir. Dünyanın hiçbir modern ülkesinde bir eğitim grevinin bu kadar uzun sürdüğü ve çocukların bu denli mağdur edildiği görülmemiştir. Okul bir fabrika, öğrenciler ise ürün değildir. 100 gündür 400 öğrencimizin dersleri boş geçiyor, sınavları yapılamıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın atanmış 26 öğretmenden 12’si göreve başlamıştı. Ancak, Ankara İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararı nedeniyle bu öğretmenler okuldan ayrılmak zorunda kaldı,” şeklinde konuştu.
‘400 ÖĞRENCİ KOCA BİR EĞİTİM YILINI KAYBETME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYADIR’
“Gelinen noktada durum son derece vahim. 400 öğrenci büyük bir eğitim yılını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. 12’nci sınıf öğrencilerimiz mezuniyet haklarını ve üniversite geleceklerini kaybetme eşiğindedir. Sendikal grev hakkı, 400 çocuğun anayasal eğitim hakkını hiçe saymaktadır. Buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na, devletimizin tüm kurumlarına ve siyasi partilere sesleniyoruz: Acil çözüm bekliyoruz. Okullar fabrikalar değildir, öğretmenler işçi değildir, çocuklar ise bir fabrikada üretilen ürünler değildir. Eğitim, ideolojik çatışmalara veya sendikal süreçlere kurban edilemeyecek kadar değerlidir. Bu süreçte en büyük zararı gören çocuklarımız için, konu geri dönülemez bir noktaya ulaşmadan tüm tarafları sağduyuya ve acil çözüme davet ediyoruz. Çocuklarımızın geleceğinin çalınmasına sessiz kalmayacağız,” ifadelerini kullandı.

‘CERRAH GREV YAPAR AMA AMELİYATA GİRER’
Öğrenci velilerinden Jale İkiz, “Bizim çabalarımızla Milli Eğitim Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu okula geçici öğretmen atadı. Buradaki amaç, devlet öğretmenlerimizin okula gelip eksik dersleri telafi etmeleri ve sınavları yapmalarıydı. Ancak sendika, bu hakkımızı da elimizden aldı ve yürütmeyi durdurma kararı alındı. Biz veliler olarak eğitim hakkımız için buradayız. Devletimiz öğretmenleri gönderdi fakat neden bu öğretmenler geri çekilmek zorunda bırakılıyor? Neden karnelerimizi almakta zorlanacağız? Bu 3 aylık boşluğun hesabını hangi sendika verecek? Ülkemizde ve dünya tarihinde 100 günü aşan bir eğitim grevi olmamıştır. Devlet öğretmenlerinin hafta sonu bakanlığa gidip gösteri yapmaları, pazartesi derslere dönmeleri normaldir. Ama okulu bırakıp giden bir devlet öğretmeni duydunuz mu? Tıpta bile grev olur, ama cerrahlar çalışmaya devam eder. Çünkü vatandaşın hizmete ihtiyacı var. Bizim de çocuklarımızın eğitime ihtiyacı var. Böyle bir grev kabul edilemez,” dedi.

‘ÇOCUKLARIMIZ BU KAVGANIN BİR TARAFI DEĞİLLER’
Velilerden Bora Karaca, “Ben de 12’nci sınıf öğrencisi velisiyim. Öğrenciler ve veliler olarak, burada en fazla mağdur olanlar öğrenciler. İki taraf arasındaki uzlaşmazlık, öğrencileri etkilemekte. Grevin başlangıcında kimse onların düşüncelerini sormadı. Ancak şimdi, taraf olmadıkları ve fikirlerinin alınmadığı bir çatışmanın içinde mağdur oldular. Çocuklarımız bu kavganın bir parçası değiller. Dileğim, 12’nci sınıfların kazasız bir şekilde diplomalarını alabilmesi, diğer sınıflardaki öğrencilerin sınıf geçmeleri ve eksik derslerin telafi edilmesidir. Umarım bu mağduriyet kalıcı bir hasar bırakmaz,” şeklinde konuştu.

‘MEB GREV KIRICILIĞI DEĞİL, TELAFİ ÇABASI YAPTI’
Velilerden Alper Aydemirkan, “Burada sendika veya başka mecraların grev kırıcı olarak nitelendirdiği ve idare mahkemesinden yürütmenin durdurulması kararını aldıran kişiler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın aslında grev kırıcılığı yapmadığını göz ardı ediyorlar. Bakanlık, çocukların eğitim hakkını korumak için 26 öğretmen atamıştı. Ancak bu öğretmenlerin tamamı görev başı yapamadı. Göreve gelen öğretmenler de grev kırıcılığı ithamıyla mahkeme kararıyla görevden alındı. Bu, benim bir veli olarak anlayamadığım bir durum. Biz çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir eğitim almasını istiyoruz. Anayasal olarak güvence altına alınmış hakkımızın ivedilikle çözüme kavuşturulmasını talep ediyoruz. Başka bir isteğimiz yok,” diye belirtti.
-
Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin



