Almanya’dan Kasım 2025’te İstanbul’a gelen ve Adli Tıp Kurumu’nun raporuna göre kaldıkları otel odasında uygulanan böcek ilacından kaynaklı zehirlenme sonucu yaşamlarını yitiren 4 kişilik Böcek ailesinin ardından, 4 Mayıs’ta Mersin’in Bozyazı ilçesinde Musa Tülü (38) ve eşi Ebru (33) ile çocukları Azra ve Ömer Selim Tülü, yakınlarını ziyarete geldikleri sırada zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. Aile üyelerinden Azra ve Ömer Selim Tülü yaşamını yitirirken, Musa ve Ebru Tülü çifti tedavi edilerek taburcu edildi. Olayla ilgili yapılan incelemelerde, ailenin kaldığı odada zehirli madde kalıntılarına rastlandı. AFAD ekiplerinin yaptığı araştırmada, Musa Tülü’nün annesine ait ikinci kattaki evde, buğday deposu olarak kullanılan bir bölümde ‘insan sağlığını etkileyebilecek düzeyde fosfor sinir gazı’ olduğu belirlendi. Evin tahliye edilerek karantinaya alındığı bildirildi.
‘KATI, SIVI VE GAZ FORMÜLLERİ OLUYOR’
ÇÜ Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Atakan, vatandaşların ev, iş yeri, bahçe ve ambar gibi yerlerde bilinçsizce kullandığı ilaçlara karşı uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Atakan, “Hastalık ve zararlı etmenlere karşı tarımsal amaçlı kullanılan bitki koruma ürünleri, halk sağlığını tehdit eden ilaçlar ve depolanan bitkisel ürünlerin kontrolü için kapalı ortamlarda kullanılan kimyasallar bulunuyor. Bu ürünler katı, sıvı ve gaz formüllerine sahip. Genellikle gaz formunun kullanılmasıyla yapılan uygulamalar ‘fumigasyon’ olarak adlandırılır” dedi.
HALK ARASINDA ‘TABLET’ OLARAK BİLİNİYOR; SON DERECE ZEHİRLİ VE YANICI
Kapalı alanlarda yapılan ilaçlamalarda kullanılan kimyasalların son derece zehirli ve yanıcı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ekrem Atakan, “Halk arasında ‘tablet’ olarak bilinen fumigant maddeler, uygulama sonrası bir saat içinde havanın nemiyle etkileşime geçerek gaz yaymaya başlar. Bu maddeler son derece zehirli ve yanıcıdır. Uygulama sırasında kişisel koruyucu ekipman kullanılması şarttır. Gaz yayıldıkça sarımsak benzeri bir koku oluşur. Kapalı ortamlarda bu koku hemen fark edilirken, evlerde gazın hızla yayılması ve fark edilmesi zor olmaktadır. Bu nedenle, bu tür zehirli bileşiklerin depolarda bile dikkatli bir şekilde kullanılması gerektiği, yaşam alanlarında ise kesinlikle kullanılmaması gerektiği önemlidir” ifadelerini kullandı.
DEPODA UYGULANAN İLAÇLAR YAŞAMSAL ORTAMLARDA KULLANILMAMALI
Bu tür uygulamaların yalnızca yetki belgesi olan kişiler tarafından belirli bir program dahilinde yapılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Atakan, “Yaşam alanlarındaki haşere, kemirgen ve böcek gibi zararlılara karşı ‘Depoda kullanılan ilaçları evde de uygulayalım’ demek son derece yanlıştır. Ev, okul, hastane, restoran gibi kentsel ortamlarda uygulanacak ilaçlamaların son derece zehirli bileşikler içeren fumigant maddelerle yapılması büyük bir hatadır. Bu maddelerin depolarda kullanılırken sıcaklık, nem ve sızdırmazlık gibi birçok kriter dikkate alınmalıdır. Fumigasyon yetki belgesi olan kişilerce planlı bir program dahilinde uygulanmalıdır. Uygulama miktarı da çok önemlidir; zira bu ilaçların zehirlenme durumunda panzehri yoktur ve ölümcül sonuçlar doğurabilir. Bu tür zehirli bileşiklerin yaşam alanlarında kullanılması yönetmeliklerle yasaklanmıştır. Aksi takdirde, kaybedilen canları geri getirmek mümkün değildir” dedi.
Prof. Dr. Ekrem Atakan, ilaçlama sırasında kusma, baş dönmesi, bayılma, bulanık görme, çift görme ve istemsiz hareketler gibi belirtiler gösteren kişilerin acil olarak 114’ü arayarak yardım istemesi ve serin bir ortamda sağlık ekibinin gelmesini beklemesi gerektiğini de ekledi.



