Diyarbakır’da Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, bir eczacının ve Türk Eczacılar Birliği’nin şikayetleri üzerine, pahalı ilaçların yazıldığı reçetelerin toplandığı ve hastaların belirli eczanelere yönlendirildiği iddialarıyla ilgili olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Hastane yönetimi de konuyla ilgili bir idari soruşturma başlattı ve F.E., N.A. ile eczacılar H.D.O. ve Ö.F.K. gözaltına alındı. Şüpheliler, savcılıkta verdikleri ifadelerin ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

HASTALARDAN KİMLİK BİLGİLERİ TOPLANDI
Soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. Diyarbakır 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, hastane içerisinde pahalı ilaçların yazıldığı reçetelerin toplandığı, hastaların kimlik bilgilerinin alındığı ve bazı hastaların belirli eczanelere yönlendirildiğine dair görüntüler ile tutanaklar dosyaya eklendi. İddianamede, şüpheliler F.E., N.A. ile eczacılar H.D.O. ve Ö.F.K.’nin hastane içinde veya çevresinde reçete temini ve yönlendirme faaliyetinde bulundukları tespit edildi. Ayrıca, bu eylemlerin sağlık hizmetlerinin eşit ve adil sunumuna zarar verdiği, meslek etiği ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu ifade edildi; eylemlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve 55’inci maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğu değerlendirildi.

‘HAKSIZ REKABET’ SUÇLAMASI
İddianamede yer alan kamera görüntüleri, CD çözüm tutanakları ve bilgi sahibi ifadelerine atıfta bulunularak, hastane içerisinde reçete temini ve hastaların belirli eczanelere yönlendirildiği, hastane binasında ya da poliklinik koridorlarında hareket eden kişilerin belirlendiği ifade edildi. Savcılık, bu eylemlerin ‘Haksız rekabet’ suçunu oluşturduğuna kanaat getirerek, şüphelilerin 6102 sayılı Kanun’un 62/1’inci maddesi uyarınca 3’er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

‘KİMSEYİ YÖNLENDİRMEDİM’
Diyarbakır 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına sanıklar ve avukatları katıldı. Sanık F.E., savunmasında bir dönem Ö.F.K.’nin eczanesinde, daha sonra H.D.O.’nun eczanesinde temizlik işleri yaptığını belirterek, “Bu kişilerin yanında çalıştım. Kendi okuryazarlığım yok, bu nedenle temizlik işleri yapıyordum. Hiç kimseyi bu şahısların yanında ilaç almak için yönlendirmedim. Diğer sanıklar da beni bu konuda yönlendirmediler. Sadece akrabalarımın ve tanıdıklarımın istedikleri ilaçları veriyordum. Suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum” dedi.
‘YETERİNCE MÜŞTERİM VAR’
Eczacı H.D.O. ise suçlamaları reddederek, “Kesinlikle ne F.E.’yi ne de başka birini eczaneme hasta getirmesi için yönlendirmedim. Buna ihtiyacım yok. Eczanem hastanenin karşısında, yeterince müşterim var. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum. Aksi takdirde lehime olan hükümlerin uygulanmasını isterim. F.E. ilk olarak 2021 yılında yanımda 2 hafta çalıştı. Sonrasında işten ayrıldı. 2023 yılında deprem sonrası tekrar kendisini eczaneme aldım ve yaklaşık 7-8 ay çalıştı” şeklinde konuştu.
‘SÜREKLİ ŞİKAYETLER GELİYORDU’
Davaya katılan müşteki H.A., bölgede yönlendirme şikayetlerinin olduğunu ancak sanıklar hakkında somut bir şikayet bulunmadığını belirtti. H.A., “Olay tarihinde Diyarbakır Eczacılar Odası’nda yönetim kurulu üyesiydim. O dönemde sürekli eğitim ve araştırma hastanesinin bulunduğu bölgede eczacılarla ilgili şikayetler geliyordu. Ancak bu şikayetlerde yönlendirmenin kim tarafından yapıldığına dair bir bilgi yoktu. Bu nedenle savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Ancak sanıklar ile ilgili somut bir şikayet yoktur. Ben şahsen şikayetçi değilim” dedi.
-
Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin



