Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (Antalya Olay) – Antalya’da, bazı oteller ve sahil işletmeleri, ‘yaz sezonuna hazırlık’ adı altında ciddi inşaat çalışmaları yürütüyor. Dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nde, ağır iş makineleri ile gerçekleştirilen bu çalışmalar, güvenlik açısından büyük riskler taşıyor. Öte yandan, bu çalışmaların hemen yanı başında turistlerin denize girdiği gözlemleniyor.
Konyaaltı Beach Park’tan başlayıp Serbest Bölge Kavşağı’na kadar uzanan 7 kilometrelik sahil boyunca, işletmeler yaz sezonu hazırlıkları için inşaat faaliyetlerine girişti. Bazı işletmeler, sözleşmelerine ve Kıyı Kanunu’na aykırı olarak izinsiz uygulamalar gerçekleştiriyor. Bu kapsamda, 5 yıldızlı bir otelin önündeki sahil alanı ile Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan EKDAĞ A.Ş.’nin işlettiği halk plajında ağır iş makineleri kullanılıyor. Sahilde güneşlenen turistlerin arasında gerçekleştirilen bu çalışmalar, tepkilere neden oldu.
ECRİMİSİL BİR CEZA, HAK DEĞİL
Antalya Barosu Çevre Kurulu Başkanı Avukat Duygu Kozanoğlu, Konyaaltı Sahili’nin ve tüm kıyıların kendi ekosistemleri ve doğal yapıları olan alanlar olduğunu belirtti. Kozanoğlu, “Bu alanlar, özel korunması gereken bölgeler arasında yer almakta ve kamu kullanımına açıktır. Dolayısıyla bu alanların işletmelere devredilmesi, kıyılar üzerinde mülkiyet hakkı varmış gibi işlemler yapmalarına olanak tanımaz. İşletmeler, ‘hizmet veriyoruz’ ya da ‘düzenleme yapıyoruz’ diyerek ekosistemi bozmakta, doğal yapıyı tahrip etmekte ve daha fazla kullanım alanı yaratma çabası içinde. Genellikle, bu tür yasadışı uygulamalara ecrimisil ödenerek cezalandırıldığı söyleniyor. Ancak bu, ecrimisilin sadece o anki haksız kullanıma ilişkin bir ceza olduğunun göz ardı edilmesi anlamına geliyor. Ecrimisil ödenmesi, durumu yasal hale getirmez,” dedi.
EKOSİSTEME ZARAR VERİYOR
Kozanoğlu, Konyaaltı Sahili’nde yaşanan erozyon sorununa da dikkat çekti. “Antalya kıyılarında sahil bandının daralması söz konusu. İnsan müdahalesinin olumsuz etkilerine karşı önlem alınmalı. Herhangi bir düzenleme yapılacaksa, çevreye en az zarar veren yöntemler tercih edilmelidir. Ağır makinelerin sahile girmesi, buradaki bitki ve hayvan ekosistemine zarar verebilir. Bu nedenle, bilimsel ve çevresel etki değerlendirmeleri yapılmalı ve çalışmalar buna göre planlanmalıdır,” ifadelerini kullandı.
CAN GÜVENLİĞİ TEHLİKESİ
Kozanoğlu, sahilde güneşlenen ve denize girenlerin arasında çalışan ağır iş makinelerinin can güvenliği açısından ciddi riskler taşıdığını belirtti. “Hafriyat yapılıyor veya iş makineleri kıyı kullanım halindeyken çalışıyor. Bu durumda çalışma saatleri ve sağlık güvenliği dikkate alınmalıdır,” şeklinde konuştu.
6 METREKARELİK YAPI İHLALİ
Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şube Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Güray Doğan, Konyaaltı Sahili’ndeki işgallerle ilgili ciddi şikayetler aldıklarını belirtti. Doç. Dr. Doğan, “İşletmeler, sözleşmedeki 6 metrekarelik yapı sınırını aşıyor. Özellikle sahili bölen yapılar ve barların yapılması, sahil erişimini engelliyor. Vatandaşın sahile erişim hakkı bulunmaktadır ve bu hakkı elinden alamazsınız. Sahil, vatandaşlar için olduğu kadar doğal yaşam açısından da büyük önem taşımaktadır. Geçmişte, bazı kaplumbağaların bu gürültü ve ışık kirliliğine rağmen sahile gelip yumurta bıraktığını gördük. Bu nedenle, hem doğal yapının korunması hem de vatandaşların erişim hakkının gözetilmesi için uygun malzeme seçimi yapılmalıdır,” diye konuştu.
İŞ MAKİNELERİ TEHLİKELİ
Doç. Dr. Doğan, sahildeki iş makinelerinin ciddi tehlikeler oluşturduğunu vurguladı. “Vatandaşlarımız sahili kullanabilmeli. Ancak iş makineleri ile gerçekleştirilen çalışmalar, bu durumu zorlaştırıyor. Eğer iş makineleri, dere yatakları gibi zorunlu alanlarda kullanılacaksa buna ses çıkarmayız. Lakin rekreasyon alanlarında bu tür çalışmalar, toprak verimliliğini kaybettirir ve biyoçeşitliliği olumsuz etkiler. Bu nedenle, toprak sıkışmamalı ve vatandaşlarımızın can güvenliği sağlanmalıdır. Sahilde hem vatandaşların güneşlenip denizden faydalanmasını istiyoruz, hem de iş makineleri çalıştırıyoruz. Bu iki durumun aynı anda sahilde bulunması kabul edilemez,” ifadelerini kullandı. (Antalya Olay)



