Odunpazarı ilçesinde bulunan Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Makine Bölümü 3. sınıf öğrencisi K.N.A., 3 Şubat’ta beden eğitimi dersinde sınıf arkadaşı Y.Z. (18) ile ‘top atma’ meselesi yüzünden tartışma yaşadı. Y.Z., K.N.A.’yı okulun önüne çağırarak konuşmak istedi. Okuldan çıkan K.N.A.’ya Y.Z. ve onunla birlikte bulunan üst sınıf öğrencileri A.L. (18), O.G. (18) ve E.İ.A. (18) saldırdı. Olay anında bölgedeki polisler duruma müdahale etti. Yaralanan K.N.A., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan muayenede K.N.A.’nın çenesi ve omuriliğinin kırıldığı belirlendi. Tedavisinin ardından taburcu edilen K.N.A., başlatılan soruşturma çerçevesinde yakalanan Y.Z., A.L., O.G. ve E.İ.A., çıkarıldıkları mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak savcılığın itirazı üzerine 4 şüpheli yeniden gözaltına alındı ve bu kez tutuklandı.

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili yürütülen soruşturmayı tamamlayarak 4 şüpheli hakkında Eskişehir 2. Çocuk Mahkemesi’nde dava açtı. İddianamede, 4 sanık için ‘Ağırlaşmış kasten yaralama’ suçundan 4 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
‘ÇENESİ NASIL KIRILDI, ANLAM VEREMEDİK’
Davanın ilk duruşmasına tutuklu sanıklar Y.Z., A.L., O.G. ve E.İ.A. SEGBİS yöntemiyle katıldı. Duruşma salonunda K.N.A. ve ailesinin yanı sıra avukatlar ve psikologlar da yer aldı. Sanıklar, duruşmada suçlamaları reddederek benzer ifadelerle, “Y.Z. ile K.N.A. okulun önünde konuştular, daha sonra tartışma çıktı. Ardından birden kavga başladı. Olay sırasında kimseye vurmadım, diğer arkadaşlarım da oradaydı ama onların vurup vurmadığını bilmiyorum. Kalabalık bir ortamdaydık ve sonradan polis olduğunu öğrendiğim sivil kişiler gelip müdahale etti. K.N.A.’nın çenesi nasıl kırıldı bilmiyorum, yaralanmasının nasıl gerçekleştiğini anlayamadım. Olay sırasında benim veya başkasının elinde herhangi bir alet görmedim” dediler.
‘KİMİN VURDUĞUNU BİLMİYORUM’
Sanık Y.Z. tartışma sırasında yumruk savurduğunu ancak isabet ettiremediğini belirtti. “K.N.A. spor salonunda bana top attı. Top başıma isabet etti. Ben de uyardım ama tartışma veya kavga olmadı. Öğlen yemek için okuldan çıktık. Diğer arkadaşlarım kaldırımdayken K.N.A. ile karşılaştım. Kendisiyle konuşmak istedim ama küfretti. Sinirle yumruk savurdum ama isabet ettiremedim. Sonrasında başkaları da vurdu ama kimin vurduğunu bilmiyorum. Olay sırasında K.N.A.’ya hiç vurmadım. Özellikle yumruk vurarak çenesini kıracak gücüm ve becerim yoktur” ifadelerini kullandı.

‘ÇENEMİ TAM OLARAK KULLANAMIYORUM’
K.N.A. mahkemede yaşadıklarını aktararak, Y.Z. ve diğer sanıkların kendisine yumrukla saldırdığını belirtti. “Beden dersinde spor salonundaydık. Arkadaşlarla otururken yanıma top geldi. Ben de alıp oynayan Y.Z.’ye attım ancak kendisi tutamadı ve omzuna isabet etti. Buna kızmış olmalı ki, basketbol topunu üzerime attı. Ben karşılık vermedim, herhangi bir tartışma olmadan ayrıldık. Okul çıkışında Y.Z. yanıma gelerek konuşmak istedi ama küfretti. Ben cevap vermedim. Sonrasında bana yumruk savurdu ve çeneme isabet etti. Y.Z. ve diğerleri de yumruk vurdular. A.L.’nin elinde parlak metal bir şey vardı. Olay sonucunda çenem iki yerden kırıldı, omuriliğimde de zedelenme oluştu. Tedavilerim devam ediyor, ağzımı açmakta zorluk çekiyorum, çenemi tam olarak kullanamıyorum” dedi.
Mahkeme, sanıkların savunmalarının ardından yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliyelerine karar vererek duruşmayı erteledi.
Duruşmanın ardından K.N.A. ve ailesinin avukatı Muhammet Şirvan, aynı zamanda mağdurun yeğeni olduğunu belirterek, “8 yıllık meslek hayatımda böyle bir durumla karşılaşmayı beklemiyordum. Mağduriyetin bize geleceğini düşünmezdik. K.N.A., bir zorbalığa maruz kaldı. Geçirdiğimiz tedavileri ve yaşadığımız zorlukları biz biliyoruz. Aile olarak neler yaşadığımızı biliyoruz. 3 aylık tutukluluk süresinin ardından tahliye kararı verildi. Tahliye olmaları iyi bir şey mi? Vicdanen evet, çünkü bunlar çocuk ve gelecekleri var ama eğitim ailede başlar” dedi.



