Bakan Tekin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Tekin, “Yüce Meclisimizin açılışının 106. yıl dönümünde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir sorumluluk bilinciyle kutluyoruz. Ancak bu yıl, kalbimizi derinden yaralayan olayların gölgesinde bu anlamlı günü karşılıyoruz. 14 Nisan’da Şanlıurfa’da ve 15 Nisan’da Kahramanmaraş’taki okullarımızda meydana gelen menfur silahlı saldırılar, hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve fedakar öğretmenimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun; çocuklarımızın güvenliği için gereken her adım atılacak, hiçbir ihmal alanı karşılıksız bırakılmayacak, hiçbir risk unsuru göz ardı edilmeyecektir. Bu acı olaylar, eğitim ortamlarının güvenliğine dair sorumluluğumuzu her yönüyle yeniden ele alma ve daha güçlü tedbirler alma kararlılığımızı artırmıştır. Bilimin rehberliğinde, sağduyuyla ve kararlılıkla hareket ederek, evlatlarımız için daha güvenli eğitim ortamları oluşturmayı en öncelikli görevimiz olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
‘ŞEFKAT VE GÜVEN İKLİMİNİ KUVVETLENDİRMEK İSTİYORUZ’
Tekin, bu süreçte çocukların dünyasına daha yakından bakmanın önemine vurgu yaparak, “Her olayın merkezinde onların incinen kalbi ve sessizce anlaşılmayı bekleyen iç dünyası bulunmaktadır. Çocuk; görünmek, duyulmak ve olduğu haliyle kabul görmek ister. Kalbine dokunulan her çocuk, hayata daha güçlü tutunur. Zamanın hızlanan ritmi, kalabalıklar içinde büyüyen bir yalnızlığı da beraberinde getirmektedir. Modern yaşamın değişken yapısı, yalnızca yetişkinleri değil, çocuklarımızı da derin bir yalnızlıkla karşı karşıya bırakmakta ve onları kalabalıklar içinde sessizleştiren, görünmez kılan bir iklim üretmektedir. Bu durum karşısında, evlatlarımızın kendilerini yalnız hissetmediği, gönül coğrafyamızda gerçek bağlar kurabildiği bir iklim inşa etmek hepimizin sorumluluğudur. Bencilliği ve şiddeti artıran her türlü sosyal, psikolojik ve dijital zemini dönüştürerek devlet ve millet el ele, şefkat ve güven iklimini güçlendirmek istiyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile işaret ettiğimiz ‘iyi insan’ idealinin pekiştirilmesi konusunda kararlıyız. Bu ideal, ahlaklı ve erdemli, milleti ve insanlık için iyi, doğru ve güzel olanı içselleştirmiş; adalet, merhamet ve sorumluluk bilinciyle hem kendine hem çevresine hem de tüm insanlığa karşı duyarlı bir neslin inşasını hedeflemektedir. İşte bu nesli yetiştirmek temel meselemizdir. Bunu yaparken çocuklarımızın kalbine ulaşmayı, onları dikkatle dinlemeyi, ihtiyaçlarını doğru okumayı ve her birine temas eden bir eğitim anlayışını güçlendirmeyi esas alıyoruz. El ele, gönül gönüle ve bilimin rehberliğinde çocuklarımızın karşı karşıya olduğu her türlü zorluğu aşacak; kendilerini güvende, değerli ve ait hissettikleri bir dünya inşa etmek için kararlılıkla çalışacağız” değerlendirmesinde bulundu.
‘ORTAK ÖĞRENME ZEMİNİ TESİS EDİYORUZ’
Bakan Tekin, 23 Nisan’ın, milletin istiklal mücadelesini simgeleyen, egemenlik bilincini çocuklara emanet eden ve dünya çocukları arasında dostluk ile kardeşlik bağları kuran özel bir gün olduğuna dikkat çekti. Tekin, “Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin asırlar süren arayışlarının özü ve onun bizzat kendisini idare etmek şuurunun canlı bir timsalidir’ sözü, milletimizin köklü istiklal davasının ve kendi kaderine sahip çıkma iradesinin en net ifadesidir. Yüce Meclis’in açılışıyla birlikte egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu gerçeği tarihe güçlü bir şekilde kazınmıştır. Bu irade, Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekliliği olan bir diriliş ufkuna dönüşmüştür. Dünyanın hızla değiştiği bir çağda çocuklarımızın kendi kimliğini taşıyan, başkasını anlayabilen ve ortak değerler etrafında buluşabilen bireyler olarak yetişmesi büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Güçlü bir gelecek; değer gördüğünü bilen, sorumluluk alan ve insanlığa iyilikle dokunan nesillerin omuzlarında yükselecektir. Zamanın ruhunu okuyabilen, dünyaya söyleyecek sözü olan, milli şuur ve evrensel sorumluluk bilinci taşıyan nesiller yetiştirmek bizim öncelikli görevimizdir. Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda düşünen, üreten, merhametiyle derinleşen, emeğiyle değer katan bireyler yetiştirme kararlılığımızı sürdürüyoruz. Bu anlayış çerçevesinde, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ‘Maarifin Kalbinde Çocuk’ temasını eğitim süreçlerimizin merkezinde yer alan yön verici bir anlayış olarak hayata geçiriyoruz. Nisan ayı boyunca 81 ilimizde öğrencilerimizin aktif katılımıyla gerçekleştirilecek etkinliklerle milli egemenlik bilincini güçlendirmeyi, değerlerimizi görünür kılmayı ve çocuklarımızın söz aldığı, ürettiği ve deneyimlediği bir eğitim iklimi oluşturmayı hedefliyoruz. Ailelerin gönüllü katılımıyla zenginleşen bu süreçte çocuklarımızın hak temelli bir bakışla kendilerini ifade edebildiği, aidiyet duygusunu güçlendirdiği ve milli-manevi değerlerimizi hayatın içinde deneyimlediği bir ortak öğrenme zemini tesis ediyoruz.” dedi.
‘ÇALIŞMAKTAN, ÜRETMEKTEN, HAYAL KURMAKTAN VAZGEÇMEYİN’
-
Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin



