KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) bir panel gerçekleştirdi. Erhürman, konuşmasının başında kendisini tanıtarak Türkiye Cumhuriyeti ile yakın ilişkiler içinde bulunduğunu ve siyasetin içinden gelen bir lider olduğunu ifade etti. Kıbrıs sorununu ve Kuzey Kıbrıs’ın dış politikasını, Türkiye Cumhuriyeti ile istişare ve koordinasyon içinde yöneteceğini belirten Erhürman, “Bugüne kadar Kıbrıs’ta tüm cumhurbaşkanları bu şekilde hareket etti. Ben de bu geleneği sürdürecek bir liderim” şeklinde konuştu. Altı aylık süre zarfında bu durumu sürdürdüğünü vurguladı.
Kıbrıs Türk halkının adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olduğuna dikkat çeken Erhürman, Kıbrıs Türklerinin de Kıbrıs Rumları gibi egemenlik haklarına sahip olduğunu ifade etti. “Kıbrıslı Türkleri yok saymak mümkün değildir. Hiç kimse, Kıbrıslı Türkler yokmuş gibi karar alamaz” dedi.
‘KIBRIS TÜRK HALKININ EŞİT EGEMENLİK HAKLARININ İHLALİDİR’
KKTC’nin yargı, meclis, yürütme ve cumhurbaşkanlığı olan bir devlet olduğunu hatırlatan Erhürman, “Kıbrıs Türk halkının adadaki egemenlik hakları şu an ihlal ediliyor. Kıbrıslı Türklerin iradesi olmadan yapılacak bir anlaşma, halkım tarafından kabul görmeyecektir” dedi.
‘KIBRIS TÜRK HALKI ÇÖZÜM İRADESİNİ SÜRDÜREN BİR HALK KONUMUNDADIR’
Kıbrıs Türk halkının azınlık statüsünü kabul etmeyeceğini belirten Erhürman, “Kıbrıs Türk halkı, siyasi anlamda eşit ve egemenlik haklarının peşinde olan bir halktır. 2004 ve 2017 yıllarında çözüm iradesini ortaya koyduk. Bu irade yalnızca bizim değil, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte gelişmiştir” dedi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin 2004 referandumları sonrası yayımladığı raporda, izolasyonların meşru bir gerekçesi olmadığına dikkat çekti.
GÖRÜŞMELER İÇİN TAAHHÜT ŞARTI
Erhürman, daha önceki yakınlaşmaların prensip olarak tescil edileceğini belirtti. “10 yıl daha masada beklemek istemiyoruz. Eğer müzakereler Kıbrıs Rum tarafının ayak sürümesi nedeniyle çökerse, Kıbrıs Türk halkı ve KKTC mevcut statüye geri dönmeyecek” dedi. Sporcularının uluslararası müsabakalarda yarışamadığını ve iş insanlarının yurt dışında temsil sorunları yaşadığını ifade etti.
‘AKLINIZA GELEN HER ÜLKEYLE BİZİ YOK SAYARAK ANLAŞMALAR İMZALADINIZ’
Son dokuz yıldır anlamlı bir müzakere süreci olmadığını vurgulayan Erhürman, “Aklınıza gelen her ülkeyle bizi yok sayarak anlaşmalar imzaladınız. Güveni daha da azalttınız, dolayısıyla güven yaratacak mekanizmalara ihtiyaç var” dedi. İki liderin, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halkının hayatını kolaylaştıracak güven artırıcı önlemler üzerinde karar alması gerektiğini ifade etti.
‘SİLAHLANMA NAFİLE BİR ÇABA’
Rum kesiminin silahlandırılması çabasının nafile olduğunu belirten Erhürman, “Silahlanma ve büyük devletleri yanınıza almak, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı askeri bir denge oluşturma çabasıdır. Bu, realist bir yaklaşım değildir” şeklinde konuştu.



