Ayhan Bora Kaplan’a yönelik suç örgütü davasında, 2023 yılında Ankara 32’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın kararı 3 Aralık 2024’te açıklandı. Örgüt lideri Ayhan Bora Kaplan’a 68 yıl hapis cezası verilirken, 36 sanık ise 1 yıl 6 ay 22 gün ile 21 yıl arasında değişen sürelerde hapis cezasına çarptırıldı. Bölge Adliye Mahkemesi, örgüt üyelerinin yeniden yargılanması için dosyayı Ankara 32’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne geri gönderdi.
‘HAKSIZ YERE CEZAEVİNDEYİM’
Duruşma, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda gerçekleştirildi. Tutuklu sanıklar arasında yer alan Muhammet Kaplan, savunmasında, “Beni içeri alıp ‘Bu ifadeyi vereceksin, sonra işine gücüne bakacaksın’ dediler. İfadeyi okuduğumda, tüm Ankara’yı yakmışlar. Ben de ‘Bu ifadeyi imzalamayacağım’ dedim. Mahfuz Tatar olayı, Bora Kaplan’a yıkılmak istenen bir cinayettir ve uzaktan yakından Bora Kaplan’la bir ilgisi yoktur. Sahte HTS kayıtlarıyla tutuklandım ve sahte gizli tanık beyanlarıyla ceza aldım. 3 yıldır haksız yere cezaevindeyim, 6 adımlık koğuşta kalıyorum” şeklinde konuştu.
‘HİÇBİR OLAYIN İÇİNDE YOKUM’
Tutuklu sanık Fethi Koyuncu ise kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Ben işi gücü bırakmışım, milleti vurduruyormuşum. İfadelerin hiçbirinde yokum. Sadece gizli tanık beyanına dayanarak ceza aldım. Başkasının yaptığı suçun cezasını çekiyorum, 2 yıldır içerideyim. 2016 yılında gerçekleşen Erkan Doğan olayıyla benim hiçbir ilgim yok. Hiçbir olayın içinde değilim. Altan Tozar ve Muhammet Kaplan’a yönelik yaralama olayından beraatimi talep ediyorum” diye konuştu.
‘HİÇ KİMSEDEN TEHDİT ALMADIM’
Duruşmada, tanıkların dinlenmesine geçildi. Sanık Serdar Sertçelik’in babası tanık E.S. ise, “Serdar ile en son vurulduğu zaman eve gelmişti. Oğlum yurtdışındayken devamlı görüşmemiz olmadı. Murat Çelik, Metehan İlkyaz, Şevket Demircan gibi isimleri basında haberlerden biliyorum fakat yolda görsem tanımam. Ayrıca hiç kimseden tehdit almadım, takside çalışıyorum, böyle bir durum olsa taksicilik yapmam” dedi.
‘ELİNDE YÜZÜNDE BİR MORLUK YOKTU’
Sertçelik’in annesi tanık A.B. ise “Serdar adli kontrol kararı verilmesinin ardından bizim yanımızda kalıyordu. Serdar’ın elinde yüzünde bir morluk yoktu. Emniyette yaşadığı olaylarla ilgili bir şey anlatmadı. Bileğinde kelepçe vardı. Evimiz emniyet gibiydi, sürekli polis geliyordu. Serdar’ın yurtdışına kaçmasıyla ilgili bir bilgim yok. Oğlum hastaneye gideceğini söyledi” diye konuştu.
‘MURAT ÇELİK’İN KAYIT ALTINA ALDIĞIMDAN HABERİ YOKTU’
Tanık polis memuru M.S., Bora Kaplan operasyonu sırasında eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik’in özel kaleminde görevli olduğunu belirterek, “Murat Müdürüm, Cengiz Haliç’in birtakım bilgi ve belgeler getirebileceğini söyleyip görüşmede benim de bulunmamı istedi. Yarım saat görüştüler. Bazı isimler verdi, bazı olaylar anlattı. Murat Çelik’in görüşmeyi kayıt altına aldığım konusunda haberi yoktu, çok sonradan haberi oldu” dedi.
SAVCI, SANIKLARIN MEVCUT HALLERİNİN DEVAMINI İSTEDİ
Beyanların tamamlanmasının ardından cumhuriyet savcısı, Serdar Sertçelik’in cezaevinde ve göçmen kampında bulunduğu dönemde internet bağlantısı ve WhatsApp görüşmesi yapma imkânının bulunup bulunmadığının Macaristan makamlarına ivedilikle sorulmasını, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti.
BORA KAPLAN VE SERDAR SERTÇELİK’İN TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ
Ara kararını açıklayan mahkeme, tutuksuz sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmetti. Ayrıca, sanık Tarık Teoman’ın imza yükümlülüğünün kaldırılmasına, yurt dışına çıkış yasağının devamına karar ver



