27 Mayıs 2007 tarihinde İzmit ilçesinin Yahyakaptan Mahallesi’nde bir çöplükte yeni doğmuş bir kız bebeğin cesedi bulundu. Cenaze, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mezarlık Müdürlüğü’ne bağlı Kimsesizler Mezarlığı’na defnedildi. Otopsi raporuna göre, bebeğin boğulma sebebi, boynuna üç kez dolanan kordon bağı olarak belirlendi. Ancak olay, soruşturma sürecinde faili meçhul olarak kaldı. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği, 2025 yılında dosyayı yeniden açarak, kapatılan dosyadaki tüm şüphelileri tekrar sorguladı ve olay tarihinde toplanan delilleri yeniden inceledi.
Yaklaşık 8 ay süren soruşturma sonucunda, 18 yıl önce bebeğin bulunduğu kutudaki parmak izinin, Emine Nilay Özkan’a ait olduğu belirlendi. Özkan’dan alınan DNA örneği, bebeğin DNA’sı ile eşleşti ve Özkan’ın bebeğin annesi olduğu tespit edildi. Sakarya’nın Sapanca ilçesinde yakalanan Özkan, 19 Kasım 2025 tarihinde çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. İnşaat sektöründe proje ve mali yönetim danışmanlığı yapan Özkan’ın, çeşitli sivil toplum kuruluşları, dernek ve odalarda aktif görevlerde bulunduğu öğrenildi.
LAVABODA DÜŞÜK YAPTI
Özkan, emniyetteki ifadesinde o dönemde yalnız yaşadığını, aşırı alkol aldığını ve hamileliğini kimseyle paylaşmadığını belirtti. Kanama sonrası lavaboda düşük yaptığını ifade eden Özkan, bebeğin nefes almadığını düşündüğü için panikle kutuya koyup çöpe attığını ve yıllardır bu olayın vicdani yükünü taşıdığını söyledi.
‘KORDON BAĞININ VÜCUDUMDAN NASIL AYRILDIĞINI HATIRLAMIYORUM’
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın ‘altsoydan birine, çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ile cezalandırılması talep edildi. Davanın ilk duruşması, bugün Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Duruşmaya tutuklu sanık Emine Nilay Özkan ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan Özkan, “Olay tarihlerde psikolojik sorunlarım vardı. Olayı net hatırlayamıyorum. Hamile olduğumun farkında değildim. Karnımda şişkinlik yoktu. Vücudumda değişkenlik yoktu. Olay günü şiddetli bir ağrıyla tuvalete gittim. Çok fazla kan vardı. Kanı görünce fenalaşıyorum. Bebeğin kafasını gördüm. Korkuyordum, ne olduğunu anlayamadığım bir durum gelişti. Kordon bağının vücudumdan nasıl ayrıldığını hatırlamıyorum. Bebeğe dokunduğumda kaskatıydı. Bayıldığımı hatırlıyorum. Ayıldığımda bebek kucağımda ve kaskatıydı. Kordonun nasıl olduğunu hatırlamıyorum. Bebek ağlamayınca sırtına vurdum. Olay esnasında alkollü olabilirim, net hatırlamıyorum” diyerek kendini savundu.
‘FİZİKİ OLARAK DEĞİŞİM YAŞAMADI’
Olayın yaşandığı dönemde Özkan’ın komşusu olan tanık C.T., “Özkan o zamanlarda hamile gibi görünmüyordu. Karnında şişlik yoktu, mevcut kilosunu koruyordu” şeklinde ifade verdi. Özkan’ın olay zamanında birlikte yaşadığı halası E.Ö. ise, “Yeğenim mide bulantısı yaşamıyordu, canı bir şeyler çekmiyordu. Fiziki olarak değişim yaşamadı” dedi. Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.



