2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), 15. kez Türkiye ve dünyanın önde gelen siyasetçi, iş dünyası liderleri ve akademisyenlerini bir araya getiriyor.
‘Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası’ temasıyla gerçekleştirilen zirvenin ikinci günü yoğun bir katılım ile devam etti.
Ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu’nun üstlendiği etkinliğin ikinci gününde ‘Teknoloji Çağında Yeni Tüketici ve Trendler’ başlıklı bir panel düzenlendi.
Trendyol’un sponsorluğunda gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Simon-Kucher Global Ortağı ve Türkiye Ofisi Yönetici Ortağı Cem Balıkçıoğlu üstlendi.

Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, panelde yaptığı konuşmada, küresel operasyonlarda yapay zeka ve ileri veri teknolojilerinin kritik bir rol oynadığını vurguladı. Bugün itibarıyla Trendyol’un 35 ülkeye günlük 200 binden fazla ürün gönderdiğini belirten İnan, bu ölçeğin arkasında güçlü bir teknoloji altyapısının bulunduğunu ifade etti.
Yapay zekanın e-ticarette birçok engeli ortadan kaldıran önemli bir araç olduğunu ifade eden İnan, geliştirilen dil modellerinin yalnızca ürün çevirisi ile sınırlı kalmadığını belirtti. “Müşterilerden gelen sorulara anlık yanıt verebilen ve farklı coğrafyalara uygun içerikler üretebilen bir sistem kurduk. Videoları ve görselleri farklı pazarlara göre yeniden düzenleyebiliyoruz. Bu, kitlesel ölçekte kişiselleştirme imkanı sağlıyor” dedi.
Lojistik alanında da yapay zekanın önemli bir rol oynadığını belirten İnan, “40 milyon ürünü 35 ülkeye kara, deniz ve hava yolu ile ulaştırıyoruz. Müşterinin zaman ve fiyat hassasiyetine göre en uygun lojistik çözümleri anlık olarak optimize edebiliyoruz” şeklinde konuştu.
İç süreçlerde başlatılan yapay zeka dönüşümünün satıcılar üzerinde de olumlu etkiler yarattığını ifade eden İnan, “Satıcılarımızın haftalık 50-60 saatlik operasyon yükünü azaltmak için yapay zeka destekli iş akışları geliştirdik. Şu anda 20 binden fazla satıcı bu sistemi aktif olarak kullanıyor. Yaklaşık yüzde 35 oranında zaman tasarrufu sağladıklarını ve satışlarını artırdıklarını gözlemliyoruz” dedi.

‘MODERN, ORGANİZE VE DİJİTALLEŞMİŞ BİR BAKKALIZ’
Migros Genel Müdürü Mustafa Murat Bartın, perakendenin özünü vurgularken, şirketin dönüşümünü veri ve teknoloji temelinde ele aldı.
Perakendeciliğin temelinin değişmediğini belirten Bartın, “Biz hala peynir, domates, ekmek ve deterjan satan bir şirketiz. Aslında bir bakkalız. Ancak modern, organize ve dijitalleşmiş bir bakkalız” ifadelerini kullandı.
Migros’un dijitalleşme sürecinin erken başladığını hatırlatan Bartın, “1997 yılında Migros Sanal Market’i hayata geçirdik. Bu, dünyada fiziksel perakendenin başlattığı ilk dijital market uygulamalarından biriydi” dedi.
Günümüzde odağın ekosistem kurmaya kaydığını belirten Bartın, Migros’un servis modeli bankacılığı lisansı alan ilk fiziksel perakendeci olduğunu vurguladı. “Çok yakında bu alandaki uygulamalarımızı devreye alacağız” diye ekledi.
Tüm bu dönüşümün temelinde verinin yer aldığını ifade eden Bartın, “1997’de sadakat programı kurmasaydık ve veriyi doğru bir şekilde işlemeseydik, bugün geldiğimiz nokta mümkün olmazdı” dedi.

‘TÜKETİCİ PROMOSYONDAN VAZGEÇMİYOR’
Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhanoğlu, konuşmasında yapay zeka ve dayanıklılık kavramlarının önemine değindi. Orhanoğlu, Türk tüketicisinin dayanıklılık ve adaptasyon kabiliyeti ile alışveriş yapma biçimini etkilediğini vurguladı. “Faizlerin yüksek seyretmesi ve enflasyonun düşüş trendinde olması alışveriş sıklığını artırdı, ancak sepet tutarı biraz düştü. Stok yapmayı azaltıyor. Promosyon duyarlılığı da arttı. Eskiden promosyon aramak için mağaza değiştirenlerin oranı



