1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Bakan Kacır: Türkiye’yi küresel ticaretin merkez ülkelerinden biri olarak görüyoruz

Bakan Kacır: Türkiye’yi küresel ticaretin merkez ülkelerinden biri olarak görüyoruz

Bakan Kacır: Türkiye’yi küresel ticaretin merkez ülkelerinden biri olarak görüyoruz
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi, ikinci gününde ‘Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası’ temasıyla devam ediyor. Zirvenin bu oturumuna Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da katıldı. Kacır, burada yaptığı konuşmada, “Dünyada son zamanlarda ekonomik ve siyasal düzende büyük dönüşümler yaşandığını gözlemliyoruz. 80 yıllık küresel düzenin ana unsurlarının bazıları, önümüzdeki dönemde geçerliliğini kaybedecek gibi görünüyor. Küreselleşme, serbest ticaret ve liberal ekonomi anlayışları, yerini korumacılığa, yerinde üretime ve yerel tedarik zincirlerine bırakıyor. Bu değişimlerin arka planında son 25 yılda dünya ekonomisinde meydana gelen dengelerin değiştiğini söyleyebilirim. 25 yıl önce Çin’in dünya ekonomisindeki yeri bugünkü kadar güçlü değildi. Ancak, yıllık ortalama yüzde 8,5 büyüme ile Avrupa Birliği ekonomisini geride bırakmayı başardı. Bu süreçte Avrupa Birliği ve Amerika arasındaki fark da, Avrupa’nın yalnızca yüzde 1,4 oranında büyümesi nedeniyle açıldı. 25 yıl önce Avrupa Birliği ekonomisi, Amerika ekonomisinin sadece yüzde 17 gerisindeyken, bugün bu fark yüzde 30’lara kadar yükseldi. Bu yeni dengeler, dünya genelinde yeni arayışları beraberinde getirdi.” şeklinde ifadelerde bulundu.

‘TÜRKİYE, KENDİ İMKANLARIYLA GELİŞEN BİR ÜLKE OLMAYI BAŞARDI’

Kacır, “Koruma önlemlerinin ticaretteki ilk ve en hızlı etkilerini görüyoruz. Özellikle pandeminin etkisiyle tüm ülkelerde korumacılık trend haline geldi. Pandemi geçse de bu yaklaşım terk edilmedi ve dünya genelinde yerinde üretim, gümrük engelleri ve ithalat kısıtlamaları tartışılıyor. Asya’nın küresel ticaretteki payının arttığını, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın ise ciddi oranda azaldığını unutmamalıyız. Küresel ekonominin ağırlık merkezinin Kuzey’den Güney’e ve Batı’dan Doğu’ya kaydığı görülüyor. Türkiye’nin bu yeni dengede, stratejik konumu ile küresel ticaretin merkez ülkelerinden biri haline geleceğine inanıyoruz. Önümüzdeki 25 yıl içinde dünya ekonomisinde hangi bölgelerin daha fazla söz sahibi olacağını incelediğimizde, Türkiye’nin ticaret ve enerji bağlantıları ile yeni fırsatlar sunduğunu değerlendiriyoruz. Bu fırsatları değerlendirebilmek için Türkiye’nin, kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen ve dünyaya rekabetçi şekilde sunabilen bir ülke olması gerektiğini vurguluyoruz. Son 25 yılda kurulan altyapılar, yetişen insan kaynağı ve istikrarlı kamu politikaları sayesinde Türkiye, üretim kabiliyetlerini araştırma ve inovasyon ile birleştirerek, daha ileri teknolojili ürünler geliştiren bir ülke olmayı başardı.” dedi.

Bakan Kacır: Türkiye’yi küresel ticaretin merkez ülkelerinden biri olarak görüyoruz

‘GEÇTİĞİMİZ YIL TÜRK SANAYİ 246 MİLYAR DOLAR KATMA DEĞER OLUŞTURDU’

Kacır, “Küresel ticaretteki payımızı yüzde 0,55’lerden 1,07’ye, küresel üretim katma değerindeki payımızı ise yüzde 0,69’dan 1,38’e çıkardık. 2002 yılında Türkiye’nin imalat sanayi katma değeri 41 milyar dolar civarındayken, geçtiğimiz yıl Türk sanayisi 246 milyar dolar katma değer oluşturdu. Eğer dünya ekonomisinin hızında ilerleseydik, yalnızca 123 milyar dolar sanayi katma değeri üretebilirdik. Ancak biz, daha iyi bir performans sergileyerek 246 milyar dolara ulaştık. Bugün Türkiye, 41,5 milyar dolarlık yıllık otomotiv ihracatı, 32 milyar dolarlık kimya ihracatı ve 29 milyar dolarlık makine ihracatı ile teknoloji seviyesi yüksek sektörlerde rekabetçi üretim ve ihracat kapasitesine sahiptir. Askeri insansız hava aracı pazarında küresel düzeyde yüzde 66’sı Türk firmalarının elinde bulunuyor. Güneş paneli ve beyaz eşya üretiminde Avrupa’nın en büyük üretim ülkesi konumundayız. 2002 ile kıyaslandığında ana sanayimizin tüm sektörlerinde üretimi birkaç kat artırdığımızı söyleyebiliriz. 2002’de yaklaşık 7 milyon beyaz eşya üretilirken, geçtiğimiz yıl bu rakam 29 milyon oldu. Türkiye, beyaz eşya üretiminde Avrupa’da birinci, dünyada ise ikinci sıradadır. 2002 yılında 350 bin otomobil üretilirken, geçtiğimiz yıl bu rakam 1,5 milyon araca ulaştı. Türkiye, Avrupa ve dünyanın önde gelen otomotiv üretim merkezlerinden biri haline gelmiştir. Tarım makineleri üretiminde Avrupa’nın dördüncü büyük üreticisiyiz ve alüminyumda da Avrupa’da ilk iki arasında yer alıyoruz. Tekstil ve hazır giyim gibi sektörlerde de Avrupa’da en büyük ölçekli üretim yapan ilk iki ülke arasındayız.” ifadelerini kullandı.

Kacır, “2020-2022 yılları arasında dünyanın en büyük pandemisini yaşadık. Bugün Avrupa’nın önde gelen sanayi ülkeleri, hâlâ pandemi öncesi üretim düzeylerinin çok gerisinde kalmış durumda. Fransa, üretim düzeyini pandemi öncesinin yüzde 3 altında tutarken, İtalya yüzde 5,4, Almanya ise yüzde 11,8 geridedir. Türkiye’de ise sanayi üretimi pandemi öncesinin yüzde 31 üzerinde bir seviyededir. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı sayesinde ve Ar-Ge ile inovasyon ekosistemindeki dinamizmle pandemi döneminin ve sonrasının kazanan ülkelerinden biri olmayı başarmıştır. Ürün ihracatımızı 36 milyar dolardan 273,5 milyar dolara çıkararak sekiz kat bir artış sağladık. Yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin payındaki artış da dikkat çekicidir. 2002’de 36 milyar dolar ihracat yaptığımızda, bunun sadece 10 milyar doları orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerden oluşuyordu. Geçtiğimiz yıl ise bu rakam 112 milyar dolara ulaştı ve bu segmentteki ürünlerde 12 kat bir ihracat kapasitesi elde ettik.” şeklinde konuştu.

‘İHRACATIMIZIN HACMİNİ ÇOK DAHA İLERİ SEVİYEYE ÇIKARDIK’

Kacır, “Türkiye, Çin’den Avrupa ortasına kadar uzanan geniş coğrafi kuşağın en hızlı rekabet gücüne sahip ihracatçı ülkesi oldu. İhracat hacmimizi de önemli ölçüde artırdık. 2002 yılında milli gelirimizin binde 5’ini Ar-Ge faaliyetlerine ayırabiliyorken, şimdi bu oran yüzde 1,5’a yükseldi. Araştırma geliştirmeye ayırdığımız kaynak 20 milyar doları buldu. O dönemde Türk özel sektörü yalnızca 350 milyon dolar Ar-Ge faaliyeti gerçekleştirebiliyordu. Şimdi ASELSAN’ın Ar-Ge harcaması 350 milyon dolardan fazla. Türk özel sektörü her yıl 14 milyar dolara yakın Ar-Ge yatırımı yapıyor. Araştırma geliştirmenin temeli insan kaynağıdır. O dönemde Türkiye’de yalnızca 29 bin Ar-Ge insan kaynağımız varken, şimdi bu rakam 311 bine ulaştı.” ifadelerini kullandı.

Kacır, “23 yıl önce Türkiye’de sadece 2 Teknopark bulunuyordu ve buralarda 56 girişim faaliyet gösteriyordu. Şu an ise 114 Teknopark’ta 12 bin 800’den fazla teknoloji girişimi Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalar yürütüyor.

Bakan Kacır: Türkiye’yi küresel ticaretin merkez ülkelerinden biri olarak görüyoruz
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Antalya Olay ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin