Bursa ve çevresindeki otomotiv, yan sanayi ve çelik tüketiminin yoğun olduğu sektörlerden 650’den fazla katılımcının yer aldığı etkinlik, Erdemir ve İsdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Başoğlu, sektörün mevcut durumunu yalnızca zorluklarla değil, aynı zamanda dayanıklılık ve dönüşüm kapasitesini test eden çok yönlü bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler, ticaret akışlarındaki bozulmalar ve tedarik zincirlerindeki sorunlar, sektör üzerinde olumsuz etkilere yol açtığını ifade eden Başoğlu, bu yeni dönemde ham madde ve enerji güvenliğinin stratejik bir öncelik haline geldiğini aktardı.

Türkiye’nin çelik ham maddeleri konusundaki ithalata bağımlılığının oluşturduğu risklere değinen Başoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Çelik üretiminin güvenliği, sanayi üretiminin teminatıdır. Güçlü ve yerli bir üretim altyapısı, yalnızca sektörümüz için değil, tüm sanayi ekosistemi için stratejik bir güvence sunmaktadır. Erdemir ve İsdemir olarak amacımız nettir: Ülkemiz ve sektörümüz için güçlenmekten başka bir seçeneğimiz yok. Geçmişte birçok zorluğu geride bıraktık; durmadan, ülkemizin belkemiği olmayı başardık. Bugün de aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Gerektiğinde yalnızca adım atmakla kalmayacak; müşterilerimizle birlikte koşacak, çözümler üretecek ve ülke ekonomisine katkımızı sürdüreceğiz.”
Başoğlu, “Türk sanayisini kendi üretimimizle destekliyoruz” diyerek, maden yatırımları ile tedarik güvenliğini artırmayı ve dışa bağımlılığı azaltarak yerlilik oranını yükseltmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Konuşmasında sektördeki yapısal sorunlara da değinen Başoğlu, küresel ölçekte artan kapasite fazlası ile daralan talep arasındaki dengesizliğin sektördeki baskıyı artırdığını belirtti. Özellikle agresif ihracat politikalarının rekabet dengesini bozduğunu ve bunun hem iç piyasa hem de ihracat pazarları üzerinde ciddi etkileri olduğunu vurguladı. Ayrıca çelik sektörünün yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik unsuru olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’de uygulanan ticaret politikası önlemlerinin, yerli üretimi güçlendirmek ve piyasa dengelerini korumak açısından önemli kazanımlar sağladığını belirtti.
‘Çelik Sektöründe Güncel Gelişmeler ve Otomotive Yansımaları’ oturumunda konuşan Erdemir – İsdemir Pazarlama ve Satış Direktörü Kadir Şahin, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte otomotiv sektöründe çelik talebinin köklü bir dönüşüm sürecine girdiğini ifade etti.
Şahin, “Elektrikli araçlarla birlikte otomotiv sektörünün beklentileri yeniden şekilleniyor. Biz bu dönüşümü yalnızca izleyen değil, yön veren bir üretici olarak liderliğimizi güçlendiriyoruz. Daha hafif, yüksek mukavemetli ve ileri kalite çelikler geliştiriyor; 2050 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Üretim altyapımızı bu vizyon doğrultusunda dönüştürüyoruz. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) için hazırlıklarımızı titizlikle yürütüyor; müşterilerimizin uyum sürecini aktif biçimde destekliyoruz” dedi.
Erdemir’in otomotiv sektöründe stratejik bir iş ortağı olma sorumluluğuyla hareket ettiğini vurgulayan Şahin, Avrupa’ya yakın coğrafi konum, üretimde esneklik ve taleplere hızlı yanıt verebilme yetenekleri sayesinde Erdemir’in, otomotiv sektörünün güvenilir partneri olmayı sürdüreceğini ifade etti.
‘DEĞİŞEN DENGELERE HIZLA UYUM SAĞLIYORUZ’
‘Türkiye Yassı Çelik Sektöründe 2026 Görünümü – Talep Dinamikleri, Son Kullanıcı Endüstriler ve AB Düzenlemelerinin Etkisi’ başlıklı oturumda konuşan Erdemir ve İsdemir Pazarlama Planlama Direktörü Tahir Zazaoğlu, son jeopolitik gelişmelere bağlı olarak savunma sanayii üretiminde ivmelenme ve yenilenebilir enerji projelerine yönelik talepte artış beklendiğini dile getirdi. Her yıl yeni bir hikaye yazıldığını ve sektörlerin bu hikaye doğrultusunda yeniden dengelendiğini belirten Zazaoğlu, Türkiye’nin güçlü tüketim potansiyeli sayesinde fırsatların devam ettiğini kaydetti.
Zazaoğlu, savunma sanayii projelerinde Erdemir’in stratejik rolüne dikkat çekerek, MÜGEM ve MİLGEM gibi projelerde ana tedarikçi olarak yer aldıklarını belirtti. Erdemir ve İsdemir’in değişen piyasa dengelerine hızla uyum sağlayabilecek esnekliğe sahip olduğunu vurgulayan Zazaoğlu, sektördeki etkin konumlarını güçlendirmeye devam ettiklerini ifade etti.
Diğer yandan, Türkiye çelik sektörünün kendi hammaddelerine sahip ülkelerle rekabet ettiğine dikkat çeken



