31 Mart’ta akşam saatlerinde Batman’ın Pınarbaşı Mahallesi, 2218’inci Sokak’ta gerçekleşen olayda, 4 çocuk annesi Aynur Karadaş ve oğlu Dücane, aralarındaki kan davası nedeniyle husumet besleyen M.A.K. (17) tarafından apartman girişinde silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan kurşunlar, anne ve oğlunu kanlar içerisinde yere düşürdü. Olayın ardından sağlık ve polis ekipleri bölgeye yönlendirildi. Sağlık görevlisinin yaptığı kontrolde, Dücane Karadaş’ın yaşamını yitirdiği tespit edildi. Aynur Karadaş ise hastaneye kaldırılmasına rağmen kurtarılamadı. Anne ve oğulun cenazeleri, otopsi işlemlerinin ardından memleketleri Mardin’in Yeşilli ilçesi kırsal Dereyanı Mahallesi’nde aile mezarlığına defnedildi.

KAÇARKEN YAKALANDI
Saldırıyı gerçekleştiren M.A.K., Mardin’e gitmeye çalışırken Diyarbakır yolu üzerinde bir takside, kullandığı ruhsatsız tabanca ile birlikte yakalandı ve gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen M.A.K., mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

‘BABAM KENDİSİNİ SAVUNMAK ZORUNDA KALDI’
Saldırıda annesi ve kardeşini kaybeden Mizgin Karadaş, olayın Kızıltepe’de iki yıl önce yaşanan bir silahlı kavganın devamı olduğunu dile getirdi. Babasıyla ilgili adli sürecin devam ettiğini belirten Karadaş, “15 kişinin silahlı saldırısına uğradı. Kamera kaydı olmadığı için kendini ispatlayamadı ve kendini korumak için silahına sarıldı. O günden beri tutuklu ve yargı süreci sürüyor” ifadelerini kullandı.

‘ANNEM TÜM GEÇMİŞİNİ KIZILTEPE’DE BIRAKIP GİTMİŞTİ’
Mizgin Karadaş, annesinin Batman’a yalnızca çocuklarını korumak için taşındığını vurguladı. “Annem her şeyini Mardin’de bırakıp Batman’a yerleşmek zorunda kaldı. Çocuklarına bakabilmek için hayat mücadelesi veriyordu; hem anne hem de babaydı. Annemin tek suçu o gün parka gidip erkek kardeşime biraz hava aldırmaktı. Annem hiçbir zaman bu aileye karşı kışkırtıcı bir paylaşım yapmadı. Kıyafetlerini bile Kızıltepe’de bıraktı, orayı onlara bırakıp gitmek zorunda kaldı. Maddi imkanı el verseydi kimsenin ulaşamayacağı çok daha uzak yerlere giderdi” şeklinde konuştu.

‘KÜÇÜK KARDEŞİMİN ELLERİ ARASINDA VEFAT ETTİ’
Saldırının annesi ve kardeşinin park dönüşü gerçekleştiğini belirten Karadaş, “O gün park dönüşü evin aşağısında annemi ve kardeşimi hunharca katlettiler. Savunmasız insanları öldürdüler. Babam suçlu bile olsa, mesele ne olursa olsun bizimle yasal zeminde uğraşmaları gerekiyordu. Sözde annem hedef değilmiş; madem hedef değildi niye önce bacağına, sonra yeni ameliyat olduğu karın bölgesine sıkıyorlar? Annem, 19 yaşında ve sınava hazırlanan küçük kardeşimin elleri arasında can verdi. Son sözü o kardeşimin adı olan ‘Hanzale’ oldu. Bir çocuğun gözü önünde ailesinin katledilmesinin telafisi yok” ifadelerini kullandı.

‘YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ CİNAYETİ MEŞRULAŞTIRMASIN’
Karadaş, “Yaşı küçük falan olamaz. Madem yaşı küçük, o çocuk nasıl silah tutabilir? Benim kardeşim ondan büyük olmasına rağmen silah tutmayı, dövüşmeyi bilmediği için başa çıkamadı. Biz defalarca barış için aracı gönderdik ama kabul etmediler. Parmağı olan kim varsa; kadın olsun erkek olsun, en ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorum. Bu katliam caydırıcı bir ceza ile sonuçlansın ki herkese örnek teşkil etsin” ifadelerini kullandı.

Aynur Karadaş’ın kız kardeşi Tenzile Arğan da faillerin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı.



