Kaza, 15 Ekim 2025 tarihinde saat 14.25 civarında Mehmet Akif Mahallesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi’nde gerçekleşti. Olayla ilgili elde edilen bilgilere göre, 34 HO 3430 plakalı İETT otobüsünün şoförü, 02 AFN 584 plakalı motosiklet sürücüsü ile trafikte yol verme meselesi yüzünden tartışmaya girdi. Bu sırada otobüs şoförü, aracı motosiklet sürücüsünün üzerine sürerken direksiyon hakimiyetini kaybederek önce tıp merkezinin önündeki üç araca, ardından da yolcuların beklediği Çamlık durağına girdi. Kaza sonucunda otobüsün altında kalan bir kadın yaralı olarak hastaneye kaldırıldı, ancak yaşamını yitirdi. Ayrıca, dört kişi daha yaralandı. Olayla ilgili otobüs şoförü ve motosiklet sürücüsü gözaltına alındı.
İddianamede, şoför Hüseyin Gezer’in olay sırasında motosiklet sürücüsü Kerim Polat’a alenen hakarette bulunduğu ve motosikletini otobüsün önüne bırakarak ‘kara ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma’ suçunu işlediği belirtildi. Ayrıca, Gezer’in Polat’a hakaret ettiği ve otobüsü bilerek üzerine sürdüğü vurgulanarak, kullanılan aracın insan hayatı açısından tehlike arz ettiği ifade edildi. Bu eylemin bir bütün olarak ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturduğu kaydedildi. İddianamede, Gezer’in kalp krizi geçirdiği yönündeki savunmasının hastane raporlarıyla doğrulanmadığı, şoförün görev gereği böyle bir eylemin sonuçlarını öngörebilecek durumda olduğu, ancak tartışmanın etkisiyle hareket ettiği ifade edildi.
OTOBÜS ŞOFÖRÜNE 45 YIL 6 AYA KADAR HAPİS İSTEMİ
İddianamede, Hüseyin Gezer’in kazada hayatını kaybeden Şengül’e yönelik ‘olası kastla kasten öldürme’ suçundan 20 yıldan 25 yıla, müştekiler Bindal ve Çelik’e yönelik ‘kasten yaralama’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar, ‘olası kastla mala zarar verme’ suçundan ise 3 ay 10 günden 2 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildiği belirtildi. Gezer’in, müşteki sanık Kerim Polat’a yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan müebbet ile 9 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Savcılık, Gezer’in toplamda 30 yıl 3 ay 10 günden 45 yıl 6 aya kadar hapse çarptırılmasını talep etti.
İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTILAR
Tutuklu sanık Hüseyin Gezer ve Kerim Polat, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul Anadolu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, sanıkların yanı sıra kazada hayatını kaybeden Deniz Şengül’ün annesi Kerime Aslan ve taraf avukatları da katıldı.
‘MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ BANA KÜFRETTİ VE ARDINDAN YUMRUK ATTI’
Hüseyin Gezer savunmasında, “Bundan önce başımı eğecek bir iş yapmadım. Motosiklet sürücüsü bana küfretti ve ardından yumruk attı. El frenini çekmeye çalışırken fren kitlendi. 5 gün yoğun bakımda yattım. 5 kişilik koğuştayım. Onlar gencecik, en az cezayı alan 10 sene almış, ben onlara sesimi çıkaramıyorum. Cezaevinde kalp rahatsızlığı geçirdim” dedi.
‘OTOBÜSÜ ÜZERİME SÜRDÜ’
Motosiklet sürücüsü Kerim Polat ise ifadesinde, “İşe gitmek üzere evden motosikletimle çıktım. Otobüsün tam dibindeyken benim orada olduğumu gördüğü halde direksiyonu üzerime çevirmeye devam etti. Cama yanaşıp, ‘Beni görmüyor musun, üzerime niye sürüyorsun?’ dedim. Kendisi bana, ‘Motorunu bırak gel lan’ diyerek yanıt verdi. ‘Benim canımı sen mi verdin?’ diyerek küfretti. Sağ tarafa kaldırıma sıfır şekilde motorumu bırakıp tekrar cama geldim. Olay yerinden küfretmeden ayrıldım. Kendisi peşimden küfretmeye devam etti. Plakasını almak için kafamı çevirdiğimde arkamdan gelmeye başladı. Motorumu ezdiğini, ardından park halindeki araçlara çarptığını gördüm. Bana vuran kendisi” ifadelerini kullandı.
Duruşmada, olay anına ait otobüs içinden görüntüler izlendi. Mahkeme başkanının el frenini çekip bırakmasını sorduğunda, sanık Hüseyin Gezer, geri çekilmesini kalp rahatsızlığı olmasından dolayı olduğunu belirtti.
MAHKEME BAŞKANINDAN SANIĞA UYARI
Mahkeme başkanı, duruşma sırasında sanığı ‘gülmeden dinle’ diyerek uyardı. Kamera kayıtlarının izlenmesi sırasında maktulün iki çocuğu salondan çıkarıldı. Görüntülere ilişkin söz verilen sanık Gezer, “Kalp krizi geçirdim, ayağım frenden kaydı” derken, Polat ise “Ben vurmadım, tükürdüğüm doğrudur” dedi.
‘BENİM CANIM GİTTİ, İKİ ÇOCUK YETİM KALDI’
Kazada hayatını kaybeden Deniz Şengül’ün annesi Kerime Aslan, “Kanuna güveniyorum, cezasının verilmesini istiyorum. Benim canım gitti, iki çocuk yetim kaldı” dedi. Ablası Gülizar Aslan ise, “Sonuna kadar şikayetçiyim, en ağır cezayı almasını istiyorum” şeklinde konuştu.
‘MOTOSİKLETLİYİ EZMEK İSTERKEN DURAĞA DALDI’
Kazada ölen Deniz Şengül’ün arkadaşı tanık Mukaddes Ceylan, otobüs şoförünün motosiklet sürücüsüyle daha önce tartıştığını belirterek, “Şoför sağa kırarak motosikletliyi ezmek isterken durağa daldı, arkadaşım ezildi” dedi.
‘ARAÇTA PANİK ATAK GEÇİRDİM’
Ece Gökarslan, “Olay günü otobüsteydim annemle. Olay Çamlık durağında oldu, İETT şoförüyle motosiklet sürücüsünün arasında bir kornalaşma oldu. Araçta panik atak geçirdim. Ben motorun üzerine kırdığını arkada olduğum için göremem ama yoldan saptı” şeklinde konuştu. Yağmur Elmas ise, “Olay günü tam ineceğim sırada motorcu ve şoför birbirine bağırmaya başladı, hakaret etmeye başladı. Motorcu motorunu sağa çekti ama otobüs şoförü durağa girdi” ifadelerini kullandı.
TANIKLIĞI KABUL EDİLMEDİ
Efe Çakıcı, “Ben otobüsün en başında seyahat ediyordum. Çamlık yol ayrımına girerken motosikletçi küfretti, el kol hareketlerinden gördüm, daha sonra şoför kitlendi. Motorcu sol tarafa yaklaştı” dedi. Ancak Efe Çakıcı’nın şoför Hüseyin Gezer’e duruşmada olayı anlatırken ‘Hüseyin amca’ şeklinde hitap etmesi ve ‘kalp krizi geçirmişti daha önceden’ demesi nedeniyle Cumhuriyet savcısına soruldu. Bunun üzerine Efe Çakıcı’nın tanıklığı kabul edilmedi.
MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ TAHLİYE EDİLDİ



