TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu, hazırladığı raporu tamamladı. Komisyon Başkanı Fatih Dönmez, rapor hakkında TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyerek, komisyonun kuruluş süreci, çalışma dönemi ve raporun hazırlanışına dair bilgiler paylaştı. Dönmez, “Yapay zeka, yalnızca klasik bir teknoloji olmaktan çıkmış durumda. Her alanda etkisini hissettiren ve birçok sektörde köklü değişimlere neden olan bir teknolojiyle karşı karşıyayız. Yapay zeka, ekonomik rekabetin temel belirleyicisi, ulusal güvenliğin artırıcısı ve toplumsal dönüşümün hızlandırıcısı konumundadır. En önemlisi, veri çağında egemenliğin yeni tanımını yapay zeka ile gerçekleştireceğiz. Raporumuzun temel yaklaşımı açıktır; Türkiye, yapay zeka alanında sadece bir kullanıcı değil, aynı zamanda geliştiren, düzenleyen ve küresel normlara katkı sağlayan bir aktör olmalıdır. Bir G20 üyesi olarak, yalnızca ekonomik büyüklüğümüzle değil, teknolojik alanlarda da ilk 20 içinde yer almayı hedefliyoruz. Amaç, teknoloji üretim kapasitemiz, dijital altyapımız ve insan kaynağımızla kalıcı bir şekilde bu sıralamada yer almaktır. Bu durum, prestij meselesi değil, rekabet gücü, stratejik bağımsızlık ve gelecek vizyonu meselesidir. Biz, ‘Teknolojiyi tüketen değil, üreten Türkiye’ hedefini yapay zeka alanında da gerçekleştirmek istiyoruz” açıklamalarında bulundu.
‘YAKLAŞIMIMIZ YASAKLAYICI DEĞİL, DÜZENLEYİCİDİR’
Dönmez, yapay zekanın sunduğu fırsatların yanı sıra ciddi riskler de barındırdığını ifade ederek, “Algoritmik ayrımcılık, veri güvenliği ihlalleri, mahremiyet sorunları, istihdam dönüşümü ve etik sınırlar gibi konular, doğru yönetişim mekanizmalarıyla ele alınmalıdır. Komisyonumuz, etik standartların belirlenmesi, risk temelli regülasyon modeli geliştirilmesi ve kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi konularında somut öneriler sunmuştur. Bizim yaklaşımımız yasaklayıcı değil, düzenleyici ve dengeleyici bir yaklaşımdır. Amacımız, inovasyonu engellemek değil, güven ortamı oluşturarak sürdürülebilir bir ekosistem inşa etmektir” dedi.
Dönmez, raporun stratejik bir yol haritası olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “TBMM, bu dönüşüm sürecinin seyircisi olamaz. Yasama organı olarak görevimiz, yön vermek, düzenlemek, dengelemek ve toplumsal faydayı maksimize etmektir. Yapay zeka alanında atılacak her adım, insan onurunu, temel hak ve özgürlükleri, adaleti ve şeffaflığı merkeze almalıdır. Türkiye, yapay zeka çağında edilgen bir ülke olmayı kabul etmeyecektir. Türkiye, dijital dönüşümün sadece tüketicisi değil, aynı zamanda üreticisi ve düzenleyicisi olacaktır. İnsan odaklı yapay zeka yaklaşımıyla, bölgesel bir güçten küresel bir öncüye doğru kararlılıkla ilerleyecektir” ifadelerini kullandı.
‘KRİTİK KAMU HİZMETLERİ YAPAY ZEKA İLE DESTEKLENMELİ’
Raporda, 900 sayfada önerilen hususlar şöyle sıralandı:
“Türkiye’nin yarı iletken, çip ve yapay zeka ile ilgili diğer donanım ve altyapı bileşenleri konusundaki mevcut çalışmaların envanterinin çıkarılması. Altyapı ve donanım eksikliklerine dair ihtiyaç analizi yapılması ve bu eksikliklerin giderilmesine yönelik planlamaların gerçekleştirilmesi. Yarı iletken üretiminden veri merkezi kurulmasına kadar gerekli tüm bileşenlerin sağlanmasına yönelik kısa, orta ve uzun vadeli yatırım planlarının oluşturulması ve Türkiye’nin bu alandaki rekabet gücünü artıracak bir stratejinin geliştirilmesi. Türkiye’nin ‘Avrupa Konseyi Yapay Zeka Çerçeve Sözleşmesi’ni imzalaması gerektiği ve bu konuda gerekli işlemlerin yapılması. Siber Güvenlik Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve istihbarat kurumlarıyla iş birliği yaparak, siber tehditleri proaktif şekilde tespit eden ve güvenli otonom sistemler geliştiren yerli yapay zeka altyapılarının oluşturulması için Ulusal Yapay Zeka Güvenlik Stratejisi’nin hazırlanması. Kamu kurumlarında, yapay zeka tabanlı çözümlerin ihtiyaç odaklı ve verimlilik artırıcı bir yaklaşımla hayata geçirilmesi, sağlık, tarım, adalet, vergi uyumu, afet yönetimi ve akıllı şehirler gibi kritik kamu hizmetlerinin yapay zeka ile desteklenmesi” şeklinde detaylandırıldı.
‘YAPAY ZEKA DİPLOMASİSİ STRATEJİSİ OLUŞTURULMALI’
Raporda, Türkiye’nin uluslararası alandaki görünümünü güçlendirmek amacıyla uluslararası firmalara Ar-Ge yatırımı yapmaları için teşvik paketleri sunulması önerildi. “Türkiye’nin lider rolünü pekiştirmek için özel bir ‘Yapay Zeka Diplomasi Stratejisi’ oluşturulmalı. Bu strateji, Türkiye’nin bölgesel yapay zeka merkezi olma hedefine yönelik gerekli teşvik ve tedbir mekanizmalarını içermelidir. Uluslararası etkinlikler düzenlenmeli ve iş birlikleri güçlendirilmelidir. Küresel Yapay Zeka Ortaklığı gibi platformlarda ulusal vizyonun yansıtılması öncelenerek aktif bir rol alınmalıdır. Türk Devletleri Teşkilatı ile ortak Türkçe büyük dil modelleri ve yapay zeka standartları geliştirilmelidir” ifadeleriyle bu konulara vurgu yapıldı.
‘DİJİTAL YETENEK HARİTASI OLUŞTURULMALI’
Yapay zekanın etik gelişiminin takip edilmesi için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Siber Güvenlik Başkanlığı üyelerinden oluşan bir ‘Yapay Zeka Etik Kurulu’ kurulması önerildi. Ayrıca, “Ortak veri alanı ile veri kalite ve standartları alanında yetkili otorite olan Siber Güvenlik Başkanlığı koordinasyonunda, kamu verilerinin erişimini ve kullanımını yönetilebilir ve sürdürülebilir bir şekilde sağlamak amacıyla Türk Veri Havuzu oluşturulmalıdır. Kamu yapay zeka ekosistemi projeleri desteklenmeli ve mevcut iş gücünün dönüşümü için gerekli eğitimler verilmelidir” denildi.
‘TÜRKİYE YAPAY ZEKA KANUNU HAZIRLANMALI’
Raporun hukuk ve etik önerileri başlığı altında, “Türkiye’nin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, insan odaklı ve etik ilkelere uygun bir ‘Türkiye Yapay Zeka Kanunu’ hazırlanmalıdır. Ayrıca, yapay zekanın gelişiminin fikri haklara etkisi ile ilgili bir etki analizi gerçekleştirilmelidir. Yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin tespiti için dijital filigran ve meta veri gibi mekanizmaların geliştirilmesi, sosyal güvenlik sisteminin yapay zeka kaynaklı dönüşümlere karşı güncellenmesi ve yaşam boyu eğitim programları ile mevcut iş gücünün dönüşümüne destek verilmesi gerektiği belirtilmiştir” ifadeleri yer aldı.



