Kuyumcu dükkanı sahibi Hasan Turan, ilk tespitlere göre yaklaşık 30 kişiden, kar vaadiyle veya mevcut durumuyla altın ve nakit para aldı. Paralarını geri alamayan mağdurlar, 31 Aralık 2025’te durumu polise bildirdi. İhbar üzerine, Çarşı Caddesi’ndeki iş yerinde yapılan baskında, Hasan Turan ve oğlu M.T., ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçundan gözaltına alındı. Baba ve oğlu, 1 Ocak’ta mahkemeye sevk edildikten sonra serbest bırakıldı. Serbest kaldıktan sonra dükkanlarını bir hafta boyunca açmayan baba ve oğlu, kayıplara karıştı. Mağdurlar, Hasan Turan ve oğlu M.T.’ye ulaşamayınca savcılığa suç duyurusunda bulundu.

TEKRAR GÖZALTINA ALINDILAR
Polis ekipleri, soruşturma doğrultusunda Hasan Turan ve oğlu M.T.’yi tekrar gözaltına aldı. Şüphelilerin polisteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilmesiyle birlikte, kuyumcu Hasan Turan tutuklandı, oğlu M.T. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Mağdurların avukatı Alper Yavuz Ajlan, Çanakkale Adalet Sarayı önünde yaptığı açıklamada, “Soruşturma dosyasındaki somut veriler, nitelikli dolandırıcılık soruşturmasında gelinen aşamayı ve mağduriyetin boyutlarını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Dosya kapsamında bir şüphelinin tutuklu olması, suçun işlendiğine dair kuvvetli şüpheyi desteklese de diğer iki şüphelinin hala serbest kalması, mağdurlar ve kamu vicdanı için kabul edilemez bir durumdur. 13 Ocak 2026 tarihinde yapılan aramalarda, şüphelilere ait işletmelerde 112 adet altın, gümüş ve değerli taş ile 156 farklı marka ve model saat ele geçirilmiştir. Dükkanlarda önemli miktarda altın bulunması, sistematik bir dolandırıcılık düzeninin varlığını açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı.

‘DOSYADA ŞİKAYETÇİ OLAN MAĞDUR SAYISI 143’E ULAŞTI’
Ajlan, dosyada şikayetçi olan mağdur sayısının 143’e ulaştığını belirtti ve şöyle konuştu:
“Henüz adli makamlara başvurmamış birçok mağdur bulunduğu da bilinmektedir. Mevcut veriler ışığında, telafisi imkansız zararın en az 200-250 milyon TL olduğu düşünülmektedir. Bu miktar, yalnızca bireysel değil, toplumsal güvene de ağır bir darbe indirmiştir. Elde ettiğimiz bilgiler, serbest kalan şüphelilerin mağdurların varlıklarını yurtdışına kaçırma ve kendilerinin de ülkeyi terk etme hazırlığı içinde olduğunu göstermektedir. Bu kişilerin dışarıda geçirdiği her an, adaletin elinden kaçma fırsatıdır. Şüphelilerin serbest kalması, dijital delillere müdahale etme, gizli tanıklar üzerinde baskı kurma ve soruşturmanın seyrini etkileyecek kritik verileri yok etme riskini artırmaktadır. Her eksik tutuklama kararı, gerçeğin açığa çıkmasını zorlaştırmaktadır. Suça iştirak eden ve sahte ürünlerle halkı kandıran diğer iki şüphelinin hala serbest olması, kamu vicdanını yaralamaktadır. Tüm sorumluların mal varlıklarına derhal ihtiyati tedbir konulmalı ve adalet, faillerin tamamı için aynı kararlılıkla uygulanmalıdır.”



