CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’de gerçekleştirdiği basın toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına dair iddialara yanıt verdi. Emir, “Türkiye, günlerdir Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in mal varlığını merak ediyor. Biz de mal varlığını sorguluyor ve belgelerle açıklama yapmaya davet ediyoruz. Ortada açık belgeler var; 16 tapu, sözleşmeler ve ödeme planları mevcut. Ancak bu belgeler karşısında cevap veremeyen bir Sayın Bakan var. O Bakan, cevap veremediği her seferde birilerine talimat veriyor ve onların yönlendirdiği sözde basın ve trollerle saldırılara girişiyor. Bunlardan biri de benim. Hakkımda, Akın Gürlek’in mal varlığına ulaşma suçlaması var. Ancak Murat Emir’in mal varlığına ulaşmak suç değildir. Ulaştınız ama keşke doğruyu yazsaydınız, keşke yalan yazmasaydınız” ifadelerini kullandı.
Mal varlığına dair iddialara ilişkin Emir, “Gerçek şudur; şahsım adına kayıtlı tüm taşınmazlar burada mevcuttur. Bazı yandaş medya mensupları, ‘Ankara Dikmen’de 4 bin küsur metrekare arsa nasıl olur? Sabahtan akşama kadar ameliyat yapsa yapamaz, çalmış belli ki’ şeklinde alçakça yorumlarda bulunuyor. Oysa ki, bu oradaki parselin toplam büyüklüğüdür. Bir siteye bakıyorlar; ‘Sitede onlarca dairesi olabilir. Bak burada 80 daire var, 16 blok var’ diyorlar. O daireyi 2005 yılında krediyle aldım ve hala oturduğum bir tane daire var. Buradaki daireler krediyle alınmış olup, hâlâ bir kamu bankasına konut kredisi borcu ödeyen bir vatandaşım. Bizim alnımız açık, yüzümüz ak. Taşınmaz beyanı böyle yapılır” şeklinde konuştu.
‘GELİN BU YASALARI DÜZELTELİM’
Emir, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kamuoyuna sunduğu raporu hatırlatarak, “Raporda Türkiye’nin temel demokrasi, adalet ve kardeşlik konularında tespitler ve çözüm önerileri yer alıyor. Bu ödevler Meclis’e iletildi. Ancak şimdi bir sessizlik, umursamazlık ve vurdumduymazlık söz konusu. Buradan Sayın Meclis Başkanına, siyasi partilerin genel başkanlarına, grup başkanlarına, temsilcilerine ve tüm milletvekillerine sesleniyorum. Bu raporda ayrıntılı olarak neredeyse oy birliğiyle mutabık kaldık. ‘Bu ülkenin demokrasisini, toplumsal barışını ve özgürlüklerini daha ileriye taşıyalım’ dedik. Ama hiçbir şey yapmıyoruz. En son halkı korku ve paniğe sevk edecek yanıltıcı bilgileri yayma suçlamasıyla gazeteci İsmail Arı gözaltına alındı. Buradan sesleniyorum; gelin bu yasaları düzeltelim. Burada vebal var, burada suç var. Şimdi bunları uygulamaya sokanlar, kabul edenler, el kaldıranlar, uygulamadaki yanlışı görenler, ‘Ben öyle yazmamıştım, uygulayıcılar yanlış yapıyor’ diyenlere sesleniyorum. Barış, demokrasi ve kardeşlik için bekleyecek zamanımız yok, dakikamız yok. Dezenformasyon Yasası’ndan başlayalım. İstenmeyen gazetecileri istenen süreçlerde kenara çekme, cezaevinde tutma ve görev yapamaz hale getirme operasyonlarına son verelim” diye belirtti.



