Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen ‘Dünya Su Günü’ etkinliğine katıldı. Yumaklı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü’nün bu yılki temasının ‘Su ve İnsan’ olarak belirlendiğini vurguladı. Bakan, “Bu tema, insanlık tarihinin en eski gerçeğini bize anımsatmaktadır; insan suyla var olmuş, suyla medeniyet kurmuş ve suyla kalkınmıştır. Su sadece bir doğal kaynak değildir; su, hayatın kendisidir; sağlıktır, gıdadır, enerjidir, güvenliktir ve gelecektir. Bugün burada yalnızca suyu değil, suyun içinde saklı olan insanlık hikayesini konuşmak için bir araya geldik. İnsanlık tarihi, suyun tarihin hem mürekkebi hem de kağıdı olduğunu net bir şekilde göstermektedir” şeklinde konuştu.
’18 BİNDEN FAZLA SU TESİSİ HİZMETE ALINDI’
Yumaklı, Devlet Su İşleri’nin yalnızca bir kurum olmadığını, Türkiye’nin suyla atan kalbi olduğunu belirtti. “81 ilde faaliyet gösteren 25 bölge müdürlüğümüz ve yaklaşık 24 bin kişilik büyük bir emek ordusuyla baraj şantiyelerinde, sulama kanallarında, taşkın anlarında ve içme suyu hatlarında çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana 7,7 trilyon lira maliyetle 18 binden fazla su tesisi hizmete alındı. Bunların arasında 1800’den fazla baraj ve gölet, 3 bin 600’den fazla sulama tesisi, 11 binden fazla taşkın kontrol tesisi ve yüzlerce içme suyu ile enerji tesisi yer almaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda yapılan yatırımlar, toplam yatırımların yüzde 60’ından fazlasını oluşturmaktadır. Bu yatırımlar, tarlalara su gitmesini, şehirlerde muslukların çalışmasını, fabrikaların üretime devam etmesini ve vatandaşların güven içinde yaşamasını sağlamaktadır. Bugün 7,3 milyon hektar tarım alanı sulamaya açılmış, 183,7 milyar metreküp su depolanmış ve 5,5 milyar metreküp yıllık içme suyu sağlanmıştır” diye ekledi.

‘ETKİN BİR YÖNETİM MODELİ OLUŞTURACAĞIZ’
Yumaklı, yeni bir döneme geçildiğini belirterek, “Bu dönemin adı; suyu koruma dönemi. Şehirlerde kullanılan suyun yaklaşık yüzde 31’i kayıp ve kaçak olarak kaybolmaktadır. Bazı şehirlerde barajdan çıkan her 3 bardak sudan biri, vatandaşa ulaşmadan kayboluyor. Su, yalnızca doğal bir kaynak değil, stratejik bir varlık olarak görülmelidir. Bu bağlamda, üzerinde çalışılan Su Kanunu; suyu stratejik bir varlık olarak ele alan modern ve bütüncül bir yönetim anlayışı getirecektir. Bu düzenleme ile suyun statüsü netleşecek, yer altı ve yer üstü suları birlikte yönetilecek, kaçak kuyu açılması engellenecek ve suyun tüm sektörlerde daha verimli kullanılması sağlanacaktır. Ayrıca, tarla içi sulama sistemleri yaygınlaştırılacak, mekansal planlamalar suya göre yapılacak ve ulusal su bilgi sistemi ile veri temelli bir yönetim altyapısı oluşturulacaktır. Sulama alanlarının çok parçalı bir yapı tarafından yönetilmesi verimsizlik doğurduğu için ‘Türkiye Sulamaları Merkez Birliği’ kurulması planlanmaktadır. Bu yapı ile sulama işletmesi, bütçe, bakım ve su dağıtımını tek çatı altında toplayarak daha etkin bir yönetim modeli oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
‘EYLEM PLANLARIMIZI TEKER TEKER DEVREYE ALIYORUZ’
Bakan Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:
“Kuraklık, çoğu zaman gökyüzünün cimriliği değil, bazen bizim dikkatsizliğimizin sonucudur. Bu anlamda su israfıyla mücadele ve suyun verimli kullanılması, politikalarımızın öncelikleri arasında yer almaktadır. Peygamber efendimizin, ‘Nehir kenarında abdest alsanız bile suyu israf etmeyin’ sözü, bizlere yüzyıllar öncesinden bir uyarıdır. Kentsel, tarımsal ve endüstriyel kullanımda su tasarrufu ve verimlilik konusunda hızlı adımlar atmak zorundayız. Bu çerçevede, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde başlattığımız Su Verimliliği Seferberliği’nin, sadece ülkemizde değil, dünya gündeminde de yer alması için çalışıyoruz. Ulusal Su Kurulumuzda alınan kararla, kurumakta olan göllerimiz için eylem planlarımızı teker teker devreye alıyoruz. Suya dair her kararımız, sofradaki ekmeğin bereketine, şehirdeki huzura ve gelecekteki güvenliğimize dokunur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi, suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında hiçbir fark yoktur.”
Programın ilerleyen kısmında, ‘Dünya Su Günü’ etkinliği çerçevesinde düzenlenen kompozisyon, afiş ve fotoğraf yarışmasında başarılı olan yarışmacılara ödülleri verildi.


