Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, Ufuk Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ‘Güncel Gelişmeler Işığında Ombudsmanlık Sempozyumu’na katıldı. Sempozyumda, eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Ufuk Üniversitesi Rektörü Ahmet Hakan Haliloğlu, Hukuk Fakültesi Dekanı Servet Alyanak, akademisyenler ve öğrenciler de yer aldı. Akarca, ombudsmanlığın hukuk devleti ilkesinin, adalet arayışının ve iyi yönetim anlayışının bir yansıması olduğunu ifade etti. “Modern devlet yapısı büyüdükçe, idari işlemler çeşitlendikçe ve vatandaşın beklentileri arttıkça, idare ile birey arasındaki ilişkinin daha hassas bir zeminde ele alınması zorunlu hale gelmiştir. Ombudsmanlık kurumu bu ihtiyacın ürünüdür. Kamu Denetçiliği Kurumu, Anayasamızın 74’üncü maddesine dayanan anayasal bir kuruluştur. Kurumumuz, idarenin her türlü eylem ve işlemini, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk açısından incelemekle yükümlüdür. Bu yönüyle, kamu yönetiminde hak temelli düşüncenin güçlenmesine yardımcı olan bir rehberlik görevi de üstlenmektedir.” dedi.
‘İDARE-BİREY İLİŞKİSİNİ DAHA SAĞLIKLI ZEMİNE TAŞIMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Akarca, ombudsmanlığın çağdaş kamu yönetiminin önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, “İyi yönetimi sadece kurallara indirgemek doğru değildir. İyi yönetim; şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık, makul sürede işlem yapma, gerekçeli karar verme ve bireyin onurunu gözetme sorumluluğudur. Günümüzde kamu yönetimleri, mevzuata uygunluk dışında, etik meşruiyet, toplumsal güven ve kurumsal saygınlık açısından da değerlendirilmektedir. Vatandaşın devlete duyduğu güven, çoğu zaman verilen hizmetin sonucuyla değil, o sürecin nasıl yürütüldüğüyle şekillenir. Bir başvuruya zamanında cevap verilmesi, açık ve anlaşılır bir dil kullanılması ve idarenin vatandaşla kurduğu ilişkinin saygı esasına dayanması, hukuk devleti kültürünün günlük hayata yansımasıdır.” şeklinde konuştu.
Akarca, Kamu Denetçiliği Kurumu olarak bu kültürün gelişimini son derece önemli bulduklarını belirtti. “Kararlarımızla idareye, insan hakları, hakkaniyet ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde bir değerlendirme ufku sunuyoruz. Tavsiyelerimiz, dostane çözüm girişimlerimiz ve kurumsal iletişim faaliyetlerimizle idare-birey ilişkisini daha sağlıklı bir zemine taşımaya çalışıyoruz. Akademi ile ombudsmanlık arasındaki ilişkinin güçlenmesi de oldukça kıymetlidir. Çünkü ombudsmanlık hem uygulamaya hem de teoriye ihtiyaç duyar. Hukuk, siyaset bilimi, kamu yönetimi, insan hakları ve idare teorisi alanlarında yapılacak nitelikli çalışmalar, bu kurumun düşünsel zeminini daha da sağlamlaştıracaktır. Üniversiteler, bu düşünsel üretimin en önemli merkezleridir.” ifadelerini kullandı.



