AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığı ile AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı işbirliğiyle, AK Parti Kongre Merkezi’nde bir iftar programı gerçekleştirildi. Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer ile AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan’ın yanı sıra mimar ve mühendis kadınlar da katılım sağladı. İftar programında konuşma yapan Tuncer, mimarlık ve mühendisliğin yalnızca bir meslek olmadığını vurgulayarak, “Mimarlık, mekâna ruh vermek; mühendislik, hayata düzen getirmek; şehircilik ise insanların güvenliğini, huzurunu ve geleceğini inşa etmektir. Biz, çocuklarımızın güvenle oynayabileceği sokakları, ailelerin huzurla yaşayacağı mahalleleri, yaşlıların kolayca erişebileceği kamusal alanları ve gençlerin umutla geleceğe tutunabileceği ortamları yaratıyoruz. Kadın elinin değmediği bir şehir, eksik kalır. Kadın sezgisinin dokunmadığı bir tasarım, noksan olur. Kadın vicdanının yön vermediği bir kalkınma ise yetersizdir” ifadelerini kullandı.
‘MEDENİYET MESELESİ OLARAK GÖRÜYORUZ’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti olarak siyaseti hayatın merkezine yerleştirdiklerini söyleyen Tuncer, “Şehirciliği yalnızca teknik bir mesele olarak değil, insanı, çevreyi, kültürü, sosyal adaleti ve güvenliği bir arada ele alan büyük bir medeniyet meselesi olarak görmekteyiz. Bu nedenle Türkiye, geleneksel iki boyutlu imar anlayışını aşarak, şehirciliği daha ileri bir aşamaya taşımakta ve üç boyutlu kentsel tasarım temelli yeni bir döneme hazırlanmaktadır” şeklinde konuştu.
‘YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ’
Tuncer, hedeflerinin kadınların başarılarının takdir edildiği ama hala istisna olarak görüldüğü bir düzen olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Bizim amacımız, kadınların başarılarının olağan hale geldiği bir Türkiye’dir. Önümüzdeki süreçte kadın mimar ve mühendislerimizin daha görünür, daha söz sahibi, daha fazla yön veren ve daha fazla karar alıcı olacağına, iz bırakacağına inanıyorum. Belki bazen yorulduk, bazen yalnız hissettik, emeğimiz geç fark edildi ya da fazlasını ispat etmek zorunda kaldık. Ancak; bu ülkenin bize ihtiyacı var, bu toplumun bizim düşüncelerimize ihtiyacı var. Bu millet, bizim emeğimizle güçlenecek. Geleceğin vicdanı, dirayetimiz ve cesaretimizle şekillenecek. Bu anlayışla, büyük ve güçlü Türkiye’mizin inşasında daha azimli ve kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz.”



