Ankara’da görevli polis memuru Yasin Çakmak (44), 12 Ocak’ta eşi Fatma Çakmak’ı (36) bıçakla ağır yaraladı. Olayın ardından Yasin Çakmak ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, Fatma Çakmak ise tedavisinin ardından ailesinin yaşadığı Şanlıurfa’ya giderek bir basın toplantısı düzenledi ve yardım talebinde bulundu. Fatma Çakmak’ın açıklamalarının ardından Yasin Çakmak gözaltına alındı. İfade verme işlemlerinin tamamlanmasının ardından 17 Ocak’ta tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın tamamlanmasının ardından iddianame hazırlandı. Savcılık, Yasin Çakmak hakkında ‘Kadına karşı nitelikli kasten yaralama’ ve ‘Tehdit’ suçlarından 15,5 yıla kadar hapis cezası talep ederken, Fatma Çakmak hakkında ise eşini bıçakla hafif şekilde yaraladığı gerekçesiyle ‘Eşe karşı kasten yaralama’ suçundan 4,5 yıla kadar hapis cezası istedi.
Ankara 64’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşmasında, müşteki sanık Yasin Çakmak ve taraf avukatları hazır bulunurken, diğer müşteki sanık Fatma Çakmak Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılım sağladı.
Yasin Çakmak, olay günü yaşananları şu şekilde anlattı: “Akşam yemeğini ben hazırladım. Çocuklarım ve eşimle birlikte yemeğimizi yedik. Eşim 1,5 aydır rahatsızlığını söylüyordu. Kabızlık problemi olduğunu, tuvalete gideceğini ve uzun süre kalma durumu olduğunu belirtmişti. Ben de ‘Tamam, gidebilirsin’ dedim. Sofrayı kaldırdım, daha sonra odaya geçtim. Odayı temizlerken 45-50 dakika geçti. Odayı temizlerken kirli bezleri ve çoraplarımı banyodaki kirli sepetine atmak istedim. Kirli sepetine eğildiğimde, içinde bir telefon olduğunu gördüm. Şaşırdım, telefonu aldım ve baktım. Eşimin daha önce bozulan telefonunu arkadaşından idareten aldığı bir telefon olduğu anlaşıldı. Şaşkınlığım arttı. Telefonu açtığımda, eşimin başka bir erkekle cinsel içerikli konuşmalarını gördüm. Elim ayağım titredi.”
‘BOĞUŞMAYA GİRDİK AMA BİLİNCİM YOKTU’
Gördüklerini eşine sorduğunu belirten Çakmak, “Telefonun banyoda ne işi olduğunu sordum. ‘Hızlıca o telefonu bana ver. Sakın açıp içine bakma’ dedi. Eşimin eli ayağı titremeye başladı. Mutfağa geçelim dedim ve oraya yöneldik. Mutfağa girdiğimizde su içmek yerine bıçakların bulunduğu çekmeceye yöneldi. Oradan bir bıçak aldı ve ‘O telefonu bana vereceksin’ dedi. ‘Vermem’ dedim, elimle müdahale ettim ve bıçak elimde saplandı. Olaya otizmli oğlum da şahit oldu. Silahı aradığını duyduğumda tırnak makasını aldım, kapının kilidini açmak istedim ama başaramadım. Silahın kurma sesini duyunca kapıyı kırmak zorunda kaldım. İçeriye girdiğimde eşim silahı bana doğrultmuştu. Benim kendi beylik silahım. O an bilincim yoktu. Mücadele veriyorum, ‘Silahı bırak’ dedim, bırakmıyor. Zar zor silahı elinden almayı başardım. İlk odaya girdiğimde de silahı aldığımda, ‘Beni vuracak’ korkusu yoktu, ‘İntihar edecek’ korkusu vardı” ifadelerini kullandı.
‘AİLE KATLİAMINI ÖNLEDİM’
Çakmak, silahı eşinin elinden aldığını ve hemen şarjörünü çıkarttığını ifade ederek, “Ambulans ve polis arabası geldiğinde eşim 5. kattan kendisi yürüyerek indi. Burada bilincinin kapalı olduğu bir durum yok. Ben burada büyük bir aile katliamını önledim. Bıçağı elinden aldım, kendisine zarar vermedim. Silahı aldım, silahla zarar vermedim. Ben aldatıldım ve ailemin temelini yıktı. 14 yıllık evliyim” dedi.
‘ÖLDÜRME KASTIYLA HAREKET ETTİ’
Diğer müşteki sanık Fatma Çakmak ise “Olay günü eve geldiğinde yemeği beğenmediği için yemek yapmak istedi. Üzerinde bir gerginlik olduğunu fark ettim. Televizyon izlerken telefonumu aldı. ‘Sen KADES’i mi yükledin’ dedi. Boşanmak istediğimi söyledim. Bana sert bir tokat attı. O an saldıracağını anladım, mutfağa gidip tezgahın üzerindeki bıçağı aldım. Bıçağı elimden aldı ve ‘Sen kimsin, benden boşanacaksın’ dedi. Sol elime bastırdı ve çatlak oluştu. Bıçakla kendi elini yaraladı, kan akmaya başladı. Oğlumuz bunu görünce çok korktu. Daha sonra beni yatak odasına götürdü, silahını çıkardı. Önce şarjörü elime almamı istedi. Silahı şakağıma dayadı. Kapıyı kilitledim, ama kapıyı kırdı ve bayıldım. Beni öldürme kastıyla hareket etti. Yüzümde 60 dikiş var. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum” şeklinde konuştu.
‘YÜZÜ GÖZÜ KAN İÇİNDEYDİ’
Olayın ardından tanık olarak dinlenen komşu Z.E., “Olay gecesi 23.00’ten sonra çocuklardan biri kapıyı çaldı ve ‘Yardım edin’ dedi. Eşim önce gitti, ben de ardından gittim. Yatak odasında Fatma yataktaydı, Yasin sırtı dönük şekilde eğilmişti. Yasin’i uzaklaştırdık. Fatma’nın yüzü gözü kan içindeydi. ‘Telefonum nerede’ dedi. Sağlık ekipleri geldi ve yatak odasında müdahale ettiler. Sonrasında Fatma aşağı indi” dedi.
Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı, Yasin Çakmak’ın eyleminin ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturabileceğini belirterek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesini ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme, savcının mütalaası doğrultusunda dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderme kararı aldı ve sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.



