Pursaklar ilçesinde geçen yıl 9 Ekim’de meydana gelen olayda, D.S. boşandıktan sonra kimlik değiştirmek üzere gittiği nüfus müdürlüğünden çıktığı sırada, eski eşi Murat Çakır tarafından rehin alındı. Çakır, D.S.’yi kaymakamlık binasının yanındaki boş bir alana götürerek, başına tabanca dayayıp tehditte bulundu. Pursaklar Kaymakamı Üzeyir Aziz Özeren ve İlçe Emniyet Müdürü Eşref Güldemir’in de katıldığı ikna çabaları sonucunda şüpheli, silahı bırakarak teslim oldu. Gözaltına alınan Murat Çakır, 10 Ekim’de mahkemeye çıkarıldı ve tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı tamamlayarak iddianameyi hazırladı. İddianamede, Murat Çakır hakkında ‘Silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından 13,5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
‘KİMSENİN BANA YAKLAŞMASINI İSTEMİYORDUM’
Bugün Ankara 79’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Murat Çakır, mağdur D.S. ve taraf avukatları katıldı. Sanık Çakır, savunmasında kimliğini kaybettiği için nüfus müdürlüğüne gittiğini öne sürerek, “Burada eski eşimle karşılaştım. Kendisiyle konuşmak istediğimde bana hakaret etti. Bunun üzerine kendisini uyardım ve silahımı gösterdim. Daha sonra güvenlik görevlisi geldi, ben silahla yürüdüm. Kimsenin bana yaklaşmasını istemiyordum. Kesinlikle kimseye zarar verme kastım yoktu. Silahımı kendi rızamla teslim ettim. Olay yerine Pursaklar Kaymakamı da geldi, çay ikram etmek istedi ama ben içmedim. Eski eşimin sakinleşmesi için kendisi adına çay istedim” şeklinde konuştu.
‘BEN SADECE YAŞAMAK İSTİYORDUM’
Olayın mağduru D.S. ise yaşadığı korku dolu anları anlatarak, “Nüfus Müdürlüğünden çıktıktan sonra sanık karşıma çıktı ve ‘Seni bulamayacağımı mı sandın’ diyerek elindeki kağıtları gösterdi. Ben küfretmedim ve herhangi bir tahrikte bulunmadım. Sanık, ‘Seni öldüreceğim’ diyerek silahı kafama dayadı. Kolumdan tutarak beni sürüklerken silah başımdaydı. O sırada çevredeki kadınlar ‘Bir şey yapma’ diye yalvardı, ama erkekler müdahale etmedi. Daha sonra sanık ile Cumhuriyet savcısı telefonda görüştü. Savcı, ‘Bir şey yapma’ diyordu ama sanık ikna olmadı. Ardından savcı olay yerine geldi ve sanığı ikna etmeye çalışarak silahı aldı. Savcı gelmeseydi sanığın beni kesinlikle öldüreceğini düşünüyorum. Ben sadece yaşamak istiyordum” ifadelerini kullandı.
SAVCI, ‘KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS’ DEDİ
Duruşma sonrasında mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanığın eyleminin ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturabileceğini belirterek, dosyanın görevsizlik kararı verilerek ağır ceza mahkemesine gönderilmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme, savcının mütalaası doğrultusunda dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderilmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.



