Ankara Nöbetçi İş Mahkemesi’ne başvuran Ö.Ş., son iki yılda sürekli olarak tayt ve şort giymeye zorlandığını ve daha önce kullanabildiği oturma alanının kendisine yasaklandığını öne sürdü. Dava dilekçesinde, ders boyunca ayakta durmasının istendiğini, güvenlik kameraları tarafından sürekli takip edildiğini, mesai saatleri ve iş yerinin keyfi olarak değiştirildiğini ifade etti. Ayrıca, mola saatlerinde arkadaşlarıyla görüşmesinin yasaklandığını, haftalık programların işin gerekliliği olmaksızın sürekli değiştirildiğini ve çalışma saatlerinin keyfi bir şekilde düzenlenerek iş-özel yaşam dengesinin bozulduğunu ileri sürdü. Ö.Ş., iş yerindeki tüm personelin izinsiz olarak kameralardan izlendiğini, hukuka aykırı tutanaklar düzenlendiğini ve disiplin ile para cezaları verildiğini de iddia etti. Mobbing uygulamalarının uzun süreli, sürekli ve sistematik olduğunu belirten Ö.Ş., amacın kendisini istifaya zorlamak olduğunu vurguladı.

Ö.Ş. (fotoğrafta)
‘ARKADAŞLARIMLA GÖRÜŞMEM YASAKLANDI’
Dava açtıktan sonra işten çıkarılan Ö.Ş., “Yedi yıldır çalıştığım iş yerinde son iki yıldır mobbinge maruz kaldım. Çalışma koşullarım ciddi şekilde zorlaştırıldı. Tayt giyme zorunluluğu getirildi. Molalarda arkadaşlarımla görüşmem yasaklandı. Yıllık izinlerim verilmedi. Çocuğuma bakmam gerektiğini belirtmeme rağmen, çalışma koşullarımda herhangi bir iyileşme sağlanmadı. ‘Herkesin çocuğu var, ne yapalım’ diyerek sürekli olumsuz yanıtlar aldım. Kurumda müdürlerin değişmesi sonucunda biri gelip ‘Şort giyeceksiniz’ diyor; ancak bu şort oldukça kısa. Diğer müdür de ‘Hayır, şort olmaz, tayt giyeceksiniz’ diyor. Kameralardan sürekli izleniyoruz ve bu durum oldukça rahatsız edici. Elimizi kolumuzu nereye koyacağımızı bilemiyoruz. Arkadaşım ile şakalaştığımda hemen telefon geliyor, ‘Dokunmayın birbirinize’ şeklinde uyarılar alıyoruz. Kameradan izleyip sürekli ‘Ayakta duracaksınız, oturmak yasak, yürüyeceksiniz, havuzun etrafına bakacaksınız’ gibi emirler veriliyordu” dedi.
‘MOBBİNG, YILDIRMAK AMACIYLA YAPILIR’
Avukat Senem Yılmazel, müvekkilinin haklarını arayacaklarını ifade ederek, “İş yerinde sistematik olarak uygulanan psikolojik şiddeti mobbing olarak adlandırıyoruz. Devletin bu konuda bir yardım hattı bulunuyor; 170 hattı. Bu hattı arayan kişiler psikolojik destek alabiliyorlar. Hakları oldukça önemlidir. İşçilik alacakları ve işçilik hakları ayrıdır. Biz mobbing nedeniyle manevi tazminat davası açtık. İlk duruşması bu ay gerçekleştirilecek. Bir davranışın mobbing olarak kabul edilebilmesi için kasıtlı, sürekli ve sistematik olması gerekmektedir. Sadece bir kez yaşanan kötü davranış veya kötü söz mobbing olarak tanımlanamaz. Bu tür bir davranışın mobbing olarak kabul edilebilmesi için belirli bir süreye yayılması gerekir. Örneğin, müvekkilime yaklaşık iki yıldır böyle psikolojik şiddet uygulanmaktadır” şeklinde konuştu.

Avukat Senem Yılmazel (fotoğrafta)



