Elif T., göz kapağındaki düşüklüğü düzeltmek amacıyla 8 Nisan 2024 tarihinde bir güzellik salonunda 1100 TL karşılığında plazma pen işlemi yaptırdı. Ancak, işlemin ardından gözünde kalıcı hasar oluştuğunu iddia ederek, işlemi gerçekleştiren A.A. ve işletme hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı raporda, plazma pen işleminin tamamen kişinin isteğine bağlı olarak yapıldığı, ayrıca işlem sonrası yara kabuklanması, kızarıklık, nedbe ve hiperpigmentasyon gibi durumların her türlü dikkat ve özen gösterilmesine rağmen komplikasyon olarak ortaya çıkabileceği ifade edildi.

‘ŞİKAYETLERİ SONRASI TIBBİ KAYIT YOK’
Raporda, Elif T.’nin işlem sonrası göz kapaklarında kızarıklık, kabuklanma ve kanama geliştiğini bildirdiği, ancak olay tarihinde bu şikayetlerle herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurduğuna dair tıbbi kaydın bulunmadığı vurgulandı. Ayrıca, işlemden 11 gün sonra selülit tanısıyla medikal tedaviye alındığı belirtildi. Bu nedenle, işlemle ilgili kesin bir değerlendirme yapılamadığı ifade edildi. Savcılık, Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Elif T.’nin bu karara itirazı ise reddedildi.

‘ÇEVREMDEKİLER FARK ETTİ’
Elif T., “İşlemden sonra gözümün 15 gün arayla yıkanması gerektiği söylendi. Ben de verilen talimatlara uydum ve salonla iletişimi sürdürdüm. Ancak bir süre sonra göz kapağımda kabuklanma meydana geldi. 15 gün içinde geçeceği belirtildi, fakat bu süre geçmesine rağmen kabuklanma devam etti. Sonrasında bölgede kanama oluştu. Güzellik salonuyla tekrar iletişime geçtiğimde enfeksiyon kaptığım ifade edildi ve bunun benden kaynaklandığı söylendi. Bu süreçte hastaneye gidip doktorun verdiği kremleri kullanarak tedavi olmaya çalıştım. Birkaç ay sonra çevremdekilerin fark etmesiyle göz kapağımda asimetrik bir bozukluk olduğunu öğrendim. Bunu kendi başıma fark etmem mümkün değildi, birilerinin söylemesiyle anladım. Göz kapağının fazla yakılması nedeniyle gözün kendini çektiğini düşündüğüm için bu durumu geç fark ettim” diye konuştu.

‘RAPORA RAĞMEN TALEBİM REDDEDİLDİ’
Elif T., “Mahkemeye başvurmadan önce herhangi bir açıklama yapılmadı. Kendilerine rahatsız olduğumu ve mahkemeye başvuracağımı belirttiğimde, ‘Mahkemeye başvurabilirsiniz’ yanıtını aldım. Mahkemeye başvurduktan sonra Adli Tıp Kurumu’na gittim. Burada göz kapağındaki kaymanın ölçümleri detaylı olarak yapıldı. Ancak savcılık, bu rapora rağmen talebimi reddetti. Dosya mahkemeye bile taşınmadı ve savcılık ‘kovuşturmaya yer yoktur’ kararı verdi. İtirazım da reddedildi, gerekçe olarak asimetrik bozukluğu fark ettiğim anda hastaneye başvurmamış olmam gösterildi” dedi.

‘SOL GÖZÜM TAM OLARAK KAPANMIYOR’
Elif T., sol gözünün tam olarak kapanmadığını belirterek, “Şu an sol gözüm özellikle geceleri aralıklı şekilde kapanıyor. Bu durum için birçok doktora başvurdum, fakat işlemin her doktorun yapabileceği bir ameliyat olmadığı söylendi. Çoğu doktor, göz kapağında yeterli pay kalmadığı için ameliyata yanaşmadı. Ameliyatı yapabileceğini belirten doktorlar ise toplam maliyetin yaklaşık 150 bin TL olacağını ifade etti. 1000 TL’lik bir işlem, bana toplamda 150 bin TL’ye mal olmuş olacak. Göz kapağına herhangi bir işlem yaptırmak isteyenlere klinikleri önermiyorum. Kliniklerin ruhsatı olabilir, fakat bu onların işlerini iyi yaptıkları anlamına gelmiyor. Bu acı bir deneyimle öğrenmiş oldum. En doğrusu, bu tür işlemleri mutlaka uzman bir doktora yaptırmak” şeklinde konuştu.





