Adalet Bakanı Akın Gürlek, güncel gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bakanlık altında yürütülen çalışmaları değerlendiren Gürlek, avukat-müvekkil görüşmelerine getirilen sınırlama iddiaları hakkında şunları ifade etti: “Somut ve ciddi bir güvenlik riski söz konusu olduğunda, hukuka dayalı ve mahkeme kararı ile sınırlı tedbirler alınabilir. Eğer bir görüşme, delillerin yok edilmesine ya da örgütsel talimatların aktarılmasına zemin hazırlıyorsa, hukuk devleti buna kayıtsız kalamaz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları da terör ve örgüt suçları bağlamında, somut delil varsa kısıtlamaları makul görmektedir. Bu uygulama her görüşmede değil, sadece mahkeme kararı ve somut tespitler doğrultusunda gerçekleştirilecektir.”
‘GENEL AF SÖZ KONUSU DEĞİL’
Gürlek, ‘Terörsüz Türkiye’ süreci çerçevesinde gerçekleştirilecek yasal çalışmaların adresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olduğunu belirtti. Bakan, “Kesin bir dille belirtmek gerekirse, yapılacak olası düzenlemelerin genel affa dönüşmesi mümkün değildir. Sürecin ana aktörü Meclis’tir ve biz teknik destek sağlarız. En kritik aşama, örgütün silah bırakması ve kendini feshetmesidir. Bu durumu devletin güvenlik birimleri tespit edecektir. Mevzuatımızda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları için bazı koşullar altında koşullu salıverilme imkânı bulunsa da, terör suçları bu kapsamın dışındadır. İdam cezasından çevrilen veya terör suçundan ağırlaştırılmış müebbetle ceza alanlar için ceza, ömür boyu infaz edilir. Bu nedenle mevcut düzende bir ‘Umut Hakkı’ uygulaması mevcut değildir. Yeni bir takdir yetkisi tamamen TBMM’ye aittir.” şeklinde konuştu.
‘SAHTE HESAPLAR KAPATILACAK’
Sanal medya üzerindeki kimlik doğrulama düzenlemesine de dikkat çeken Gürlek, “Klavye delikanlılığı yapanlar artık kendi kimlikleriyle hareket edecekler. Bir geçiş süreci öngörüyoruz; gerçek kimliğe geçmeyen sahte hesaplar kapatılacaktır. Yurtdışındaki vatandaşlar için de pasaport ve cep telefonu doğrulaması şartı getirilecektir. Hiç kimsenin özel hayatının sosyal medya üzerinden tartışılmasını ve itibar suikastına uğramasını istemiyoruz.” ifadelerini kullandı.



