1. Haberler
  2. SİYASET
  3. Ekrem İmamoğlu’nun ‘Sahte diploma’ davasında 4’üncü duruşma

Ekrem İmamoğlu’nun ‘Sahte diploma’ davasında 4’üncü duruşma

Ekrem İmamoğlu’nun ‘Sahte diploma’ davasında 4’üncü duruşma
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Duruşma, İstanbul Adalet Sarayı’ndaki 59. Asliye Ceza Mahkemesi salonunun yetersiz kalması nedeniyle Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan 2 no’lu duruşma salonunda gerçekleştirildi. Duruşma, saat 11.00 civarında başladı ve İmamoğlu, burada savunma yaptı.

‘BU DAVA RAMAZAN AYININ AREFESİNE DENK GELMİŞTİR’

İmamoğlu, mahkemedeki savunmasında “Bu hafta Ramazan ayına giriyoruz. Ne yazık ki, geçmişte Ramazan aylarında ülkemizi yoran talihsiz süreçleri yaşadık. Ramazan ayı, bereketin, insanların birbirini hissetmesinin ve vicdanın harekete geçmesinin zamanıdır. İnsanlar ‘Neredeyim?’ diye sorgular; makamı, mevkiyi gözden geçirir. İnsanların eşitliğini hissetmesi için bir fırsat ayıdır. Ancak, 2019’da Ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyet, 2025 yılında yine Ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyet, şimdi de Ramazan ayına denk getirilmiş, içi yalan ve iftiralarla dolu bir iddianameyle karşı karşıyayız. Bu dava, Ramazan ayının arefesine denk gelmiştir. Yine absürt ve çirkin bir davayla karşı karşıyayız. Yargı düzeni içinde olmaz denilen her şey bizlere yaşatılıyor.” ifadelerini kullandı.

‘BU MESELE NE DİPLOMADIR NE YOLSUZLUK’

İmamoğlu, “Yaklaşık 16 aydır iktidarın talimatıyla İstanbul’a konumlandırılmış bir avuç muhterisin yürüttüğü operasyonlar, tarihte görülmemiş bir yargı skandalı dönemini ülkemize yaşatmıştır. Bunun milletimize maddi ve manevi maliyeti ağır olmuştur. Koltuk hırsıyla yürütülen 19 Mart darbesinin maliyeti 250 milyar doları aşmış; bu süreçte milletimiz fakirleşmiş, işsizlik artmış ve ülke itibarsız bir döneme sürüklenmiştir. Devlet geleneğimizle, kanunla ve anayasayla ilgisi olmayan bir dönemden geçiyoruz. Çöp niteliğinde bir iddianame ile açılan diploma ve evrakta sahtecilik davasında, iki celseden sonra hakimi değiştirilen, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği bir uygulamayla buradayım. Bu iddianameyi yazan savcı ise sözde amacına ulaşmış ve yer değişikliğiyle İstanbul’da bir ilçeye başsavcıvekili yapılmıştır. Bilinmelidir ki bu mesele ne diplomadır ne de yolsuzluk. Davaların komikliğine ve korkunun doğurduğu yargı sefaletine bakınız; ‘Ahmak’, ‘Çirkin’, ‘Casusluk’, ‘Diploma iptali’, ‘Evrakta sahtecilik’, ‘Savcıya ve bilirkişiye hakaret’, ‘Rezalet’ dedi.

‘AĞIR BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUM’

İmamoğlu, savunmasında, “Benim milletimle bağım çok samimi ve gerçektir. Yurttaşlarımın verdiği güçle; alnım açık, başım dik, özgüveni yüksek ve Allah’ın kulundan korkmayan bir şekilde buradayım. Olan anayasaya oluyor, olan milletimizin geleceğine oluyor. Adalete olan inancı yerle bir ettiniz. Toplumun yüzde 80’i aşan bir oranda artık adalete inanmıyor. Utanılması gereken bir durumla karşı karşıyayız. Bu kötü zihniyet yalnızca haysiyet cellatlığı yapmıyor, ailelere saldırıyor; diplomayı iptal etmekle kalmıyor, milletimizin en temel hakkı olan demokratik yolla iktidarı değiştirme iradesini de gasbediyor. Millete gözdağı veriliyor; ‘Malına, mülküne, kapına, bütün varlığına istediğimde el koyarım’ mesajı veriliyor ve fiilen el konuyor. Olan yine millete, milletimizin geleceğine oluyor. Milletin nefesini, neşesini ve umudunu çalan bir düzen yaşatılıyor. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ denilen yapı, Türkiye’nin kaderini ve her konusunu tek bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak söze bağlamıştır. Devletin kadim kurumları dağıtılmış; yerine bir kişinin şahsi kurumları, talimatları ve yapıları konulmuştur. Asırlık devlet geleneğimiz ve milletimizin geleceği tek bir kişiye mahkum edilmek istenmektedir. Seçimlerden ölümüne korkan bu iktidar, beni seçimlerde rakip görmek istemediği için buradayım. Kaybedeceğini bilen, rekabetten kaçan ve demokrasiyi yok etmeye çalışan bu zihniyet yüzünden ağır bir süreçten geçiyorum. 2024 yerel seçimlerinde açık ara 1’inci parti olan Cumhuriyet Halk Partisi, normal ve demokratik bir atmosferde sürecin yönetilmesi için adım atmamı istemesine rağmen; kazanmak için her yolu, çatışmayı ve her türlü kötülüğü göze alan iktidar zihniyeti 2024 yılı yazından itibaren düğmeye basmıştır. Yerel seçimden 4 ay sonra İstanbul’a atanacak başsavcı ve başarılı olursa getirileceği makam önceden belirlenmiştir. Bu nedenle yürütülen operasyonlardaki hukuksuz ve ahlak dışı uygulamaları ilk dillendiren de iktidarın başındaki anlayış olmuştur.” ifadelerini kullandı.

‘TÜM ARKADAŞLARIM DA AYNI ŞEKİLDE MASUMDUR’

Ekrem İmamoğlu’nun ‘Sahte diploma’ davasında 4’üncü duruşma
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Olay ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin