1. Haberler
  2. GÜNDEM
  3. Fatih’teki tarihi Tur-i Sina Manastırı’nın duvarları çatladı, çevresi çöple dolu

Fatih’teki tarihi Tur-i Sina Manastırı’nın duvarları çatladı, çevresi çöple dolu

Fatih’teki tarihi Tur-i Sina Manastırı’nın duvarları çatladı, çevresi çöple dolu
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fatih Balat’ta yer alan ve 14. yüzyılda inşa edilmiş olan Tur-i Sina Manastırı, Mısır’daki Azize Katerina Manastırı’na bağlı tek Rum Ortodoks Kilisesi olma özelliğine sahip. Ortodokslar için büyük bir öneme sahip olan bu manastırın, papaz evi ve kütüphanesinin de bulunduğu yapısının büyük bir kısmı günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Ancak, yıllar içinde duvarlarda oluşan çatlaklar, yazılar ve çevresindeki çöpler, manastırın görüntüsünü olumsuz yönde etkilemektedir. Papaz evinin içi ise kullanılmaz hale gelmiştir. 2022 yılında yapılan bir haberde, çevresinde çöpler ve duvarlarında çatlaklarla dolu olduğu belirtilen manastırda, 2026 yılına gelindiğinde de durumun değişmediği gözlemlenmiştir. Balat’ta yaşayanlar, manastırın etrafındaki çöplerin temizlenip restore edilmesini talep ediyor.

Â

Fatihteki tarihi Tur-i Sina Manastırı'nın duvarları çatladı, çevresi çöple dolu

‘BAĞLI OLDUĞU YER MISIR’DAKİ AZİZ KATERİNA MANASTIRI’

Tarihçi yazar İlknur Bektaş, “Balat’ın dar sokaklarında Haliç’e doğru yürürken çoğu insanın fark etmeden önünden geçtiği bir yapı var. Tur-i Sina Metokhion Kilisesi dışarıdan bakıldığında sessiz, yorgun ve zamana direnmeye çalışan bir yapı. Bu bina ve duvarlarının arkasında İstanbul’dan Sina Dağı’na uzanan çok katmanlı bir tarih saklı. Bu yapı Rum Ortodoks geleneğine aittir fakat İstanbul Rum Patrikhanesi’ne bağlı değildir. Bağlı olduğu yer Mısır’daki Aziz Katerina Manastırı’dır ve ruhani hattı İstanbul’dan Sina Dağı’na uzanır. Burası yalnızca bir ibadet mekanından ibaret değil, Osmanlı döneminde Sina Manastırı’nın İstanbul’dan diplomatik ve idari temaslar açısından önemli bir merkez olduğunu ve birçok işlev gördüğünü biliyoruz. Osmanlı padişahları tarafından fermanlarla korunmuş bir mekan olarak değerlendirilebilir.” dedi.

Â

Fatihteki tarihi Tur-i Sina Manastırı'nın duvarları çatladı, çevresi çöple dolu

‘SÜMELA MANASTIRI GİBİ BULUŞMA NOKTASI HALİNE GETİRİLMELİ’

İlknur Bektaş, “Yapı ayrıca Vaftizci Yahya’ya adanmıştır. Yunanca adı Loannes Prodromos olan bu isim, Hristiyan geleneğinde İsa’dan önce gelen peygamber figürüne işaret eder. Halk arasında Peygamber Efendimizin el izinden bahsedilen rivayetler dolaşmaktadır. Ancak akademik çevrelerde bu konuda doğrulanmış somut veriler ve belgeler mevcut değildir. Bu nedenle, bu efsane belge olmadığından dolayı halk arasında anlatılan bir hikaye olarak kalmaktadır. Günümüzde yapı ibadete kapalıdır ve 2019’dan bu yana güvenlik gerekçesiyle erişimi kısıtlanmıştır. Restorasyon projeleri gündeme gelmiş olsa da kapsamlı bir koruma ve bilimsel restorasyon ihtiyacı hâlâ sürmektedir. Tarih, inanç ve diplomasi ekseninde sessizce kaderini bekleyen bu bina, kütüphanesi, dini mabedi ve insanların buluşma noktası olarak büyük önem taşımaktadır. Eğer burayı tıpkı Sümela Manastırı gibi bir ibadet ve buluşma noktası haline getirirsek, İstanbul ve Fatih çok anlamlı bir kültürel mirasa kavuşmuş olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Â

Fatihteki tarihi Tur-i Sina Manastırı'nın duvarları çatladı, çevresi çöple dolu

‘ACİLEN BAKIMI VE KORUNMASI ŞART’

Korunması ve kurtarılması gerektiğini vurgulayan tarihçi yazar İlknur Bektaş, “En çok üzüldüğümüz şey; o kadar çok çöp, pislik ve çatlamalarla karşı karşıyayız ki, yalnızca kapısını örtmekle bu yapıyı korumuş olmayız. Neleri kaybettik, neleri hâlâ kazanabiliriz bunu öğrenmemiz lazım. Bunun için acilen temizlenmesi, bakımı ve korunması gerekmektedir. 2019’dan bu yana, 2026’dayız ve hâlâ hiçbir şeyin değişmediğini görmek içler acısı. Bu konuyla ilgilenenler; vakıflar mı, restorasyonla ilgili sorumlu kimse gerçekten hızlandırmalara ihtiyaç var. 14. yüzyılda inşa edilmiş olan bu yapı, manastır; üç bölümden oluşuyor. Kütüphanesi, papaz evi, kilisesiyle, ibadet alanıyla, içindeki birbirinden özel el işçiliği, muhteşem yapısı ve mimarisiyle, şu anda kırık dökük olsa da eminim içinde hâlâ korunması ve topluma kazandırılması gereken çok güzel bir yer bizi bekliyor. Doğa koşullarına, iklime, depreme ve insani koşullara dayanamayacak hale geldiği çok belli. Tarihe direnmiş ve günümüze kadar gelmiş olan bu yapıyı acilen koruyup topluma kazandırmak hepimizin görevi.” diye konuştu.

<

Fatih’teki tarihi Tur-i Sina Manastırı’nın duvarları çatladı, çevresi çöple dolu
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Olay ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin