Sakarya’nın Ferizli ilçesinde yaşayan engelli birey Mustafa Palanca, geçtiğimiz yıl 26 Mayıs’ta sosyal medya üzerinden tanıştığı ve Venezuelalı olduğunu söyleyen bir kişiyle iletişime geçmeye başladı. Bu kişi, kendini Noraini Zahari olarak tanıtarak Londra’da yaşadığını, Türkiye’ye geleceğini ve buluşmak istediğini belirtti. Ayrıca, bazı değerli eşyaları ve büyük miktarda parayı önceden kendisine göndereceğini ifade etti. Bu teklifi kabul eden Palanca, ilerleyen süreçte dolandırıcılığın kurbanı oldu.

Bir süre sonra kendisini E.O. adında bir kurye olarak tanıtan şahıs, Palanca’yı arayarak Zahari’nin gönderdiği paketleri teslim aldığını ve İstanbul’dan yola çıktığını bildirdi. Eşyaların Sakarya’ya getirileceğini belirten E.O., Palanca’dan 40 bin TL talep etti. Mustafa Palanca, bu miktarı göndermeye karar verdi. Ancak daha sonra E.O., paketin içinde 500 bin dolar bulunduğunu ve polisin bu paraya ‘kara para’ gerekçesiyle el koyacağını iddia ederek ek bir ödeme talep etti.

E.O., polisin kendisini ve paketleri serbest bırakmak için 150 bin TL rüşvet istediğini söyledi ve Palanca’dan parayı göndermesini talep etti. Bankaya giden Mustafa Palanca, kredi kullanarak ve eksi hesabını kullanarak 149 bin TL’yi daha gönderdi. E.O., polislerin 500 bin TL daha istediğini söyleyince dolandırıldığını anlayan Palanca, durumu jandarmaya bildirerek şikayetçi oldu. Jandarma, olayla ilgili soruşturma başlattı.

‘8 AYDIR KREDİLERİ ÖDÜYORUM’
Mustafa Palanca, başından geçenleri şu şekilde anlattı:
“Sosyal medyada Noraini Zahari adında bir kadınla tanıştım. Daha sonra WhatsApp üzerinden iletişim kurmaya devam ettim. Londra’da yaşadığını ve mühendis olduğunu söyledi. Endonezya’da bir iş bulduğunu, dönüşünde İstanbul’da buluşacağımızı ifade etti. Kargo ve evrakları göndereceğini belirtti. Ancak kargo ücretini ödeyemeyeceğimi söyledim. O da, kargonun içerisine o ücreti koyduğunu belirtti. 40 bin TL’yi kuryeye kargo ücreti olarak gönderdim. Sonrasında o kuryeden gelen mesajda, ‘Ben kargonuzu İstanbul’dan Sakarya’ya getiriyorum’ dedi. Yaklaşık 15-20 dakika sonra tekrar mesaj geldi ve ‘Polis beni yakaladı’ dedi. ‘O kargoların arasında madde varmış’ dedi. ‘Kara para aklama suçuna da giriyormuş’ dedi. ‘Arabada 500 bin dolar varmış’ dedi. ‘Beni salmıyorlar, sen bu polislere rüşvet ver, beni kurtar’ dedi. ‘Polisler 200 bin TL istiyor’ dedi. ‘Konu komşudan, arkadaşlardan bul, ben polisleri ikna edeceğim’ dedi. ‘Polislerle pazarlık yaptım, 150 bin liraya düşürdüler’ dedi. ‘Beni içeri atacaklar, kurtar’ dedi. Ben de bankadan kredi çektim. 100 bin TL krediye başvurdum, 49 bin TL de ek hesaptan kullandım. Bu polis sandığım kişilerin hesaplarına gönderdim. Olaydan birkaç saat sonra dolandırıldığımı anladım. Şu anda 8 aydır kredileri ödüyorum. Açlıkla tehlikedeyim. Bütün engelli ve emekli maaşım bu kredilere gidiyor.”




