‘Aziz İhsan Aktaş suç örgütü’ soruşturması kapsamında, 5’i tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu toplam 33 tutuklu sanığın yargılanmasına 6. gününde devam edilmektedir. Duruşma, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yetersiz kapasitesi nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 numaralı salonda gerçekleştirilmektedir.
Tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile birlikte diğer tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da duruşma salonunda hazır bulundular. Duruşmanın 1. haftasında, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın da aralarında bulunduğu toplam 20 tutuklu sanık savunmalarını yaptılar. Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesinde gerçekleşen duruşmanın 6. günü, saat 10.30’da Rıza Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat’ın erkek kardeşi tutuklu sanık Adem Gökhan Yankılıç’ın savunmasının alınmasıyla başladı.
‘AKPOLAT’TAN ÖNCE HAYATIMIZ YOKMUŞ GİBİ DAVRANILIYOR’
Tutuklu sanık Yankılıç, savunmasında, “İddianamede adımın geçtiği yerlere savunmalarımı eylem süresine göre mahkemenize sunmaya gayret edeceğim. Acarkent’teki taşınmazın satın alınması sırasında 1 gün önce beni arayarak yarın ne bağlanacağı bilgisini verdi Sayın Başkanım. Ben de işlemler sırasında yanında bulundum. Orada bulunmam tamamen aile içi refakat nedeniyledir. Bu hususta başka da ekleyeceğim bir şey yoktur. Tek bir dayanağı bile olmadan döviz bozdurma işlemleri üzerinden suçlama yapılmaktadır. Bunları da şu şekilde ifade etmek istiyorum. Bir yıl içerisinde bozdurduğum büyüklü küçüklü paraların iddianameye suçlama olarak konulmasını, bozdurduğum her dövizin de Rıza Akpolat’a ait varsayılmasını kabul etmiyorum. Döviz bozdurma işlemlerinin tamamı yasal kayıtlı izlenebilir şekilde döviz bürosu ve banka aracılığıyla yapılmıştır. Ayrıca iddianameye göre de sanki bizim Rıza Akpolat’tan önce bir hayatımız yokmuş gibi bir bakış açısı var Sayın Başkanım. Hiç tatile de gitmemişiz, hiçbir şey de yaşamamışız, hiç bir şey de almamışız, hiç yokmuşuz gibi bir bakış açısı var. Eşim Cemal Hanım ile 8 yıldır evliyiz. Çocuk sahibi olmak istiyorduk; bu kısmet olmamıştı. Gözaltına alınmadan 1 gün önce eşim müjdeli haberi bana verdi; 1 gün sonra da gözaltına alındık. Biz tutuklandığımız süre boyunca Sayın Başkanım, aile olarak yaşadığımız derin üzüntü ve zorluklarla birlikte bu süreç içerisinde eşim düşük yaparak çocuğunu kaybetti. Yaşadığımız üzüntünün de kaybımızın da telafisi de olmadı, olmayacaktır. Sekiz aydır tutuklu bulunuyorum. Bu süreç hiç kolay geçmedi. Bu süreçte eşimin yanında olup destek de olamadım. Sizden tutukluğuma bir son vererek ailemin yanında olabilmeme imkan vermenizi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
‘BELEDİYEYE ELDEN PARALAR GELİYORDU’
Rıza Akpolat’ın şoförü tutuklu sanık Mehmet Ataş, savunmasında, “Ben bir şofördüm, sadece çalışandım, bana verilen talimatları yerine getirdim. Yeşim Hanımın ödemelerini ben yapıyordum, bana talimatı Rıza Bey veriyordu. Mesleğim nedeniyle bu görevleri sorgulama yetkim yoktu. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum. Belediyeye kayıtdışı paralar geliyordu ama nereden geliyordu bilmiyorum. Kayıt dışından kastım bankadan değil elden geliyordu” dedi.
‘EVİ KENDİ PARAMLA ALDIM’
Akpolat’ın çocukluk arkadaşı tutuklu sanık Rabil Artan ise savunmasında, “Benim aldığım ev Rıza Akpolat’ınmış da benim üstüme vermiş tapusu gibi lanse ediliyor. Evin gerçek değeri 22 milyon liradır. Benim emeğim, benim satın aldığım ev nasıl oluyor da Rıza’nın malı olabiliyor anlamıyorum. Derya’nın bana ait evi kullanmasını da açıklayayım, evi aldım 10 ay kadar boş kaldı. O dönem kiracı ve ev sahipleri arasında sık sık sorunlar olduğu için evi kiraya vermek istemedik. Ev bir süre boş kaldı ancak bu süre içinde Derya’nın ev sahibiyle tartıştığını öğrendik, evden çıkması lazımdı. Biz de Derya’ya evi şu an kullanmadığımızı ve bir süre kalabileceklerini söyledik. Evi düğünümüzde takılan altın ve paralarla aldık. Ben senelerdir ticaretle uğraşırım. Eşimle birlikte çocuğumuza daha hapse girdiğimizi bile söyleyemedik, oğlum beni askerde sanıyor hala. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum Sayın Başkan” şeklinde konuştu.
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşma, 5 Şubat Perşembe günü saat 10.00’da devam edecek.



