ABB Başkanı Mansur Yavaş, Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Gençlerin Gündemi: Söz Gençlikte, Başkan Yanında’ etkinliğine katıldı. Bu programa, CHP İl Başkanı Ümit Erkol, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Başkent Gençlik Meclisi üyeleri ve belediye bürokratları da eşlik etti. Yavaş, Ankara’daki metro projeleri hakkında, “Ulaştırma Bakanlığı’nın bize ilettiği dört proje vardı. Ayrıca havaalanı metrosu da vardı. Ulaştırma Bakanlığı, ‘Bunun projesini biz yaptık, yapımını da biz gerçekleştireceğiz’ dedi. Göreve geldiğimizde, dört metronun da projesinin olmadığını gördük. Şu anda dört hattın projelerini tamamladık ve Mamak’a da başladık. Diğerlerini de inşallah hayata geçireceğiz. Bizden önce Ulaştırma Bakanlığı’nın yaptığı 50 kilometreye yakın metro vardı. 8 Nisan’da görevi devraldıktan sonra, 28 Nisan’da birdenbire bir Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayınlandı. Önceden, Mustafa Tuna döneminde metroları devrederken ‘Bilet parasının yüzde 15’ini sizden alarak tahsil edeceğiz’ deniliyordu. Ancak, 28 Nisan 2019’da bir kararname ile bütçeden gelen paydan yüzde 5 kesilmeye başlandı. Bugüne kadar 250-300 milyon ödememiz gerekirken, tam 6 milyar üzerinde para alındı. 45 kilometre metronun tümünün bedelini ödedik. Şimdi Ulaştırma Bakanı sorsanız, ‘Biz yaptık’ diyor. Parası benden çıktıktan sonra bu işlerin kim tarafından yapıldığını bilemiyorum. Dikmen ve Ovacık metrolarının temellerini kendi kaynaklarımla atmayı planlıyorum” şeklinde konuştu.

‘YARGILANACAKSAM ÇORBA DAĞITMAKTAN YARGILANAYIM’
Ücretsiz çorba dağıtımı ve sosyal yardımlara yönelik eleştirilere cevap veren Yavaş, “Öğrencilerin metro çıkışında soğuk havada çorba alarak otobüse bindiğini görüyorum. Sanayide, özellikle İvedik ve OSTİM gibi yerlerde erken işe gitmek zorunda kalan insanların metro çıkışında çorba aldığını gözlemliyorum. Eğer yargılanacaksam, çorba dağıtmaktan yargılanayım. Allah başka şeylerde yargılanmaktan hepimizi korusun” dedi.
‘ŞU ANDAKİ SUYUMUZ DA YÜZDE 1,40’
Su kesintilerine ilişkin konuşan Yavaş, “Mevzuata göre depo yapmak zorunlu. Normal depoları olanlarda sorun yaşanmıyor. Devlet Su İşleri, ‘Ankara’nın 1 milyon 240 bin metreküpe ihtiyacı var’ dedi. Biz ise 1 milyon 350 bin verdik. Ancak, son yıllardaki nüfus artışı ve deprem nedeniyle mevcut su kullanımımız 1 milyon 400-1 milyon 420’ye ulaşmaya başladı. Yüzde 98 su verdik, ancak yüzde 2 eksik var. Yaz aylarında su varken bile basınç nedeniyle üst katlara ulaşamayan yerler var. Bu hatlar bu yıl bağlanacak ve su sorunu yaşanmayacak” ifadelerini kullandı.
Ankara’da çoğu kesimin su sıkıntısı yaşamadığını belirten Yavaş, “Planlı su kesintileri yapılıyor. Evinde depo olanlar bunun gerekliliğini hissetmediler, bunu kabul etmek lazım. Devlet Su İşleri’ne, ‘2050 yılına kadar su problemini çözdük’ diye açıklama yaptırmışsınız. Peki, Devlet Su İşleri’ne dönüp, ‘Hani çözmüştünüz, ne oldu?’ diye sormayacak mısınız? Şu anda suyumuz yüzde 1,40 seviyesinde. İklim krizi nedeniyle yağmur yok. Zemin üstündeki su yüzde 30 olmadığı sürece bu sorun devam edecek” açıklamasında bulundu.
’60 TON SUYLA ÇİM SULUYOR’
ASKİ’nin 2024-2054 yıllarını kapsayan Su Yönetimi Master Planı’na dikkat çeken Yavaş, kuraklık olmasa bile Ankara’nın 2029’da susuz kalabileceği uyarısında bulundu. “Devlet Su İşleri’nden yazılı bir bildirim olmadan bir kova su bile alamıyoruz. Onlar, ‘Biz size şu kadar su verebiliriz’ diye tahsis ediyor. Yazdığımız yazılara cevap gelmiyor. Bu artık Türkiye için ulusal bir sorun haline geldi. Orta Anadolu için daha büyük bir problem. Tasarruf yapmamız gerekiyor. Suyu yüzde 10’un altında kullananlara indirim yaptık. Ancak belirlenen miktardan fazla kullananlara daha yüksek tarifeler uyguladık. Bu durum, davalara kadar gitti. Bazı kişiler, şehri susuz bırakmak istiyor. Çünkü şehrin sadece yüzde 12’si, yani çok su kullananlar, suyun yüzde 30’undan fazlasını kullanıyor. Bu adil mi? Evinizde 8 ton su kullanırken, bir başkası 60 ton suyla çim suluyor ve havuz dolduruyorsa bu adaletli mi? Sorun hepimizin sorunu. Tasarruf etmeli, hep birlikte hareket etmeliyiz” dedi.




