Kaza, 30 Haziran 2023 tarihinde saat 19.30 civarında, Kısık Mahallesi İzmir-Aydın kara yolunda meydana geldi. Gaziemir’den Ayrancılar yönüne ilerleyen Özcan Özer (57) yönetimindeki 34 DEB 698 plakalı otomobile, Yusuf İslam Koçak’ın (19) kullandığı 35 ADF 564 plakalı hafif ticari araç yandan çarptı. Çarpmanın etkisiyle Özer’in kontrolünü kaybettiği otomobil, refüjü aşarak karşı yönden gelen İsmail Akdar’ın kullandığı 09 BU 404 plakalı yolcu minibüsüyle çarpıştı. Kazada sürücü Özcan Özer, araçta bulunan Sibel Özer (54), Şengül Akbaş (64), sürücünün oğlu Ali Alperen Özer (18) ve minibüsteki Mustafa Kemal Karaca (86) yaşamını yitirdi. Ayrıca her iki araçtaki 20 kişi de yaralandı.

KAZA KAMERADA
Kaza anı, bir otomobilin araç kamerasına yansıdı. Görüntülerde, hafif ticari aracın Özcan Özer’in kullandığı otomobile hızla yandan çarptığı, bu çarpmanın ardından otomobilin kontrolden çıkarak refüjü aşıp minibüsle çarpıştığı anlar yer aldı.

Kazadan sonra olay yerinden hızla kaçan hafif ticari aracın sürücüsü Yusuf İslam Koçak, yakalanarak gözaltına alındı. Koçak, ifadesinde önündeki bir aracı sollarken direksiyon kontrolünü kaybettiğini belirtti. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Koçak, tutuklandı. Kazayla ilgili yapılan tespit tutanağında, otomobil sürücüsü Özcan Özer ve minibüs şoförü İsmail Akdar’ın kusursuz olduğu, tüm kusurun ticari araç sürücüsü Yusuf İslam Koçak’ta bulunduğu kaydedildi.

’18 YIL CEZA ALDI’
Alkolsüz olduğu belirtilen tutuklu Koçak hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçlamasıyla İzmir 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. 2024 yılının Eylül ayında görülen duruşmada mahkeme, Koçak’ı ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 12 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kazanın ‘Bilinçli taksirle’ olması sebebiyle bu ceza yarı oranda artırılarak 18 yıla çıkarıldı.
Tarafların itirazları üzerine dosya istinafa taşındı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14’üncü Ceza Dairesi, Koçak’ın yüzde 100 kusurlu olduğuna dikkat çekti. Daire, sanığın tehlikeli ve ani şerit değişiklikleri yaptığını, makas atarak kazaya sebep olabileceğini öngördüğü halde sürüşüne devam ettiğini belirtti. Sanığın insanların öleceğini veya yaralanacağını öngörmesine rağmen bunu kabul ederek hareket ettiğine dair bir bulgu olmadığına vurgu yapıldı. Daire, yerel mahkemenin kararının usul ve esasa uygun olduğunu, delillerin yeterli olduğunu ve sanığın eylemlerinin doğru bir şekilde nitelendirildiğini belirterek cezasını onadı.

YARGITAY’DAN TEMYİZ TALEPLERİNE RET
İstinaf Mahkemesi’nin kararının avukatlar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi, yargılama süreçlerinin usul ve kanuna uygun olarak gerçekleştirildiğini, iddiaların ve savunmaların tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda ele alındığını belirtti. Daire, sanığın eyleminin kesin olarak saptandığını ve vicdani kanaatin dosya içindeki belgelerle tutarlı olduğunu ifade etti. Eyleme uyan suç vasıflarının doğru şekilde belirlendiği vurgulandı ve tarafların temyiz talepleri reddedilerek, sanığın ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan aldığı 18 yıl hapis cezası onandı.



