1. Haberler
  2. SİYASET
  3. Cevdet Yılmaz: Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tanımlamalarını yok hükmünde görüyoruz

Cevdet Yılmaz: Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tanımlamalarını yok hükmünde görüyoruz

Cevdet Yılmaz: Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tanımlamalarını yok hükmünde görüyoruz
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, resmi ziyaretlerde bulunmak amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) gitti. Yılmaz, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile Ercan Havalimanı’nda ortak bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Yılmaz, konuşmasına, Kıbrıs Türk halkının egemenlik mücadelesinin simgesi olan merhum Doktor Fazıl Küçük’ü, vefatının 42’nci yılında rahmet ve saygıyla anarak başladı. Ayrıca, KKTC’nin kuruluşunun 42’nci yıl dönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Lefkoşa’ya bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yılmaz, “Bu kadar yoğun bir gündemle devam eden karşılıklı ziyaretler, ülkelerimiz arasındaki özel ilişkilerin ve KKTC’ye verdiğimiz önemin açık bir göstergesidir. KKTC ile ilgili her gelişmeyi yakından izliyoruz ve Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin huzur ve refahı için yorulmadan çalışıyoruz. Bizim için KKTC’nin egemen eşitliği ve kalkınması milli bir davadır. Hem onurlu, eşit ve egemen bir ülke olarak varlığını sürdürmesi hem de ekonomik refahını artırması, öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bu çerçevede, başka ülkeler ne derse desin, KKTC vatandaşları asla yalnız değildir. Her zaman yanlarındayız” ifadelerini kullandı.

‘GİRİŞİMCİLİĞİ DESTEKLEMEYİ HEDEFLİYORUZ’

Yılmaz, ziyaretinin amacı ve programı hakkında açıklamalarda bulunarak, “Bu ziyaretimiz çerçevesinde, KKTC’nin devlet ve hükümet yetkilileriyle bir araya geleceğiz. Özel sektör temsilcileri ve girişimcilerle de buluşmalar yapacağız. Daha önceki ziyaretlerimizde olduğu gibi, ülkelerimiz arasındaki iş birliğini nasıl daha ileriye taşıyabileceğimizi değerlendirme fırsatımız olacak. Bu kapsamda, iktisadi ve mali iş birliği protokollerimiz en önemli zeminimizdir. Geçen yıl, tarihimizin en büyük iktisadi ve mali iş birliği programını 21 milyar Türk liralık bir bütçeyle uyguladık. Bu program, gerçekleşme oranı bakımından tarihteki en yüksek oranı elde etti. Eğitim, sağlık, karayolları ve tarım gibi birçok alanda faaliyetler yürütüldü. Temelini attığımız önemli projeler arasında Lefkoşa Devlet Hastanesi, sağlık alanında kritik bir boşluğu dolduracak. Küçük hastanelerdeki çalışmalarımız da devam ediyor. Enerji konusundaki projelerimizle ilgili olarak, yarın önemli bir lansman gerçekleştireceğiz. Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi, dijitalleşme açısından önemli bir adım olacak. Ziyaret programımızda, Sayın Başbakan ve ilgili bakanların katılımıyla KKTC iş dünyasıyla buluşmalar gerçekleştireceğiz. Girişimciliği desteklemek istiyoruz çünkü girişimcilik, bir ülkenin kalkınmasının temel unsurudur. Kamu yatırımlarını özel yatırımlar tamamlamalıdır. Bu noktada, önümüzdeki dönemde kadın ve genç girişimcileri desteklemeyi hedefliyoruz” dedi.

Cevdet Yılmaz: Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin tanımlamalarını yok hükmünde görüyoruz

‘YARIM ASIRA ULAŞAN İNSANLIK DIŞI İZOLASYONA SON VERİLMELİDİR’

Anavatan Türkiye olarak, Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümünün adadaki iki devletin yan yana var olmasından geçtiği inancını sürdürdüklerini belirten Yılmaz, “Kıbrıs meselesinin, adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet olduğu gerçeği temelinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşmanın anahtarı; Kıbrıs Türk halkının özünden gelen hakları olan egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tanınmasıdır. Bu durumun en azından bir yansıması; KKTC ile doğrudan uçuşların, doğrudan ticaretin ve doğrudan temasların önünün açılmasıdır. Yaklaşık yarım asırdır devam eden insanlık dışı izolasyona son verilmesi gerekmektedir. Bu gerçekleri görmeyen Rum yönetiminin, Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’nı istismar ederek ortaya koyduğu tutum kabul edilemez. Eleştirilecek bir dönem arıyorsanız, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı zorluklara bakmalısınız. Tarihi çarpıtarak hiçbir yere varılamaz. Böyle bir düşünce yapısıyla yan yana durmak da zordur” dedi.

‘KKTC VE KIBRIS TÜRKLERİNİN YANINDA OLACAĞIZ’

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitaplarında, son dört yıldır dünya kamuoyunun huzurunda uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya; diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet ettiğini hatırlatarak, “Elbette iki devletin varlığı, devletlerarası iş birliğine engel değildir. Her alanda KKTC ile Türkiye arasında iş birliği yapılması mümkündür. Yeter ki bu iş birliği, adada yaşayan tüm insanların menfaati için olsun. Hem Kıbrıslı Türklerin hem de Rumların ortak çıkarları doğrultusunda iş birliği yapılmalıdır. Pratikte, kaçan taraf Türk tarafı değil, Rum kesimidir. Birleşmiş Milletler’deki son görüşmelerde belirlenen başlıklarda hangi tarafın hangi adımları attığını görmek mümkündür. Örneğin, enerji konusu; en kısa ve en ucuz maliyetle bu adaya enerji gelmesi ve Avrupa sistemine entegrasyonu yalnızca Türkiye kanalıyla mümkündür. Bu gerçeği görmeyenlerin, alternatif arayışlarının ne kendilerine ne de adaya faydası olmayacağı aşikardır. KKTC’nin ve Kıbrıs Türklerinin yanında durma irademiz sarsılmazdır. Uluslararası her platformda bu tarihi çağrıyı savunmaya devam edeceğiz. Kıbrıs Türk halkının meşru hak ve menfaatlerini korumak için gerekli adımları atmaya devam edeceğiz. Bugün elde edilen her kazanım, bu kararlılığın ve alınan bedellerin bir sonucudur. Kıbrıs Türk halkının kazanımlarını daha ileriye taşımak için dayanışma ve iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

‘HİÇ KİMSE KKTC İLE İLGİLİ FARKLI HAYALLER İÇİNE GİRMEMELİ’

Yılmaz, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı vesilesiyle düzenlenen törenlerde, ülkemizin ada üzerindeki askeri varlığına dair yapılan tanımlamaları kınıyoruz, reddediyoruz ve yok hükmünde sayıyoruz. Buradaki askerimiz, 50 yıldır adadaki huzurun ve güvenliğin teminatıdır. Hem Türkler hem de Rumlar için barış içinde bir yarım yüzyılın güvencesi olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Bu konudaki üstenci dille yapılan yorumlar, asıl problemin nerede olduğunu göstermektedir. Kıbrıs Türklerinin eşit egemenliğini kabul edememek, bir mesafe almayı zorlaştırmaktadır. Kıbrıs Türk halkının haklarını korumak için gereken adımları atmaya ve Kıbrıslı Türklerin insanlık dışı izolasyonlarla kısıtlanmaya çalıştıkları haklarını savunmaya devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti, güçlü bir devlettir ve bölgesindeki en büyük ekonomi konumundadır. Burada hiç kimse KKTC ile ilgili farklı hayaller içine girmemelidir” dedi.

ÜNAL ÜSTEL: REFAH SEVİYESİNİ ARTIRAN HEDEFLER DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞIYORUZ

Cevdet Yılmaz: Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tanımlamalarını yok hükmünde görüyoruz
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Olay ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin