Rossiya-24 devlet televizyonuna konuşan Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev, Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin devreye alma süreçlerine bu yıl hazırlık yapacaklarını açıkladı. Likhachev, “Bu önemli süreçte Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın liderliğini vurgulamak istiyorum” şeklinde konuştu.

‘EN BÜYÜK BASKIYI AKKUYU NGS PROJESİNDE HİSSETTİK’
2025 yılını ‘kolay olmayan ama zaferlerle dolu bir yıl’ olarak tanımlayan Likhachev, “Tüm zorluklara ve Batı’nın neredeyse kolektif olarak bize karşı yürüttüğü sert ekonomik savaşa rağmen Rosatom’un görevini tam olarak yerine getirdiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Likhachev, Akkuyu NGS projesinin büyük bir baskı altında olduğunu vurgulayarak, “En ağır baskıyı, Siemens’in tedarik etmesi gereken ekipmanı göndermediği, 2 milyar dolarlık yatırımların dondurulduğu ve ödeme sisteminin fiilen çöktüğü Akkuyu NGS projemizde yaşadık. Ancak bu koşullara rağmen bir an bile durmadık. Bundan sonraki süreçte ilerlemeye devam etmek için gereken her şeyi yapacağız. Bu süreçte Sayın Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin’den güçlü bir destek aldık. Hükümet ve Merkez Bankası, çalışmaların planlandığı gibi ilerlemesi için mümkün olan her adımı attı. Alınan bu kararlar bize ilham vermekle kalmadı, aynı zamanda somut hareket alanları da sağladı” şeklinde konuştu.
‘KURULU GÜCÜN KULLANIM KATSAYISI YÜZDE 87’NİN ÜZERİNE ÇIKTI’
Likhachev, Rosatom’un hem yurtiçindeki hem de yurtdışındaki projeleri hakkında bilgi vererek, 2025’te Rus nükleer endüstrisinin 80’inci yılının kutlanacağını hatırlattı. Likhachev, 2025’in eylül ayında Moskova’da gerçekleştirilen Atomic Week etkinliğine de dikkat çekerek, bu etkinlikte dünya liderleri ve nükleer enerji alanındaki önemli isimlerin bir araya geldiğini belirtti.
Etkinlikte, dünya nükleer endüstrisinin liderleri ile önde gelen ülkelerin temsilcileri arasında yapılan görüşmelerin, nükleer enerjinin geliştirilmesinin alternatifsiz olduğu ve uluslararası alanda eşitlik temelinde iş birliğinin gerekliliğini ortaya koyduğunu ifade etti.
Likhachev, “21’inci yüzyıl, şimdiden ‘elektrik yüz yılı’ olarak adlandırıldı. Elektriğin üretilmesi ve bunun sürdürülebilir ve uygun fiyatlı olması şarttır. Bu soruna nükleer teknolojilerin geliştirilmesi dışında bir çözüm yaklaşımı bulunmuyor. Bu bağlamda, iş birliğine açık ülkelerle uzun vadeli ortaklıklar öneriyoruz” dedi.
2025 yılıyla ilgili değerlendirmelerde Rosatom’un elektrik üretiminde planlanan hedeflerin üzerinde bir performans sergilediğini belirten Likhachev, kritik bir gösterge olan kurulu gücün kullanım katsayısının yüzde 87’nin üzerine çıktığını dile getirdi. Bu oranın enerji sektörü ve nükleer enerji açısından rekor bir seviyeye ulaştığını ifade eden Likhachev, “Karşılaştığımız tüm zorluklara, bakım ve onarım gereksinimlerine ve nükleer santrallerimize yönelik gerçekleştirilen terörist saldırılara rağmen, tüm nükleer enerji kompleksleri 24 saat boyunca yüzde yüz kapasiteyle çalıştı” şeklinde konuştu.
Rus hükümetinin enerji planları arasında nükleer enerjinin payının yüzde 25’e çıkarılması hedefinin bulunduğunu vurgulayan Likhachev, 2042 yılına kadar nükleer enerji kapasitesinin artırılmasının öngörüldüğünü ifade etti. Bu doğrultuda, mevcut santrallerin yanı sıra daha fazla kurulu güç devreye almaları gerektiğinin altını çizdi.
Yurtdışındaki projelere de değinen Likhachev, Çin, Hindistan ve Mısır’daki çalışmaların sürdüğünü, Bangladeş’teki nükleer güç santralinin birinci ünitesinin devreye alma çalışmalarına neredeyse hazır olduğunu aktardı.
Çin’deki Tianwan NGS’nin 7. ünitesinde ve Xudapu NGS’nin 3. ünitesinde fiziksel devreye alma aşamasının başlatılmasının beklendiğini belirten Likhachev, Myanmar ile küçük modüler reaktörlere ilişkin bir hükümetler arası anlaşmanın imzalandığını da duyurdu.
Likhache



